STATÜ SEMBOLÜ MÜCEVHER

Yonca ORTAN 17 Oca 2021

45 bin yıl önce insanlar doğada buldukları organik malzemelerle takı yapmışlar fakat zamana dayanıksız bu ilk örnekler çevresel şartlarla günümüze ulaşamamıştır.

Mücevher; altın, gümüş gibi değerli madenler ve elmas, zümrüt gibi değerli taşlar kullanılarak yapılan; genellikle vücuda veya elbiselere takılan; kolye, küpe, yüzük vb süs eşyası olarak bilinir. Değerine bakılmaksızın vücuda ve elbiselere takılan tüm süs eşyalarına takı denir. İnci gibi, organik süreçlerle oluşmuş bazı değerli malzemeler de mücevher kabul edilir.

Primitif toplumlardan, kentleşen toplumlara geçiş sürecinde mücevherler serüveni izlendiğinde, uygarlıklar, toplumlar ve bireyler hakkında bilgiye ulaşabiliriz.
Değerli taş ve madenlerden oluşan mücevherler, ait oldukları dönemin sanatsal üslubunu yansıtmış, güzelliğin simgesi ve iktidar sınıfların toplumsal durumunu sergilemesinin bir aracı olmuştur. Mücevherler, tarih boyunca, insanlar arası etkileşim ve iletişimin bir aracı ve dünden bugüne sosyal statüyü belli etme aracı olmuştur. Mücevherler konumları ve işlevleri açısından resim sanatı tarihi araştırmalarında önemli bir yer tutmuştur. Sözsüz iletişim aracı mücevheri üreten toplumun mesajlarını verdiği gibi, onları kullanan insanların kimliklerini de yansıtır. Tablolarda öğe olarak kullanılan mücevherin resim üzerinde görselleştirilmesi tasarım gelişimi ile günümüz mücevher sektörüne de ışık tutmuştur.

45 bin yıl önce insanlar doğada buldukları organik malzemelerle takı yapmışlar fakat zamana dayanıksız bu ilk örnekler çevresel şartlarla günümüze ulaşamamıştır. Antik dönem ve sonrası insanlar inançları gereği tehlikelerden korumak statü ve görselliği güçlendirmek için vücutlarına mücevherler takmışlar, kültürel ve ekonomik yapılarını günümüze taşıyarak tarihsel geçmiş hakkında bizleri bilgilendirmişlerdir. İstanbul Arkeoloji müzesi maden ve hulliyat eserleri koleksiyonların da Neolitik Çağ ve Demir Çağı'na ait takı örnekleri sergilenmektedir.
Göçebelikten yerleşik yaşama geçiş M.Ö. 7250 Neolitik çağla başlamıştır. Bu süreç de oluşan gelişmeler bakır ve kurşun gibi metallerden yapılmış takılarda da kendini göstermiştir.

M.Ö. 6000’in ilk yarısına tarihlenen bu dönemde takılar, renkli taşlarla düzenlenmiş, süslenme, beğendirme ve dinsel amaçla da kullanılmış olmalıdır. Ölüm sonrası yeni hayatında, kötülüklerden korunmak, huzur duymak için hayvan kemikleri, deniz kabukları ve renkli taşlardan yüzük ve bilezik yaparak mezarlara yerleştirmişlerdir. Anadolu Medeniyetler Müzesinde benzer çarpıcı örnekler sergilenmektedir.

Kalkolitik Çağ (M.Ö 5500-3200) döneminde renkli süs taşlarının aşındırma ve Resimlendirilmesinde sertlik derecesi yüksek olan korundum minerali kullanıldığı bilinmektedir.
Çinlilere ait ilk küpe takılarda Anka kuşu ve ejderha motifli tasarımları, nazarlık ve tılsım olarak kullanılmıştır. Değerli madenlerle ve Renkli süs taşları ile yapılan takılar, Budizm sembolleriyle süslenmiş olup dinsel ağırlık taşımışlardır.

M.Ö. 4000 başlarında mücevher takılar için altın ve gümüş işlemeye renkli yarı değerli süs taşları kullanılmaya başlanmıştır. Anadolu’da altının işlenebileceği bu dönemde keşfedil. Bu topraklarda yaşayan din adamları değerli taş ve işlenmiş altın mücevherleri üzerinde taşımaya başladıkları ifade edilmiştir. Anadolu'da yaşamış olan tüm uygarlıklar pek çok değerli metal ve değerli taşları estetik amaç yanında maddi varlık göstergesi, kötülüklerden, belalardan koruyan bir tılsım ve kimi zamanda din sembolü olarak kullandı. Değerli madenler olan altın ve gümüş mücevherin tasarlanması Hititler, Urartular, Frigyalılar ve İyonyalılar döneminde başlamıştır. Lidyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar geleneksel aletlerle üretmelerine karşın nitelikli mücevher stilleri oluşturmuşlardır.

Mücevher her dönemde sosyal, ekonomik ve antropolojik mesajlar içermiştir. Modanın tarihsel gelişimi içerisinde broş gibi aksesuar ürünler pratik amaçla kullanılmış olup zamanla süslenme ve güzelliği tamamlayan bir unsur olmuştur.