SON DERECE ÖNEMLİ BİR OPERASYON

Abdullah AĞAR 28 Mar 2019

Operasyon, insana ve sahaya dayalı istihbarat ile teknolojik imkân ve kabiliyetlerin ve vuruş gücü kapasitesinin ulaşmış olduğu seviyeyi göstermesi açısından son derece önemlidir.

Devletin farklı kurumları Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Başkanlığı (MİT) arasındaki kontrol ve koordinasyonun nasıl bir etkiye dönüştüğünü ispatlayan bir denklem olması nedeniyle de son derece önemlidir.

Bir yanıyla, örgütün moral ve motivasyonunun, hiyerarşisinin, hafızasının ve ilişkiler ağının parçalanmasının yanı sıra örgütü himaye eden güç odaklarına da verilen ince bir mesaj olması nedeniyle de özel bir anlam taşımaktadır.

Bir diğer yanıyla da, milli teknolojinin bu şekilde yüksek değerli hedef-son derece hassas bir operasyonda kullanılması, Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı ispatlaması açısından oldukça önemli bir değer taşımaktadır.

Hatıralarınızı zorlarsanız, ABD'nin yıllarca köpürterek anlattığı Usame bin Ladin'e düzenlenen operasyonun da benzer bir nitelikte olduğunu görürsünüz.

ABD, hala yapmış olduğu film ve dizilerde buna göndermelerde bulunmaktadır. Bu operasyon, o operasyonlarla eş değerdir, ama ilk ve tek değildir.

İlki, yani eş-benzer operasyon 15.8.2018’de Sincar’da yapılmıştı, TSK ve MİT aynı şekilde müşterek bir operasyonu icra etmişti. Bu anlamda operasyon başarının tesadüf olmadığına dair de çok büyük bir ispat barındırıyor içerisinde.

Operasyonun yapılış şekline gelirsek, sürekli hareket halinde olan hedeflere karşı bu tür operasyonlar son derece zordur. Özellikle yer tespiti oldukça güçtür. Yeri tespit etmiş olsanız bile almış oldukları tedbirler nedeniyle bunların takip edilmesi, bunlarla ilgili koordinasyonun zaman planlamasının yapılması bir hayli zordur.

Bir başka yanıyla baktığımızda, operasyonun hem başarı olması noktasında hem de vurulan hedeflerin niteliği noktasında büyük değer taşımaktadır. Özellikle Rıza Altun, PKK içerisinde çok kilit bir role sahip; hem İran sorumlusu hem Avrupa sorumlusudur. Siyasi Komite’de de Dış İlişkiler Komitesi’nde de yer almaktadır; yani istihbarat servisleriyle bağlantıları koordine etmektedir. Uyuşturucuyla da bağlantısı bulunmaktadır. Örgüt içerisinde üst düzey konumlarda bulunan ve örgütün dış bağlantılarıyla ilgili kilit rollerde olan bu kişilerin bu şekilde etkisizleştirilmesi büyük değer taşımaktadır.

Bundan sonrası ne olacak?

Terörün kendileri içerisinde bir hiyerarşisi var. Bu hiyerarşideki en üst düzeydeki kontrol, koordinasyon ve karar verici pozisyonunda olan kişileri etkisizleştiriyorsunuz. Yani bir kere terörün bundan sonra ortaya koyacağı siyaset ve stratejinin engellenmesi ve sekteye uğratılması adına veya bozulması adına büyük bir değer taşıdığı kesin.

Aslında bir anlamda Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu etki açısından terörü ve terörü himaye edenlere, besleyenlere dair çok anlamlı çok stratejik bir seviyede bir kamu diplomasisi olduğunu ifade etmek gerekiyor. Yani bu anlamda Suriye’de kurulmaya çalışılan denklemlere dair de çok önemlidir. Hatta ve hatta Golan ile ilgili alınan kararlar sonrasında çok anlamlı bir gönderme olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Golan Suriye’nin üniter yapısının parçalanmasına dair bir gövde gösterisidir. Bu anlamda da Türkiye’nin ortaya koymuş olduğu etki, Suriye’nin üniter yapısının devamı adına da çok önemli bir karşı gönderme olduğunu da ifade etmek gerektiğini düşünüyorum.

Özetle, TSK ve MİT’in bu müşterek operasyonu, Türkiye’ye rağmen alınan kararlara, adaletsiz, hukuksuz ve haydut uygulamalara inceden bir karşılık oldu.

İyi de oldu..