SUBAY VE CENTİLMEN

Richard Gere abimizin filmiydi, bizim kuşak hatırlar. Hanım başrolde de Debra WINGER vardı.

Yönetmen; pilot okuluna yazılan Richard Gere’ın 13 hafta süresince yaşadıklarını fon olarak kullanarak 1980’ler Amerika’sında toplum içindeki yerlerinden memnun olmayan kişilerin, onu değiştirmeye, yükselmeye, daha iyi bir yaşama yani “sınıf atlamaya” çabalamalarını izletmişti iki saati aşkın sürede. Pilot okulundaki zenci çavuş abi de efsane oyunuyla o sene Oscar’ı götürmüştü. Richard abimiz hem subay tarafını hem de centilmen tarafını konuşturuyordu filmde. Bir taraftan geçmişte yaşadığı kötü anıları unutmak için hazırlık okulunda tüm zorluklara göğüs geriyor, diğer yanda muhitin en mutena hatunlarından bir tanesi ile oldukça yakınlaşıyordu(!)

İlk dokuz haftanın puan cetvelini hepimiz biliyoruz, zirvede Alanya var (18 P). Hemen ardından Fenerbahçe ikinci (17 P) , Malatya ve Trabzon üçüncü (16P). Erol Hoca, Ersun Hoca, Sergen Hoca ve Ünal Hoca tam anlamıyla istim üstündeler.

Bir de Fair Play Puan Tablosu var son birkaç senedir takip edilen. Takımların oynadıkları maçlarda aldıkları sarı/kırmızı kartlar vs. değerlendirilerek oluşturulan. Bu tablo bir nevi centilmenlik tablosu aynı zamanda. Görevlerini bihakkın yapan subayların bir de görevleri sırasında sergiledikleri hal ve gidişi değerlendiriyor gözlemciler. Yalnız bu tabloda ceza puanın ne kadar azsa yani ne kadar az kart gördüysen o kadar yüksekte oluyorsun.

İlk dokuz haftada Fair Play Puan Tablosu’ndaki durum ligdeki sıralama ile üç aşağı-beş yukarı aynı. Centilmenlik sıralamasında Fenerbahçe 9 puanla lider. Alanya dördüncü, Trabzon beşinci ve Malatya yedinci sırada. Son dört sırada ise Galatasaray, Gençlerbirliği, Gaziantep ve Beşiktaş var.

Dozer Cemil Sezonu’nda yukarıdakiler futbola ve oyuna konsantre olmuş, centilmence ve mümkün olduğu kadar belden aşağı vurmadan işiyle-gücüyle ilgileniyor. Aşağıdakiler ise aşağıda olmanın da getirdiği stresle biraz daha hırçın ve oynamaktan ziyade oynatmamaya gayret eder vaziyetteler. Sezon sonunda bu konuda daha sağlıklı analizler yapmak mümkün olacaktır ama eldeki verilere binaen şimdilik “çirkefliğin” prim yapmadığını söyleyebiliriz.

(1.) Fenerbahçe dokuz maçta dokuz sarı kart görmüş 9 puanı var. (2.) Rize 19 sarı kartla 19 puanda, (3.) Başakşehir 17 sarı bir de çift sarı karttan kırmızı ile 20 puan, (4.) Alanya da 20 sarı kart, 20 puanda. (5.) Trabzon 21, (6.) Antalya 24 ve (7.) Malatya 25 puanda.

Galatasaray 35 puanla 15, Gençlerbirliği 37 puanla 16, Gaziantep 37 puanla 17 ve Beşiktaş 39 puanla 18. sırada Anti Fair Play temsilcileri olarak.

Girişte andığımız filmde ( An Officer and A Gentleman) herkes “yırtmaya” çalışıyordu bir şekilde; “bu işten başka yapacak hiçbir işi ve gidecek hiçbir yeri yok” gibi yaşanan zorluklara göğüs gerip direniyorlardı yukarıda kalmak için. Bizim Süper Lig’in tepesi de aynı vaziyette. Bir nevi Yakuza’nın silahşor eğitimi gibi zor bir sürece dayanan pilot adayı Richard abimizi örnek alan “yukarıdakiler” de baş koydukları dava uğruna her hafta daha çok itina ediyorlar işlerine-güçlerine. Sabırla ve metanetle.

14 ve 17 Kasım’daki Milli Maçlar (İzlanda-Andorra) için ara verilmeden önceki iki hafta hem lig hem de kupa maçlarıyla oldukça yoğun geçecek. Milli takımı oluşturan gençlerimiz başta olmak üzere tüm futbolculara kazasız-belasız, kavgasız-dövüşsüz maçlar diliyoruz.