VEFA ARIYORUM

Esra TANRIVERDİ 27 Haz 2022

Günümüzde dostluklar ve arkadaşlıklar bitme noktasına geldi ne yazık ki. Üzülerek belirtiyorum, pek çok değer gibi vefa duygusu da az bulunur bir davranış şekli olmaya başladı.

Günümüzde dostluklar ve arkadaşlıklar bitme noktasına geldi ne yazık ki. Üzülerek belirtiyorum, pek çok değer gibi vefa duygusu da az bulunur bir davranış şekli olmaya başladı.

Oysa insanı insan yapan duyguların başında gelir “Vefa” insanları birbirine bağlayan, kaynaşmayı ve bütünleşmeyi sağlayan yüce bir duygudur.

Son günlerde insanların birbirlerine karşı olan güvensizliğin ve saygısızlığın altında yatan ana neden vefa göstermemekten kaynaklanmakta. Oysaki vefasızlığın, şahsiyetsizlik ve döneklik olduğunu bilen bir insan, nasıl böyle davranabilir? Bu türden insanlarla dost ve arkadaş olmak şöyle dursun, yolculuğa dahi çıkmamak gerekir. Çünkü sizi çok çabuk satarlar ve yarı yolda bırakırlar. Hem de hiç acımadan, vicdanları sızlamadan ve insan olma değerlerinden uzaklaşarak, ne kadar çirkinleştiklerinin farkına bile varmadan.

Şimdi kendi kendimize soralım mı biz acaba neresindeyiz vefanın? Bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırını sayanları ne kadar örnek alabildik veya alabiliyoruz? Olumsuz davranışlarımıza kılıf aramak bahanesiyle mazeretlere sığınmak, vefasızlığımızı ne kadar örtebilir?

Hayatta emek verdiğimiz, üstüne titrediğimiz ve her türlü kötülüklerden korumaya çalıştığımız insanların nankörlükleri karşısında insan gerçekten üzülür ve yıkılır. Vefa yapılan iyiliği unutmamak, gördüğü yardımları hatırından çıkarmamaktır. Başkasından yardım görmeyen insan yoktur, ama kendisine yapılan yardımın kıymetini bilmeyen çok insan vardır. Buna nankörlük denir. Oysa intikam, kin, hırs, nefret gibi özellikler vefanın baş düşmanıdır. Buna karşılık; vicdan, merhamet, sadakat, kadirşinaslık gibi özellikler vefanın dostudur.

Vefa çok anlamlı ve geniş bir yelpazesi olan bir kelime. İnsan hayatında çok önemli. Sevdiklerimizin sevinciyle sevinmek, iyi ve zor günlerde kenetlenmek, dimdik durmaktır. Sevgi, saygı, dürüstlük, hoşgörü ve alçakgönüllülük gibi insani değerlerin başında gelir.

Erdemli ve fazilet sahibi bir kişi olabilmek, vefalı olmaktan geçer.

Selam verdim borçlu çıktım sözünden yola çıkarsak, günümüzde selamlaşmak, arkadaş olmak, dost olmak, sevmek ve saygı duymak, birbirini arayıp sormak artık maalesef menfaate dayalı olmaya başladı. Menfaatin varsa selam ver yoksa tanımama olgusu yerleşmeye başladı. Tanıdığının, dostun veya arkadaşın hatta kardeşin bile senden menfaati kesildiyse senden menfaatlenemiyorsa seni tanımıyor veya tanımamazlıktan geliyor.

Değerlerimizi, davamıza hizmeti geçenleri unutmamak, hatırlamak vefalı olmakla mümkündür. Voltaire, “Vefa, milletin tarlasıdır” demiş. Sözünün eri olmak, yeri gelince bağışlamak ve dostlarını hatırlamak, ahde vefanın gereğidir.

Çoğumuz birilerinden yardım görmüşüzdür, ama kaçımız vefalı olmuştur, hiç düşündük mü?  Ahde vefa olmak ayrı bir erdemliliktir.

Vefa duygusu fedakârlığı ve iyilik yapmayı özünde barındırır. Vefa duygusuna sahip insanlar başkalarını mutlu ederken, kendileri de mutlu olmasını bilirler.

Bu önemli duygu elbette ki doğuştan gelmez sosyal öğrenme ile kazanılır. İnsanı doğru insan yapan önemli bir duygudur. Ailede başlar toplumda şekil kazanır. İnsanı insan yapan vefalı duygulara sahip vefakâr birer insan olalım ve çocuklarımızı da bu duyguyla yetiştirelim.

Hayat bir gün, yaptıklarımızın, kırıp döktüklerimizin, vefasızlıklarımızın bedelini bizden mutlaka alacaktır. Dostlarımıza ve sevdiklerimize vefasızlık etmeyelim.

Her insanın yaşamında kendisine katkıda bulunan, emeği geçen ve yol gösteren birileri olmuştur. Bunlar, insan yaşamının akışına etki ederler. İşte benim hayatıma da değerli hocam Prof. Dr. Özcan Köknel’in büyük katkıları olmuştur. Dün kendisinin vefat haberini duydum ve çok üzüldüm. Yüksek lisans tezimi birlikte yaptığım ve bana çok emeği geçen, dersleriyle ve kitaplarıyla da yaşantıma anlam katan hocaların hocasını öncelikle büyük bir vefa duygusu ile anıyor ve Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad olsun…