TÜRKİYE'DE TEKİZ

Serpin ALPARSLAN 10 May 2018

MC Donald'sa etini ben vereceğim diyerek 41 milyon dolarlık yatırım yapan Ahmet Hacıince,  çiğ et konusunda Türkiye de tek olduğunu belirtti.

Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım “köylüm seni çiftliğe götürmek istiyorum” dedi. Birkaç arkadaş gittik.

Gözümüzün alamayacağı ölçüde büyük bir çiftlik.

1000 dönümlük çiftlikte yaklaşık 5 bin damızlık inek, toplamda 16 bin besi hayvan mevcut. 

Şarole, Limuzin, Hereford, Simental ve Angus gibi aklımda kalmayan bir çok damızlık dana ile tanıştım. 

Bizi ağırlayan 60 yıldır et sektöründe olan Ahmet Hacıince son derece mütevazi bir yöneticiydi. Öyleki sahip olduğu tüm hayvanlara gözü gibi bakıyordu. 

Merakla, “ Mc Donald's hikayeniz nasıl başladı?” diye sordum.

“Mc Donalt'sa et satacağım diyerek  kapılarını çaldım. Büyük bir çiftlik yapacağım eti benden alın dedim. Ardından Colorado’da büyük  bir fabrika gezdim. Kararlıydım. Dediler ki, “peki senden sonra kim devam edecek bu işe?”. “Çocuklarım var” dedim. “Ya bu mesleği seçmezlerse ne olacak” dediler. O an hemen çocuklarımı bu işe sevdirmek için plan yaptım 

Açık arazide inek doğum yaparken gördüler. “Bu buzağı senin” dedim ve bir de Midilli at aldım. 

Baktım çiftliğe gitmek için can atıyorlar. Midilli çiftliğe gitmeleri için iyi bir nedendi. Biz de babadan oğula geçmesini istedik yani aidiyet duygusunu vermeye çalıştım. 

Ardından...

Hayvancılık kurumsal yapılır mı yapılmaz mı diye düşünerek Aile Anayasamızı  oluşturduk. Bizde ikinci iş yok. Olmamalı.”

“FERRARI TAŞIYAN KARGO UÇAĞIYLA 500 DÜVE GETİRDİM” 

“2008 yılında Avusturya’ya gittim. Hamile 500 düve aldım. Gemi bulamadım Formula yarışlarının reklamını duvarda görünce hemen kargo uçağına gittim. Allah'tan boş dönüyormuş neyse anlaştık 500 Angusu bindirip getirdik. Bu ilk maceramız böyle oldu.” 

Mera hayvancılığın önemi ne kadar önemli? 

“Türkiye'de 1976 yılında 21 milyon hektar  meramız  vardı  şimdi 11 milyon meramız var.

Bu hükümet hayvancılık konusunda  cumhuriyet tarihinin en büyük desteğini vermiştir. Gidip lüks ahır yapıyorlar, hiç gerek yok. Doğaya aykırı. Oysaki mera  olsa düşük maliyet olacak. Mera hayvancılığı artmadığı sürece fiyatlar düşmez.

Bizler üretmemiz lazım başka çıkışımız yok.

Gıda gittikçe tehlikeye gidiyor oysaki kırmızı et en masum ettir.

Konya besiciliğin gelişiminde coğrafi ve lojistik olarak doğru bir yer. 

Irk geliştirme meselesini niye biz yapamıyoruz?

Hayvan hastalıkların geçiş yolu Türkiye'dir. Hindistan ve Pakistan şap türü hastalıklı hayvanlar orada. Hastalıklara dayanıklı hayvanları alıp götürdüler ve İsrail kendi ırkını geliştirdi. Aslında  5 yılda orijinal ırk geliştirebilirsiniz ama Karadeniz’de yapacaksan 10 yıl sürer, coğrafi bölgelerde değişim gösterir.

Anne seçimi yapılır, bir tür taşıyıcı anne gibi 25 kiloyu geçmeyen buzağı kullanıyoruz ve Angus tohumu atıyoruz. 18 ay sonra o da anne adayı oluyor, ona mesela siyah mı buna sarole beyaz mı atalım diyoruz. Böylelikle verim alıyoruz, yani canlı ağırlıkla çalışıyoruz. 

Benim yaptığımı kimse yapmıyor.

Bakanlık karkas getiriyor ve karkas eti sen Avrupa’dan alma iç piyasadan kes. Örneğin AB tüm çiftçilerine kooperatif yapmış herkesin hissesi var ve borsası var future borsa yani anne karnına düştüğündeki danayı satıyor ona göre borçlanıyor 18 ay sonra biliyorki para gelecek.”

Yarın...