YEDİ RENK TEK YÜREK, MALAZGİRT RUHU

Hacer HANİÇ 12 Eyl 2018

Anadolu'da tarihi varlığımızın inşası olan Malazgirt ruhunu (kültürünü) oluşturma gayretiyle yola çıkan il federasyon ve dernek başkanlarını çatısı altında toparlayan Yedi Renk Tek Yürek platformu. Kafilenin ilk durağı Erzurum. Malazgirt ruhuna ilham veren, Çoruh, Fırat, Aras nehrinin doğduğu yer.

Havaalanı şehir merkezine on beş dakika mesafede. Çifte Minareler, Üç Kümbetler, Ulu Cami, Erzurum Kalesi, Palandöken, Lala Paşa Cami, Atatürk Köşkü, Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Kervansarayı, Öşvank Kilisesi, Tortum Şelalesi, Oltu Kalesi, İspir Yedi Göller ve daha niceleri. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği şehri, hak ettiği değere kavuşturma derdi edinmiş güzel insan Sn. Mehmet Sekmen. Yola çıktığım, her biri ayrı değere sahip olan Yedi Renk Tek Yürek ekibi ve Başkanı Sn. Ömer Erdoğan’a, Erzurum’un ehil bir Belediye Başkanı var dediğimde kendisini ziyaret edeceğimizden habersizdim. Örnek belediyecilik anlayışı Anadolu’nun mihenk taşı Erzurum’da ifa ediliyor. Kendisini ziyaret ettiğimizde ışığını şehre nasıl yansıttığını ayrıca tecrübe edindim. Yapılan hizmetleri anlatırken gözleri parlayan, kibirden uzak, tevazu sahibi, ayağı yere sağlam basan bir yöneticinin varlığı bizlere umut aşıladı doğrusu. İnsan insanın rehberidir. Her insan dünyaya bir mucize olarak gelir.

Erzurum Belediyesi, her doğan bebeğin adına bir fidan dikiyor. Bebekler, ismini taşıyan fidanlarla birlikte büyüyor. Bu farkındalık esas meseleye ulaşmanın en güzel örneğidir aslında. Övgü ve sitemden ziyadesiyle kaçınırım lakin gördüğüm manzaranın ve yapılan hizmetlerin karşısında Erzurum ve Belediye Başkanı Sn. Mehmet Sekmen için söylediklerim az bile. Tarifsiz duyguların yaşandığı Erzurum gidilip görülesi, kıymeti bilinesi bir yer. Malazgirt anma programı için Erzurum üzerinden kara yoluyla Bitlis, Ahlat’a doğru yola çıktık. Yol boyunca geçtiğimiz yerleri hayranlıkla seyrettim. Ne kadar zengin bir ülke olduğumuzu, bunu ne derece kavradığımızı düşündüm. Malazgirt Zaferi hakkında yeterli bilgi ve birikime sahip miydik? Bin yıllık mirasımızın kültürü neden oluşmamıştı? 1071’de Sultan Alparslan’ın ‘Allah’ım! İslam’ın sancağını yükselt ve bu dine yardım et. Şirkin boynunu vur ve kökünü kazıyarak onu mahvet’ duasıyla girilen Anadolu toprakları ümmet bilincinin tezahürü olarak zaferle sonuçlanmış ve büyük bir medeniyeti oluşturacak kutlu topluluğa yurt kılınmıştı. Malazgirt Zaferi, dünya tarihi açısından son derece önemli ve belirleyici bir yere sahiptir.

Türklerin İslam’ın sancaktarlığını üstlenmesine ve ümmetin kaderini değiştiren bir hadise olmasına karşılık hak ettiği değere, ilgi ve alakaya mazhar olmaması, batılılaşmayı hedef edinmiş ulus devletçilik anlayışının getirisi olarak bilinçli veya bilinçsiz Malazgirt Zaferi’nin sığ bir şekilde geçiştirilmesi ne büyük kayıptır. Geç kalınmış olsa da yaşadığımız bölgenin tarihi, sosyal, siyasi, dini, kültürel birikimini idrak edebileceğimiz, sen ben demeden biz diyebileceğimiz Malazgirt kültürünün oluşmasındaki gayretlerinden dolayı başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı, bu bilincin gönül coğrafyamızda yeniden hayat bulmasına öncülük edecek, Okçular Vakfı ve Yedi Renk Tek Yürek Platformu gibi dava şuuruna sahip sivil toplum kuruluşlarımızı canı gönülden kutluyorum. Bir millet olabilmenin şifresinin çözüldüğü Malazgirt kültürünü ifa etmedeki süreçte üzerimize düşen sorumluluğun farkında olabilmeyi rabbim cümlemize nasip etsin.

Ecdadımızın bizlere bıraktığı mukaddesatın idrakine vardığımızda terör, bölücülük, adaletsizlik, bencillik gibi kavramlara esir edilen coğrafyamızın yeniden dirilişinin önündeki engellerin tek tek kalktığını hep birlikte göreceğiz. Sorun diye tanımlanan mevzu, aslında Malazgirt kültüründen yoksun bırakılan toplumların çözümsüzlüğe nasıl sürüklendiğinin örneğidir. Malazgirt ruhunu teneffüs etmeden, duygusunu mekânında yaşamadan ben de varım demenin anlam ifade etmeyeceğini belirteyim. Malazgirt, nesillerin tarihi, kültürel değeri haline gelmeli. Sıradan bir hadise görüp yıllar yılı ihmal ettiğimiz bizi var eden ruh köklerinin filizlendiği sılaya akın akın ziyaretler, geziler düzenlenmeli. Her 26 Ağustos geldiğinde Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet düsturuyla dünyaya yeniden nizam verecek nesillerin kutlu zaferi olarak tarih sahnesindeki yerini almalı. Allah’a sadakatini ve azmini koca cihanın tek sahibine arz eden komutan Sultan Alparslan’ın emanetine aynı sadakat ve azimle sahip çıkıp, bizden sonraki nesillere emanet etme şuuruyla, selam olsun ölümü öldüren kahramanlara. Gazamız mübarek olsun!

Yazarın Son Yazıları
Yazarın En Çok Okunan Yazıları