URBAN PİCNİC: HYBRİD'TEN YİNE BİR İLK

Daha önce hiç yaşamadığınız bir açık hava deneyimine hazır mısınız? "Türkiye'nin ilk gece pikniği" Urban Picnic, Hybrid ve Yemek.com işbirliğiyle dün ve bugün 3. kez  Kemer Country Orman Evi'nde! 

40 farklı restorandan yüzlerce farklı lezzetin sınırsız ikram edildiği Urban Picnic'te, İstanbul'un en trend ve en sevilen restoranları; Türk, İtalyan, Uzakdoğu, Meksika, Fransız mutfağı lezzetleri ile pizza, burger, meze, vejetaryen, tatlı, kahve ve gecenin sonunda da en sevilen sokak lezzetlerini bulabileceğiniz muhteşem bir organizasyon.

Ve bütün bu yeme-içme deneyimi sınırsız, limitsiz

Bitmedi... İki gece dolu dolu yaşayacağınız bu gastronomik gece pikniği deneyiminin yanında Cuma gecesi Evrencan Gündüz, Cumartesi ise sürpriz ismin verecekleri canlı konserler geceyi ısıtacak. Ayrıca konserlerin öncesinde ve sonrasında da gece boyu sahne alacak DJ Tan Güner ve DJ Stylist ile müziğe doyacağız. 
Bu seneye özel olarak yemyeşil Urban Market alanında da her yerde bulamayacağınız tasarım ürünlerini keşfedebilecek ve alışveriş yapabileceksiniz.
Cuma başlayan etkinlik ve Cumartesi 18.00’den 01.00’e kadar devam edecek olan Urban Picnic’te hayal ettiğiniz her şey var! İstanbulluların çok sevdiği Urban Picnic, bir kez daha orman içinde benzersiz bir piknik deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor…
Yemeksepeti'nin de partnerleri arasında bulunduğu Urban Picnic'te iki gece boyunca gastronomik deneyimler, müzik, eğlence ve sürprizler sınırsız, limitsiz! 

Şehirden bu mutlu kaçışa sen de katıl!

AFİFE JALE ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Bu yıl 23'üncüsü düzenlenen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu. Zorlu Performans ‘da düzenlenen törende, "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülünü Funda Eryiğit, "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu" ödülünü Öner Erkan aldı.

Zorlu Performans ‘da düzenlenen törende, toplam 16 dalda ödül verildi. Ahu Türkpençe ve Alican Yücesoy’un sunumuyla başlayan törende, "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülünü 'Fotoğraf 51' oyununda sahne alan Funda Eryiğit ve "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu" ödülünü 'Dünyada Karşılaşmış Gibi' oyununda sahne alan Öner Erkan alırken, "Yılın En Başarılı Prodüksiyonu" ödülüne, "Dünyada Karşılaşmış Gibi" oyunu ile Krek tiyatro layık görüldü.

Gecede, "Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü" Ahmet Levendoğlu' na, "Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü" Berkun Oya'ya, "Yapı Kredi Özel Ödülü" Rüştü Asyalı ‘ya ve "Haldun Dormen Özel Ödülü" de Alice Müzikali ‘ne verildi.

Rüştü Asyalı'nın teşekkür konuşması

Yılın en başarılı Komedi ya da Müzikal daldaki oyununa verilen "Haldun Dormen Özel Ödülü “nün sahibi "Alice Müzikali" oldu. Türk tiyatrosunu geliştiren ve zenginleştiren oyun yazarlarına dağıtılan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’ne Berkun Oya layık görülürken, tiyatronun gelişimine destek veren iş ve sanat dünyasından önemli isimlere takdim edilen Yapı Kredi Özel Ödülü’nün sahibi ise Rüştü Asyalı oldu. Tiyatro tarihimize geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü ise Ahmet Levendoğlu'na verildi. 

Tiyatro ve sinema dünyasının ünlü isimlerinin ilgi gösterdiği gecede ödül alan isimler şöyle:

Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülü: Funda Eryiğit (Fotoğraf 51)

Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülü: Öner Erkan (Dünyada Karşılaşmış Gibi)

Yılın En Başarılı Prodüksiyonu ödülü: Krek (Dünyada Karşılaşmış Gibi)

Yılın En Başarılı Yönetmeni ödülü: Çağ Çalışkur (Fotoğraf 51)

Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülü: Ceren Taşçı (Yalnızlar Kulübü)

Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu ödülü: Gökhan Azlağ (Teftişör)

Yılın En Başarılı Işık Tasarımı ödülü: Yakup Çartık (Bir Peri Masalı Radyum Kızları)

Yılın En Başarılı Sahne Müziği ödülü: Burçak Çöllü (Nihayet Makamı)

Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı ödülü: Canan Göknil (Felatun Bey ile Rakım Efendi)

Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı ödülü: Gökhan Yücesal (Bir Peri Masalı Radyum Kızları)

Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı ödülü: Uğur Kanbay (Eylül)

Yılın En Başarılı Koreografisi: Beyhan Murphy (Alice Müzikali)

İVANA SERT ŞARKICILIKTA BİZİMLESİN

Moda tasarımcısı ve televizyon sunucusu Ivana Sert, yeni single lansmanını önceki akşam Ortaköy'deki bir mekânda yaptı. Sert, "Her şey aslında tesadüf oldu. Murat Yeter ile tanıştım. İçimde hep vardı zaten ve oldu. Yönetmenliğini Metin Arolat yaptı. 24 saat sürdü. Şehrazat sözlerini yazdı ve Murat Yeter de aranjeliğini yaptı. Bu yaz İmalat Hatası şarkısı bomba gibi olacak" şeklinde konuştu.

Moda tasarımcısı ve televizyon sunucusu Ivana Sert, yeni single lansmanını önceki akşam Ortaköy'deki bir mekânda yaptı. Yaklaşık iki ay aradan sonra hummalı bir çalışmanın ardından 'İmalat Hatası'nı sevenleriyle paylaştı. Geceye gösterişli bir tekne ile gelen Sert'e oğlu Ateş, Hakan Akkaya ve Enis Onat eşlik etti. Hakan Akkaya’nın yaklaşık 15 kilo ağırlığındaki taşlı tasarımıyla dikkatleri üzerine çekti. Bandolar eşliğinde mekâna gelen Ivana Sert, daha sonra basın mensuplarının sorulanı yanıtladı.

Sert, müzik ile arasının çok iyi olduğunu dile getirirken daha önce konservatuar okuduğunu dile getirdi. Her zaman müzik yapmak istediğinin yanı sıra mankenlik ve modadan önce içinde olduğunun ifadesini kullanırken, "Her şey aslında tesadüf oldu. Murat Yeter ile tanıştım. İçimde hep vardı zaten ve oldu. Yönetmenliğini Metin Arolat yaptı. 24 saat sürdü. Şehrazat sözlerini yazdı ve Murat Yeter de aranjeliğini yaptı. Bu yaz İmalat Hatası şarkısı bomba gibi olacak" şeklinde konuştu. İvana Sert Bızımlesın ….

KERİMCAN DURMAZ ‘IN KENDİ KENDİNİ YOK ETMESİ

Zamanın ruhu tarafından bir güzel dövüldüğümüz dönemlerdeyiz. Ne olduğunu tam anlayamadan sürekli lügatımıza yeni yeni kelimeler, kavramlar giriyor. Bu hissiyatı en çok yaratan alan elbette ki internet ortamı ile sosyal medya. ‘Sosyal medya fenomenliği’nden bahsedecekken bir an klavyede kendime yabancılaşıp, içimdeki ‘napmış da fenomen olmuş’ diye söylentisine maruz kaldım da, ondan söylüyorum. Bahsedeceğim fenomen ise Kerimcan Durmaz.
Sosyal medyanın takipçi bazlı ünlü ettiği irili ufaklı birçok insan var. Kerimcan da onlardan biri, çok ünlü olanlarından ama. Birkaç yıl öncesine kadar Mercedes Benz İstanbul Fashionweek giriş yapmak için yalvaran ahlaki dezenformasyona uğrayan kişi. ,
Kerimcan Durmaz çığlıklar, flaşlar, alkışlar! Diyorum ki demek ki ne güzel çalışmışım, kendimi sevdirmişim. Şükrediyorum.”
Aslında test yapmak isterdim ama artık bu cümlenin kime ait olduğunu tahmin etmişsinizdir.
Peki, Kerimcan bu cümleyi kurabilecek ne çeşit bir iş yapar?
A)    Müzisyen
B)    Yazar
C)    Bilim insanı
Sonuncusu çok bir ütopikti farkındayım, sadece şansımı denemek istedim-Ne iş yapıyor derseniz şu sıra DJ’lik yapıyor, ama şöyle ki; hani ünlü olduktan sonra mekânlar müşteri çekmek için çağırır ya, ha işte onlardan. Bu arada, DJ’lik dediysem şarkıları ardı ardına sıralayıp çalmak yani, DJ’lik de değil ya neyse.

Henüz 24 yaşında, tek derdinin, arzusunun ünlü olmak olduğunu, hiçbir yetenek içeren vasfı olmadığını altını çize çize söylemekten bir hicap duymuyor. Vallahi bir gram abartmıyorum. Doğrudan kendi cevabı;
“ Ne sahne aldım, ne bir yerde biriyle görünmeye çalıştım. Bunların hiçbiriyle bir yere gelmeyi düşünmedim. Sadece ‘bilinmeyi, tanınmayı’ hayal ediyordum. ‘Ben buyum, buradayım; içinizdeyim, buyurun’ demek istedim.”
“Bunları daha çok, daha pahalı çantalar almak için yaptım. Hep neden ben ünlü değilim diye düşünür üzülürdüm” diyor.
Gerçekten güzel bir şey söylediğine, güzel bir iş başardığına inanıyor sevgili okur.
Öyle cevaplar veriyor ki hakikaten üzerine hiçbir şey söylenmesine gerek bile yok. Kendisi ile çelişiyor ama asla umurunda değil. Neden olsun ki?
Sorulan sorular zaten evlerden ırak. Sadece paradan, çook pahalı ayakkabılardan, çantalardan ve sevgililikten bahsediyor.
 ‘Gerçek hayatımı olduğu gibi yansıtsam yer yerinden oynar, ama bir ahlaksızlık benım yasam felsefem diyen toplumun kaldıramadığı şeyler var ama ben bu yüzden kendimi tutmaya çalışmıyorum.
Son zamanlarda okuduğum örnekler o kadar üst üste geldi ki gençlerin alışkanlıkları değişiyor ve bu ivme giderek hızlanıyor. Akılsızlık ne zamandan beri bu kadar, hem de göze sokula sokula övünülecek bir şey oldu? Ben yetişemiyorum.
Konser, söyleşi takvimleri de hemen peşi sıra tabi.
Aslında işler bir iki tweet ve Instagram fotoğrafı kadar basit. Kopyala yapıştır gönderilerle paylaşılan fotoğraflar o kadar hızlıca yeni bir konser takvimi, dizi oyunu, reklam anlaşması olarak geri dönüyor ve bu o kadar bariz ki, şaşarsınız.
Bunlara bakınca aklıma Orhan Kemal’in 72. Koğuş’u geldi ne yalan söyleyeyim.
İnsan onurunun ne kadar kirlenebildiğini, ne kadar çirkinleşebildiğini anbean gösterir bize. Ahmet Kaptan’ın naifliği, Berbat’ın sınıf atlama çabası içinde omurgasızlığı, Bobi’nin fırsatçılık ve kan emiciliği... Küflenmiş, karın bile doyurmayan ‘yumruk kadar simsiyah bir tayın için’ birbirlerine düşen insanlar...
Şimdi insanların bu çıkarcılıkla elde ettikleri tayın değil elbette, kafelerde içilen özel kahveler, restoran yemekleri almış yerini. İşte Kerimcan’ın bahsettiği çok lüks ve pahalı çantalar, ayakkabılar için yapılıyor şimdilerde. Kimse açlıktan ölmez hâlbuki ama onursuzluktan da ölmez tabii, haklılar. Ülkesini ve milletini seven tüm medya organları ve işletmeler artık Kerimcan Durmaz’ı yok saymalı ve yok olmalı. Çünkü toplumun değerlerini hiçe sayan ahlaksız bir insanı hiç kimse sevmez…

GÜNÜN SÖZÜ

Baba, eğer padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz. Yok, eğer padişah ben isem, size emrediyorum! Gelip ordunun başına geçiniz.

FATİH SULTAN MEHMED