TİYATRO GÜNÜ KUTLU OLSUN

Hayat boyu tutunabileceğini düşündüğün bir sevdaya kapılıyorsun.

Hayat boyu tutunabileceğini düşündüğün bir sevdaya kapılıyorsun. Yıllarca eğitim alıyorsun, sonra konservatuvar sınavlarına girip okuyabilmek için bir sürü stres yaşıyorsun. Yüzlerce kişi arasından 10 - 15 kişilik kontenjana katot yaptırma hakkı kazanıyorsun. Önce muhteşem bir sevinç, havalara uçuyorsun, için içine sığmıyor. Artık kurs statüsünden çıkarak hayallerine bir adım daha yaklaştığın okulun öğrencisi oluyorsun. Sen oyuncu, dansçı, müzisyen, şarkıcı olacağım diye planlar yaparken ismini dahi duymadığın türlü türlü dersler alıyorsun. Başarılı olman, güler yüzlü olman, yetenekli olman çok da mühim değil. Öncelikle kendini hocaya sevdirmen gerekli. Eğer kendini sevdirirsen bütün etkinliklerde en önde boy gösterebilirsin, yüksek notla derslerini geçersin. Peki ya kendini sevdirmezsen muhtemelen öğretmenin sana karşı hep ön yargılı olur, herhangi bir gösteride anca biri sakatlanır veya hastalanırsa kıyı köşeden bir rol alma ihtimalin olur, sınavlarda yaptığın bir kelime hatası bütün cevabının üstünü çizdirir. Öyle bir ego dünyasına karşı iyi bir performans sergilemeye çalışırsın ki daha da hırslanırsın, hırslanırsın ama çok yorulursun. Geceler boyu çalışırsın, provalar yaparsın, hep mezun olup hayallerine kavuşacağın günü beklersin. Ve gün gelir mezun olursun, geçen yıllar seni yıpratır ama sen artık olmuşsundur. Sonra bir bakarsın ki iyi işlere imza atmak için iyi bir menajer, iyi isimli projeler, iyi olan her şeyin sende olması gerekir. Ahhhh neyse sanatseverler ve sanatçılar için ne zorlu bir sene oldu. Tiyatro salonları kapalı, performans ve konser salonları kapalı, sinemalar kapalı. Yazarken kendi öğrencilik dönemime gittim, bir dersin vardı geçebilmek için 6 dönem boyunca almıştım. 6 dönem boyunca istisnasız kalmıştım en son dayanamayıp dersin uzmanı olmaya karar verdim ve mezun oldum. Şimdi düşünüyorum da neden bu kadar ego? Ne için? Yazık değil mi gençlere?

Dün Dünya Tiyatrolar Günü’ydü. Sahneye çıkamadım, tiyatroya da gidemedim ama tiyatro benim evime geldi. Duru Tiyatro - Emre Kımay ve Esra Kızıldoğan’ın oynadığı, Yüzleşme isimli oyununu izledim. Hem de patlamış mısır eşliğinde. Hala gösterimleri devam ediyor. Siz de tiyatroya gitmeyi özleyenlerdenseniz www.dijitaltiyatro.com adresinden diğer seansları yakalayabilirsiniz.

Sevgi ve sanatla kalın.