THY, MİLLİ TAKIM GİBİDİR

Musa ALİOĞLU 16 Haz 2019

Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı'nın uzun tatilinden istifade ederek İstanbul Havalimanı'ndan ilk gerçek yolculuğumu yaptım. Resmi açılış sonrasındaki git-gel Ankara uçuşunu saymazsak bu bir ilkti. 

Bayram deyip geçmeyin, 9 günlük tatilde binlerce insan yurtiçi ve yurtdışına gidip geldi. Hayatım boyunca yaptığım bütün uçuşların yüzde 80'inde olduğu gibi bu kez de Gatwick'e THY'nin A321-200'ü ile gittim ve geldim. Binlerce insan seyahat etti, ama ben ne İstanbul Havalimanı'nda ne de uçakta o yoğunluğu hissetmedim. Yolcusuna rahatlık ve konforu en iyi bir şekilde sunan, güler yüzlü ve sempatik kabin memurlarıyla bir denileni asla iki etmeyen Türk Hava Yolları'nın bugün geldiği nokta takdire ve övgüye şayandır. 

Çok titiz elemelerden geçerek işe alınan ve seçkin çalışanlardan oluşan 60 bin kişilik bir dev topluluktan bahsediyoruz. 

THY A.O, 2019 yılının ikinci yarısına 314'ü yolcu, 23'ü de kargo olmak üzere toplam 337 uçaklık bir filo yapısıyla girmektedir. THY, 7,5 yaş ortalamasıyla Avrupa'da ve dünyadaki birçok şirketten daha genç bir filoya sahip olmanın yanı sıra, yakında filoya katılacak Boeing 787-9 Dreamliner tipi uçaklarla daha da gençleşecektir. 

Daha sonra gelecek Airbus 350-900 tipi uçaklarla rakiplerine meydan okuyacak olan THY, Ryanair ve easyJet gibi Low Cost Carrier (Düşük maliyetli havayolu) şirketlerin ardından; Avrupa pazarına sunduğu koltuk kapasitesiyle Lufthansa gibi önemli bir rakibini burun farkıyla da olsa geçerek üçüncü olmuştur. Pazara arz edilen bu koltuk miktarında doluluk oranı açısından da ön sıralarda yer alır. 

Bayramın ilk günü tüm operasyonlarda bin 397 seferi yüzde 91 zamanında kalkış yaparak gerçekleştiren THY'nin yerde ve havadaki ekipleri övgüyü hak etmiştir. 

Bayramın son günündeki yolcu trafiği de bize nasıl bir başarının hayata geçtiğini göstermesi açısından kayda değerdir. 

Toplam 500 ayrı seferde gelen yolcu sayısı 88 bin 238 olarak gerçekleşirken, giden yolcu da 72 bin 873 olmuştur. 

Yılın ilk dört ayında Türkiye'ye gelen turist sayısının yüzde 12 artmasında da THY'nin katkısı oldukça önemlidir. Örnek vermek gerekirse, turizmin başkenti diye anılan Antalya'ya yurt dışındaki 19 ayrı merkezden bir haftada 64 sefer yapan yüz akımız THY, turizme de böylece çok güçlü bir destek vermektedir. Dünyanın beş kıtasındaki 300'ü aşkın noktaya uçarak "Dünyada en çok yere uçan havayolu" sıralamasında birinci olmuştur. 

Rekabetin çok yoğun yaşandığı sektörde 2018'i ortalamanın çok üstünde büyüme rakamlarıyla tamamlayarak "Dünyanın tek çatı altındaki en büyük terminal binası"nda hizmet vererek zirve yarışına geçti. THY'nin 2018'de yolcu talep artışı yüzde 8.9'u, kapasite artışı ise yüzde 5.2'yi bulmuş. 2018'de taşınan yolcu sayısı bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 9.5 artarak tam 75 milyon kişiye ulaşmış. Alınacak yeni uçaklar, açılacak yeni hatlar ve istihdam edilecek 10 bine yakın yeni personelle rakipleriyle daha iyi rekabet ederek, daha yükseğe adaydır. 

Türkiye'nin dünyada en çok bilinen ve de en çok tanınan markası “Turkish Airlines” logosunu taşıyan uçakları farklı ülkelerin havalimanlarında görmek bambaşka bir duygu ve ayrı bir gurur yaşatıyor bizlere. 

Büyüdükçe büyüyen böylesine önemli bu kurum, ne yazık ki, son zamanlarda bazı kısır dedikodularla yıpratılmak isteniyor. 

Orada binlerce insan çalışıyor ve onlar çok da güzel işler yapıyorlar. Gecelerce uyumayan, günlerce izin yapmayan bu fedakar insanların ekmek teknesine kara çalmak, onların ekmeğine göz dikmektir.

Bayrak taşıyıcı şirketi aşağıya çekmeye çalışmak, ucuz hesaptan başka nedir?

THY'yi oluşturan bireyleri karalayarak kuruma da zarar verdiklerinin farkında olmayan bu çevrelerin nasıl bir hesap peşinde olduğunu anlamak hiç zor değil. Kim oldukları çok da önemli olmayan bu çevreler, bir taşla iki kuş vurmanın süfli gayreti içindeler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde kıran kırana bir yarış yaşanıyor. Bu seçimlerin sonucunu etkileme gayretini Türk Hava Yolları ve yöneticileri üzerinden manüple etmek, ülkeye ve millete ihanet sayılır.

İpe sapa gelmez iddialarla ortaya çıkan birileri, "Vay efendim halı serdiler" gibi sözlerle topluma mesaj verme yarışında. Halı, halı dedikleri 5 metrelik halıfleks. Duyan da sanır ki serilen Kirman Halısı.

Serile, kaldırıla kırmızı rengi bile solan bu halıfleksten bu ülkede her gün yüzlercesi seriliyor. Kimse üzerine basmaya bile hiç tenezzül etmiyor. O halı denen sentetik kilim adet olduğu üzere bütün hat açılışı, ilk ve son uçuşlarda tüm misafirler için serilir. THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ve eşinin de yer aldığı İstanbul'dan Ankara'ya yapılan uçuşta ben de vardım. O halı denen nesnenin üzerinden ben de geçtim. Ne boyum uzadı ne de eksildi. O yolculukta İlker Bey'in eşi bir koltukta tek başına normal bir yolcu gibi oturuyordu. Hiç öyle halı malı meraklısı, arabesk bir tip değil, modern bir hanımefendiydi. Uğur Cebeci demese kim olduğunu da bilemeyecektik. Böyle bir durumda "Eşi için kırmızı halı serdirtti" demek ne kadar doğru olur, insafa ve izana bırakıyorum. Bugüne kadar ne İlker Aycı'nın ne de yakın çalışma arkadaşlarının akçalı bir konuyla gündeme geldiğini görmedim. 

THY gibi global bir şirketin en tepedeki yöneticisinin, Almanya gibi bir ülkede sıradan bir araca binmek yerine biraz daha lüks bir binek araca binmesi çok da yadırganmamalı. Temsil, itibar ve de prestij kavramları bunu gerektirmekte. 

On ayrı otelde oda kiralanması da biraz abartılı bir iddia. Bir insan, aynı anda birden fazla otelde neden yer ayırır ki. Bunu birileri sırf "Çamur at, izi kalsın" mantığıyla üfürmüş, bazıları da "Mal bulmuş Magribi gibi" sarılmış diyorum. 

Yaş günü düzenlenmesine gelince gayet insani bir durum. İlker Bey ve yakın ekibi bu kadar küçük bir iş için devlet parasını kullanmayacak dürüst bir insan profili çizmektedir. Bu iddia da iz bırakamaz. 

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün ve de ekibini daha yakın tanıyorum. Yahya Bey ve çalışma ekibi görevini layıkıyla yapan, sempatik ve çalışkan insanlar. 40 ayrı yerde kayyum oluşunu kendisi de hemen doğruladı. Fakat sadece 7 bin TL maaş aldığını belgesiyle ortaya koydu. İddiaları neden bugüne kadar beklettiler, o da su kaldıracak bir konu. Havacılık camiası birbirini iyi tanır. Çok da önemsenecek bir durum değil. Milyar dolarlık uçak ve de yedek parça alımlarının yapıldığı dev bir şirkette pasta parasına, araba kirası gibi komik iddialara kargalar ve biz de güleriz. Hani bir söz var ya “Söze bakarım söz mü” diye başlar ya. Aynen öyle bir iş. 

Sözlerimi bir anekdotla noktalıyorum. 90'li yıllardı. Yüksek Kurul Üyesi olduğum Basın Konseyi'nin TSYD Lokali'nde genel kurulu yapılacak. Konuşmacı ise OHAL Valisi Hayri Kozakçıoğlu. Dinleyiciler arasında Oktay Ekşi, Altan Öymen, Doğu Perinçek ve Atatürk'ün silah arkadaşı Kılıç Ali'nin oğlu Altemur Kılıç da var. Vali sözlerinin şöyle bitirdi. "Siz gazeteciler Doğu ve Güneydoğuda milli takımı tutmak zorundasınız" 

AFP Muhabiri "Ben Fransız Haber Ajansı muhabiriyim. Milli takımı nasıl tutarım" deyince "Bu durum senin vicdanına kalmış" cevabını almıştı. Şimdi durum aynen böyle. THY milli bir şirkettir, yani Türk Milli takımı gibidir. Takımınıza bazen küsebilirsiniz, ama Milli Takıma küsmek olmaz. THY de bir Milli Takımdır. Milli Takım da hepimizindir.

İyi uçuşlar Türkiye'm...