UFC 229

Yahya Kemal'in meşhur "Yeniçeri'ye Gazel" şiirinin ilk mısraı Vur Pençe-i Âlideki Şemşir Aşkına diye başlar ve Gülbang-ı asumanı tutan Pir aşkına diye devam eder. "Vur Hz Ali'nin elindeki kılıç aşkına, vur duası gökleri tutan Pir aşkına" demektir.

Geçtiğimiz hafta sonu pazar sabahı oldukça erken saatlerde Amerika Las Vegas’ta bizim kısaca kafes döğüşü dediğimiz UFC (Ultimate Fighting Championship)’in düzenlediği 229. Unvan Maçı vardı. İrlandalı Connor Mc GREGOR ile Dağıstanlı Habib Nur MUHAMMEDOĞLU (Khabib Nurmugamedov) karşı karşıya geldi. Sabahın köründeki bu maçın başından itibaren Yahya Kemal Merhumu bu şiiriyle andık durduk. (Habib de sağ olsun vurdu ha vurdu.)

Dağıstanlı bir Avar Türkü olan Habib, Rusya Federasyonu adına dövüşüyor. Daha küçük yaşlarından itibaren Ata Sporumuz güreşe gönül veriyor ve bir ayı yavrusu ile yaptığı idmanlarla (dayanıklılık idmanı olarak Cihan Pehlivanı Koca Yusuf’un bir buzağı ile çalışmasından ilham alarak) kendisini geliştiriyor, ilerleyen yıllarda judo vb uzak doğu disiplinlerini de öğrenerek kafes dövüşüne intibak ediyor, sıkletinde defalarca yerel şampiyonluklar kazanıyor. Namağlup hem de.

Günümüzde boksun bile olimpik spor olup olmadığı tartışılırken, karma dövüş/kafes dövüşü diyebileceğimiz bir aktiviteye spor demek hayli zor ama izleyen milyonlar var dünya üzerinde. Roma Gladyatörlerini andırır şekilde ama çıplak elle –neredeyse-hiçbir kural olmaksızın yumruk, tekme, tokat, dirsek, diz ne denk gelirse rakibe saldırılan bir “şey” bu oyun. Ağır sakatlıklar, kafa ve beden travmaları, kan-revan içerisinde suratlar görmek her karşılaşmada mümkün.

Habib; Avar soyunun gereği olarak çok gözüpek bir sporcu. Avar adının eski biçiminin Abar olduğu söylenir. Bu sözcük Türkçedir. 'Karşı koyan, direnen' anlamlarına gelir. Rakipleri tarafından farklı yansıtılsa da dini bütün bir Müslüman tüm Dağıstanlılar gibi.

Pazar sabahı yapılan maçın öncesiyle sonrasıyla dünya dövüş tarihine geçeceğine hiç şüphe yok. İrlandalı Kelt Connor & Dağıstanlı Avar Habib maçından öteye geçen birçok detay var bu maçla ilgili. Neredeyse bir din savaşı başlatacak kadar seviyesiz söylemlerde bulunan Mc Gregor’a karşı basın toplantısında Habib de İrlanda-İngiltere geriliminden dem vurarak altta kalmamaya çalışmıştı. Daha önce de Connor’un Habib’in bindiği otobüse baskın yapıp aracın camlarını aşağı indirdiği bilindiğinden husumet çok derinlere gidiyor anlayacağınız.

Neyse gelelim kapışmaya; kan sporu âleminde Connor’un sol yumruklarının gücü bilindiğinden Habib en iyi bildiği şeyi yapıp en kısa sürede İrlandalı rakibini yere indirerek altına almayı denedi ilk dakikalarda. Bir iki denemeden sonra da amacına ulaştı ve maçın sonucu neredeyse o dakikalardan belli oldu. Ayı yavruları ile küçükken yaptığı güreşlerden elde ettiği teknik ve dirençle her geçen dakika Connor’un enerjisini tüketti de tüketti. Maç öncesinde Connor’un ona söylediği aşağılayıcı şeylerin hıncıyla “eşek sudan gelinceye kadar” dövdü rakibini. Maçın dördüncü raundu oynanırken de mengene gibi kollarını boynuna dolayıp baskıyı arttırdığı İrlandalıyı submission (pes etme-boyun eğme) ile yenerek galip geldi. Maç bittiğinde oturduğu yerden bir süre kalkamayan Connor’a doktorlar müdahale ederken tribünlerden Habib’e doğru galiz küfürler gelmeye başladı. İrlandalının arkadaşları ve fanatikleri hakaretlerinin dozunu arttırınca Habib’in Kafkasyalı damarı galebe çaldı ve kafesin tellerinden atlayarak küfür edenlere bir girişti pir girişti. Ring dışında devam eden sokak kavgasını zor bela ayırdılardı ki; bu sefer Habib’in kankaları kafesin üzerinden ringe dalıp Connor’a saldırdılar.  

Habib’in arkadaşları tutuklandı, Habib’e kemeri belki de verilmeyecek ve bu maç uzun zaman unutulmayacak ama sonunda bir anlık kızgınlıkla haklı iken haksız duruma düşen bir Doğulu ile yenikken bile dövüşün sonunda kazançlı çıkan bir Batılının bilindik hikâyesi tekrarlanmış oldu.

İyi haftalar diliyorum.