TEBRİKLERİN HEPSİ SERGEN YALÇIN'A

Fehmi KETENCİ 21 May 2021

Sadece 2020-2021 futbol sezonunun şampiyonu olmakla kalmadı, salı gecesi İzmir'de Türkiye Kupası Finalinde Antalyaspor'u da mağlup ederek, şimdilik iki kupalı Sergen'i takdim etti.

      Birkaç takımda teknik direktörlük merdivenlerini yavaş da olsa sağlam adımlarla çıkar bir izlenim yansıtan futbolumuzun marka yıldızlarından Sergen Yalçın, Alanaspor’da çok başarılı bir dönemden sonra, futbol yaşamının en başarılı yıllarını geçirdiği Beşiktaş’a bu kez teknik çalıştırıcı olarak döndü. Ne yapacak soru işaretleriyle kol kolaydı. Ancak, 48 yaşında yakaladığı bu şansını iyi kullandu. Kafalardaki soru işaretlerini kısa sürede “yerle yeksan” etti.

      Dar kadrosuyla, elindeki oyuncularının güvenini kazandı, iyi bir takım oluşturdu. Kadroları daha geniş olan Galatasaray, sıkıntılı dönemler yaşamış olmasına rağmen oldukça güçlü gibi görünen Fenerbahçe, Abdullah Avcı yönetiminde yeni yapılanma ile toparlanan Trabzonspor ve iyi futbol oynayan birkaç Anadolu kulübünün olduğu ortamda iyi mücadele etti. İyi futbol oynayan takımıyla zirve yürüyüşüne son haftalara kadar kimseyi ortak etmedi. Son düzlükte çok önemli bir usta, çırak rekabetine girmesine rağmen ustayı da mat ederek şampiyonluk ipini göğüsledi.

      Sadece 2020-2021 futbol sezonunun şampiyonu olmakla kalmadı, salı gecesi İzmir’de Türkiye Kupası Finalinde Antalyaspor’u da mağlup ederek, şimdilik iki kupalı Sergen’i takdim etti. Geride, bu sezonun Süper Kupası kaldı. Orada da, final takımlarından biri olarak yine Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş var.

      Görünen o ki; durup durup “turnayı gözünden vuran” üç kupalı sergen Yalçın’ı alkışlamaya hazırlanalım. Tüm alkışlar Sergen Yalçın’a, hak etti, çalışmasının, emeğinin karşılığını fazlasıyla aldı.

      2020-2021 Süper Ligi, Beşiktaş’ın şampiyonluğu ile sona erdi. Arkasında neler bıraktı. Futbolumuzun bu yıl sergilediği fotoğraflardaki görüntüleri nasıl yorumlamak gerekiyor ona bir bakalım. Fotoğraflardaki görüntülerden yansıyanları yorumlamak gerekirse akılda kalanlar az da değil.

       Ulusal arenada neler olduğu konusunda çok şey yazdık. Şimdilik başka şey yazmaya gerek yok.. Zamanı geldiğinde neler olacağını daha sonraları yorumlamak çok daha doğru olacak.

       Biz yine geride bıraktığımız sezonda yaşananlara bakalım.

       Son hafta arasına sıkıştırılan heyecan fırtınası futbolseverleri iyice “tiknefes” yaptı.

       Böylesine sıkışıklığa mahkum edilen Süper Lig planlamasını, kim, nasıl yaptıysa “bravo” yani. Bu salgın döneminde takımlar ve futbolcuların üzerine yüklenen böylesine ağır yük umarın geride ağır zayiatlar bırakmamıştır. Bu dönemde tüm takımların hem futbol oynayıp hem de korona ile nasıl ve ne zorluklarla mücadele ettiklerini duymayan kalmadı.  

       Son hafta nefesleri kesen üç karşılaşmaya sahne oldu. Şampiyonluk adaylarının karşılaşmaları aynı saatte başladı. İzmir’de; Göztepe-Beşiktaş, İstanbul’da Galatasaray Malatyaspor ve Kayseri’de ise; Kayseri-Fenerbahçe karşılaşmaları, tek televizyonda kanaldan kanala “zap yaparak” izlendi.

      Asıl heyecan İzmir ve İstanbul arasındaydı.

      İzmir ve İstanbul arasında son dakikaları, hatta saniyeleri heyecan fırtınasına dönüşen gece; bir gollük averajlı Beşiktaş’ın, aynı puan ama gol averajı ile Galatasaray’ın önünde şampiyonluğa ulaşmasıyla sonlandı.

      2020-2021 Süperlig Şampiyonu; “çırak” Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş oldu. Bu kez, “çırak” “usta”yı son hamlesiyle “mat” etti. “Ben bitti demeden bitmez” diyen “usta” Fatih Terim “çırak”a kaybederek ikincilikle yetinmek zorunda kaldı.

      Bu arada, Kayseri’de son saniyede attığı gol ile 2-1’lik galibiyete uzanan Fenerbahçe, topladığı 82 puanla lig üçüncüsü olarak sezonu tamamladı.

      Beşiktaş’ın şampiyon olduğu Süper Lig’de; Denizlispor, Gençlerbirliği, Ankaragücü ve Erzurumspor ligden küme düşen takımlar oldular.

      Tüm bunlar, Süper Lig son haftalarında yazdıklarımdan özetlenerek final sürecine yansıyanlardı. Bu arada, sahalarda yaşananlardan, “VAR”dan, hakemlerden ve olanları bizim gibi sadece izleyen TFF ve MHK’den hiç söz edemedik, onlarsız olur mu? Oralarda akılda kalan o kadar çok yazacak şeyler var ki, onları anlatmak uzun işler. Burada geçiştirmek güzel olmazdı. O nedenle, öyküleşen yaşananları haftaya ötelemek gerekti.

      Yazacaklarımı ben de merak ediyorum!