TELEVİZYON SATIŞLARINA NETFLİX DOPİNGİ

Ersin AKMAN 10 May 2018

İster şans ister kısmet diyelim son birkaç haftadır Türkiye televizyon pazarının farklı oyuncularıyla zaman geçiriyorum. Hepimizin çok iyi bildiği gibi ülkemizde bir Vestel, Arçelik, Beko, Grundig gibi adı ulusal çapta bilinen yerli üreticiler var.

 Bir de Sony, Samsung, Philips TV ve LG gibi dünyanın en büyük teknoloji markaları var. Dışarıdan bakıldığında yerli ve yabancı televizyon üreticileri aynı pazara hitap ediyormuş gibi görünse de aslında birbirlerinin alanına pek girmemeye çalıştıklarını biz teknoloji yayıncıları çok iyi biliriz.

Küçük bir örnek vermek gerekirse yerli üreticilerin asla çok pahalı televizyonlar satmadığını, yabancılarınsa çok ucuz modellere girmediklerini, yani yerlilerle fiyat rekabeti yapmadıklarını söyleyebiliriz. Her iki gruptaki üreticinin de grup içinde kıran kırana rekabetten kaçınmadığını da özellikle belirtmek lazım.

Bu segmentasyon son zamanlarda o kadar belirgin bir hal aldı ki yabancı üreticiler neredeyse küçük panelli (43 inç altı) televizyon pazarından tamamen çekildiler. Bunun en büyük nedeni vergi, ulaşım, gümrük gibi operasyonal giderler nedeniyle ucuz televizyonlardaki kâr marjının erimiş olması.

Bunu fırsat bilen hem çok bilinen, hem de henüz tüm Türkiye’ye hitap edemeyen yerli üreticiler de son 2 yıldır küçük ekranlı televizyon pazarını domine etmeye başladılar. Bu segmentten yabancılar şu an neredeyse tamamen çıkmış durumdalar. O nedenle de pazara kaba taslak bakıldığında yerlilerin lehine pazar payları değişmiş gibi görünüyor.

Oysa 50 – 55 inç ve üzeri, OLED veya 4K gibi modern teknolojili televizyonlara baktığımızda ibre yabancı üreticilere doğru kayıyor. 43 inç ve üstü nitelikli televizyon pazarının her ölçü ve her farklı teknolojisinde yabancı üreticiler kendi aralarında rekabet ederken yerliler de kendi aralarında bir rakabet halindeler. Yani 43 inçin altında yabancı üretici neredeyse yok gibi, üzerinde ise hem yerli hem de yabancı televizyon markaları var ama homojen olarak değil, kendi aralarında rekabet yapmaktan yanalar. Burada iki grup arasındaki belirleyici unsur kolayca tahmin edebileceğiniz gibi fiyat.

Bugüne kadar yeni taşınılan ev veya evlenen çiftlerin körüklediği televizyon satışlarını ise şu an dünyanın yeni teknolojileri şahlandırıyor. Mesela ülkemizdeki Netflix aboneliğine sahip insanların sayısı arttıkça üst seviye televizyon satışlarındaki ivme de artıyor. Philips TV gibi bazı markalar uzaktan kumandanın üzerine özel bir Netflix tuşu koyarak, televizyondaki Netflix uygulamasının tek tuşla açılmasını sağlıyor ve rakipleri arasından sıyrılmaya çalışıyor. Vestel’in de bazı modellerinde bu özelliğin olduğunu biliyorum.

Öte yandan PlayStation veya Xbox olması fark etmeksizin yeni nesil oyun konsolları da insanların evlerindeki televizyonları daha yeni televizyonlarla değiştirmesine neden oluyor. 2018’in ilk üç ayını geride bıraktığımız bugünlerde, daha doğrusu ilk üç ayın satış raporlarının netlik kazandığı bu dönemde teknolojik anlamda öne çıkan trendler ise OLED, HDR ve 4K televizyonlar. Hele bir de her üç özelliğin birleştiği, kaliteli ses çıkışına sahip bir modelden bahsediyorsak televizyon değiştirmeye karar verenlerin “hayır” diyemeyeceği bir cihazı tarif ediyor oluyoruz.

Her ne kadar futbol milli takımımız bu yıl elemeleri geçip turnuvaya katılamamış olsa da 2018 FIFA Dünya Kupası da bugünler de televizyon satışlarını artmasının nedenleri arasında.

Tüm bunları neden sıralıyorum? Çünkü ülkemizde 2017’de yaklaşık 3 milyon olarak gerçekleşen 43 inç ve üstü nitelikli televizyon satışının bu yıl %10’a yakın artması bekleniyor. Görüşlerine başvurduğum tüm sektör yöneticileri (döviz kurundaki hızlı değişime rağmen) neredeyse 3.2 milyon satışın rahatlıkla yapılacağı konusunda fikir birliği etmiş durumdalar. Çoğu 2018 sonunda 3.3 milyonluk bir satış gerçekleşirse buna da şaşırmayacağını söylüyor.

Başarılı dizi TV satışını arttırıyor

Zaten kısa bir süre önce Antalya’da 2018 beklentilerini açıklayan Philips TV Türkiye Ülke Müdürü Ünal Masalcı’nın, kendi markaları için bu yıl yüzde 50 büyüme hedeflediklerini söylemesinin de ana nedeni muhtemelen bu. Philips TV satan zincir marketlerin ve beyaz eşya satış mağazaların ilk üç aylık satışa bakarak kolayca onaylayacağı bu yüzde 50 büyüme hedefi, pazarın maksimum büyüme hedefi olan yüzde 10 ile kıyaslanamayacak kadar büyük. Netflix’in “La Casa de Papel” benzeri her dizisi insanlarda bağımlılık yaratırken, evdeki televizyonu daha büyük ekranlı bir yenisiyle değiştirme isteği uyandırıyor. Netflix gibi tablet, cep telefonu veya televizyon üzerinden izlenebilen bir platformda bile içerik kaliteliyse insanlar daha büyük ekrana, yeni televizyona yatırım yapabiliyorlar. Türkiye’deki cep telefonu satışları adetsel anlamda azalırken, televizyon satışlarını Netflix gibi göreceli olarak ülkemiz için yeni sayılabilecek bir platformun arttırabiliyor olması ise aslında insanların halen televizyon seyretmekten keyif aldığını gösteriyor.