TDV sağ 160x600


UKRAYNA: HAMLE ÜSTÜNLÜĞÜ RUSYA'DA

Başta ABD olmak üzere batı dünyasının birkaç ülkesi, Rusya üzerinde ciddi bir kamu diplomasisi uygulayarak Ukrayna'ya adeta saldırması için ellerinden geleni yapıyorlar.

Başta ABD olmak üzere batı dünyasının birkaç ülkesi, Rusya üzerinde ciddi bir kamu diplomasisi uygulayarak Ukrayna’ya adeta saldırması için ellerinden geleni yapıyorlar. ABD, Kanada, Avustralya, İngiltere, Japonya’nın başını çektiği bu ülkelere AB üyesi ülkeler ile diğer NATO ülkelerinin katılmamaması son derece önemli. Savaş geliyor diye ortalığı gerginleştiren ülkelerin Rusya ile sınırları olmadığı gibi Rusya’yı Çin ile birlikte öncelikli tehdit görmeye devam eden ülkeler.

Avrupa ülkeleri geçmişten dersler çıkararak fazla seslerini çıkarmamaya çalışıyor görünüyorlar. Olası bir savaşta her açıdan zor duruma düşeceklerini biliyorlar. Mülteci hareketleri yoğunlaşacak, ticaret yavaşlayacak, doğal gaz tedariki nedeniyle sanayi çarkları durma noktasına gelebilecektir. Pandemi sonrası hareketlenmeye başlayan ekonomi ve sosyal yaşam bir kez daha darbe yiyebilecektir.

BATI SAF DEĞİŞTİREBİLİR

AB ülkelerine asla Rusya’ya tavır almazlar diye de bakmamak gerekir. Halen Rusya’da olan stratejik üstünlük hamlesi bir şekilde ABD ve yancılarının eline geçerse Batı hemen saf değiştirebilir.

Aslında Rusya bu hamleleri çok iyi değerlendiriyor. Çin ile Kış olimpiyatları sırasında tanımladıkları yeni dünya düzeni ve içeriği ABD’nin karşı hamlelerini sınırlandırdı. ABD bugüne kadar 2. Dünya Savaşı’nda Almanya ve Japonya gibi iki güçlü ülke ile iki cephede savaşın zorluklarını bildiğinden, üzerinde uğraştığı Rusya ile Çin’i aynı anda karşısına almama stratejisinin de yenilgiye uğradığını söyleyebiliriz. Artık, ABD ve müttefiklerinin karşısında 2. Dünya Savaşı’ndaki ülkelerden daha güçlü iki ülke var. Bu ülkelerin Almanya ve Japonya’dan nükleer silaha sahip olma dışında birçok üstünlükleri var. Aynı anda iki cepheli bir savaş ABD’nin sonu olacaktır. Ve akabinde ABD’nin bölünmesi hızlanabilecektir.

ABD’nin, henüz Çin’in Stratejik kuvvet aktarma yeteneğinin tam gelişmediğini bildiğinden bu iki müttefiki birbirlerine destek sağlayabilecek nispeten zayıf bir anlarında yakalamak istediği düşünülebilir. Rusya üzerinde oluşturulmaya çalışılan baskının temel amacının bir an önce Rusya’yı saldırgan duruma geçirmekten geçtiğini, bu durumda  ise NATO’yu harekete geçirerek Rusya’nın harekatını sınırlamak ve durdurmanın hedeflendiği değerlendirilebilir.

SON ŞANS

ABD, Rusya üzerinden oynadığı  kumarı hegemonik güç olabilmek için elinde ki son şans olarak görmektedir. Zamanın Rusya-Çin stratejik ortaklığının gelişmesine yol açacağını, alt yapısı atılan bu ortaklığın gelişmesi ile Orta Asya, Avrupa, Pasifik, Arktik, Ortadoğu, Afrika’da kısacası dünyada ve uzayda artık eski gücünde olamayacağını bilmektedir Amerika.

Bu durum deniz hakimiyet teorisinin de sonunu getirecek bir gelişme olabilecektir. Buzların erimesi ile Kriyapolitik yani buz politikası kapsamında Kuzey Pasifik odaklı politika oluşturan Çin ve Rusya, Bering Boğazı üzerinden Arktik Okyanusunu kullanarak ticareti geliştirebilecekler, ABD kontrolünde ki boğazlara zaman içinde ihtiyaçları kalmayabilecektir. Bu ise ABD‘nin bölgede gerilemesine ve mali nedenlerle üslerini kapatması ile sonuçlanabilecektir.

Dünya, yeni bir savaşın sıcak nefesini duymaya başladı. Sürmekte olan 3’üncü dünya savaşının iki büyük güç arasında sahada nasıl uygulanacağını, teknoloji savaşlarının nasıl gelişeceğini görmek açısından farklı bir evreye girebileceğini görebileceğimiz zamana sayılı günler kalmış gibi. Namludan fırlayan mermiyi durmak nasıl mümlün değil ise Rusya‘da kabından çıkmıştır. Sonuç almadan geri dönmesi ise tam tersine Rusya’nın çöküşünü hızlandırabilecek, ekonomik zorlukları daha pekiştirebilecektir.

HAREKAT KAÇINILMAZ

Rusya, bugüne kadar Rus usulü caydırıcılık ile Ukrayna’yı şekillendirmek istedi. Yani Ukrayna’nın  Minsk Anlaşmasını uygulamasını, yönetimin Rusya yanlılarının eline geçmesini bekledi. Ancak, hedefini gerçekleştirmedi. Harekat kaçınılmaz görünüyor. Sınırlı, bölgesel ve dünya savaşına doğru her an genişlemesi mümkün bir döngünün içindeyiz. Savaş dışında bir seçenek kalmamış görünüyor.

Batı sanki buna hazır. Rusya’yı tatmin edebilecek bir bölgeyi bırakarak, Putin’in eski Sovyet Devletleri üzerinde ki etkinliğini devam ettirmesi ve kendi iç kamuoyunda güven tazelemesine izin verecekler gibi. Ukrayna satranç tahtası gibi. Batı sıkışmış durumda. Çaresiz hamlelerle zaman kazanmaya çalışıyor. Ancak, kazanmaya çalıştığı zamana dayalı bir stratejisinin de olmadığı görülyor.