"VAR", BİZDE VARLA YOK ARASI!

Fehmi KETENCİ 14 Mar 2019

Bu işin pek heyecanı kalmadı gibi. Baksanıza, Başakşehir şampiyonluk yolunda en önemli karşılaşmalarından biri ve belki de en kritiği, Fenerbahçe karşılaşmasını zor da olsa son dakikalarda attığı golle 2-1 kazanmıştı ve takipçisi Galatasaray'ın Antalyaspor ile olan kaşılaşmasının sonucunu beklemeye başlamıştı.

     Pek ihtimal verilmiyordu ama, Galatasaray’ın puan kaybına uğramasıla, en yakın rakibinin en az on puan önünde liderlikteki yerini pekiştirecekti. Ama beklenen olmadı. Galatasaray güzel bir oyun, golcülerinin üstün performansıyla Antalya’yı gole boğdu. Ve iki şampiyonluk adayı karşılaşmalarından üçer puanla ayrıldı ve aralarındaki sekiz puan farkta bir değişiklik olmadı.

      Başakşehir uzun zamandan beri pek takılmadan yoluna devam ediyor. İçeride ve dışarıda puanları topluyor ve giderek zirvedeki yerini sağlamlaştırıyor. Abdullah Avcı’nın öğrencileri uzun zamandır bir arada oynamanın avantajını çok iyi kullanıyorlar. Taktik açıdan çok disiplinliler ve hocalarının onlara ezberlettiği taktik düzeni bir makine düzeninde sürdürüyorlar.

      Son Fenerbahçe maçının birinci yarısında daha iyilerdi ve sahada gerekeni yapmaya çalışan ve erken gelen bir golle de rahat bir tempo tutturmuşlardı ve Fenerbahçe’nin rahat oynamasına izin vermediler. İkinci devre ise, artık kaybedecek bir şeyi olmayan Fenerbahçe’nin iyi oyunuyla uzunca bir zaman bocaladılar. Fenerbahçe beraberliği sağladı. İyi de oynamaya başlamıştı. Bu süreçte makine düzeninde pas oyununu oynayan Başakşehir’i rahat oynatmadılar. Çok da pozisyon yakaladılar ve bu dönemde Fenerbahçe’nin son vuruş beceriksizliğinden durumu idare ettiler. Bu süreçte maç Fenerbahçe lehine de dönebilirdi. Ama Başakşehir çoğunlukla yaptıklarından birini daha yaptı ve Fenerbahçe’nin savunma hatasından yararlanarak son dakikalarda bir gol daha attılar, maçı 2-1 galip ve haftayı aldıkları üç puanla kayıpsız kapadılar.

      Zirve, Başakşehir ve sekiz puan peşinden gelmeye çalışan Galatasaray’a kaldı gibi. Kalan dokuz haftada Galatasaray’ın nefesi Başakşehir’i yakalamaya yeter mi bilinmez ama şimdilik kağıt üzerindeki ihtimallerin var olduğunu da unutmayalım.

      Şampiyonluk yarışındaki Beşiktaş’ın kafası biraz karışık. Şenol Güneş, Beşiktaş Teknik Direktörlüğündeki, sahada gösterilen münferit tepkilere karşın uzatmaları oynuyor. Bilindiği gibi Şenol Güneş sezon sonunda Ulusal Takımın başına geçecek. Bu durum takımda dengeleri biraz bozmuş gibi ama, yine de “çıkmayan candan umut kesilmez” misali, hala, zirve olmasa da, ikincilik umutlarını sürdürüyorlar. Öyle ya, önlerindeki Başakşehir’in on üç puan gerisindeler. Zirve hayal gibi ama, ikincilik kovalamaya değer. İkinci sıradaki 49 puanlı Galatararay’ın beş puan gerisindeler.

      Dördüncü sıradaki 40 puanlı Trabzonspor, değil zirve, ikincilik, hayallerini bile bir başka bahara bıraktı.

      Son maçında Başakşehir’e 2-1 yenilen Fenerbahçe son dokuz haftaya girerken düşme hattının hemen üstünde kritik haftalara doğru gidiyor. Neler olacak taraflı tarafsız herkes merak ediyor.

      TFF Başkanı değişti, vekil başkanla iyice sessizliğe büründü. Sadece verdiği cezaları ile sesi duyuluyor. MHK da pek farklı değil. Orada da Başkan Yusuf Namoğlu’nun istifası sonrasında emanetçi başkan yönetimi işi idare ediyor.

      Hakemleri sorarsanız yeni yönetimle pek de düzelmişe benzemiyorlar. Parlatılmış hakemlerimiz hatalarıyla, zaman zaman maçın önüne geçen kararlarıyla, hep gündemdeler.

      “VAR” konusunu tam olarak kavrayamadılar yorumu pek de yanlış olmaz. “VAR”daki hatalı kararlar ve “VAR” sistemi tartışılmaya devam ediyor. VAR kararları taraftarın ağzında sakız oldu. Futbolcunun, taraftarın ve takımların “VAR”a pek güveni yok gibi. Karşılaşma sırasında hakemlerin kulaklıktan “VAR” muhabbetleri iyice dillere düştü.

      Dünyanın özenle uyguladığı “VAR” sistemi, Süper Ligimizde sezon başından beri uygulanıyor olmasına rağmen, tartışılmadığı hafta yok.

      Kısacası; “VAR” sistemi dünyada var biz de ise yok!