YENİ BOLU BEYİ, SURİYELİLER VE ANZAKLAR

Dr. Can CEYLAN 14 Nis 2019

Anzaklarla Çanakkale'de savaşırken bizimle aynı cephede Halep'ten gelip savaşan ve şehit düşenlerin torunlarına biz şimdi "Suriyeli" diyoruz.

Tanju Özcan, Köroğlu diyarı Bolu'da belediye başkanı olunca Köroğlu'nu değil de zâlim Bolu Beyi'ni örnek alacağa benziyor. Bunun ilk örneği olarak, belediye bütçesinden Suriyeli sığınmacılara yapılan başta yemek yardımı olmak üzere aynî ve nakdî yardımı kaldırmak oldu.

Acaba Suriyelilere yemek yardımı yapıldığı için Bolu’da aç kalan kaç kişi var? Ayrıca bundan sonra Boluda "herkes yatağına karnı tok girecek" mi acaba? Neticede “galibiyetsiz başkan” Kılıçdaroğlu, tüm belediye başkanlarına emir vermiş ve karnı aç kimse kalmasın, demişti. Her hâlde, bunların “herkes”ten anladığı sâdece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanlar. Diğer insanların pek bir önemi yok!

Canlarından başka hiçbir varlıkları olmadan ülkelerinden kaçmak zorunda kalıp ülkemize sığınan bu insanlardan kesilen iki lokma yemek acaba neden bu kadar büyütülüyor? Bu insanlar çok mu meraklı topraklarını terk edip burada iki lokma bedâva ekmek yemeye?

Daha da önemlisi suç oranı, Türkiye ortalamasının yarısından daha düşük olan Suriyeliler, bizim vatanımıza mı göz diktiler? Bağımsızlığımıza mı kastettiler? "Biz geldik siz gidin" mi dediler? Acziyet içinde hayat mücâdelesi veren bu insanlara "işgalci" muamelesi yapılmasının sebebi ne?

Anzaklar ne istiyordu?

"Suriyeliler" diye ötekileştirilen bu insanlar, bizim malımıza, ırzımıza ve nâmusumuza kastetmiyorlar. Birçoğunun ya amca ya da dayı tarafı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Sınırımızın iki adım ötesi onların ülkesi. Bu insanlarla bin yıllık ortak bir târih ve coğrafya birliğimiz var. Ama Anzaklar on bin kilometre uzaktan gelmişlerdi. Kendileri devlet olmadan, bizim devletimize ve vatanımıza kastetmeye kalktılar. Hürriyetimize ve istiklâlimize göz diktiler. Anzaklarla Çanakkale’de savaşırken bizimle aynı cephede Halep’ten gelip savaşan ve şehit düşenlerin torunlarına biz şimdi “Suriyeli” diyoruz.

Mustafa Kemâl Atatürk’ün Çanakkale’deki bir âbideye yazılmış sözlerinde ifâde edildiği gibi, biz bize karşı savaşmış olan Anzakları kendi evlâdımız bilip onlara topraklarımızda huzur içinde yatma teminâtı verdik. Dedesi Çanakkale’de şehit düşen Suriyeli misâfirlerimiz ne yaptı da onlara düşman muamelesi yapılıyor ve Bolu belediyesinin yeni belediye başkanı, ilk icraati olarak iki lokma yemeklerini gasp ediyor?!

Açlığa mahkum ediyor

Bu topraklarda Anzakların torunlarına hâlâ "Şafak âyini" yapma izni verilirken Yeni Bolu Beyi, Suriyelilere işyeri açma ruhsatı vermeyeceğini söylüyor. Bu insanlara hem çalışma imkânı vermemek hem de açlığa mahkum etmek hangi kitapta yazıyor? İzmir’in yeni belediye başkanı KHK ile işten atılan FETÖcüleri işe alacağını söylüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalayan terör örgütü üyelerine iş imkânı veriliyor ama Suriyeliler açlığa mahkûm ediliyor.

Bolu’dan çok Köroğlu çıkar

Suriyelilere karşı yaptığı bu insanlık dışı uygulamayı seçim vaadi olarak kullanan bu Yeni Bolu Beyi'ne en güzel cevâbı yine Bolulular verecektir. Türkiye’nin en tanınmış aşçılarının memleketi olan Bolu'nun nezih ve necip halkı, rızkı veren Allah’ın rızâsı için Suriyelileri eskisinden çok daha fazla ve daha iyi doyuracaktır. Bu millet ve Bolulular, Bolu belediyesinden de, belediye başkanlığı koltuğunu işgâl eden Yeni Bolu Beyi’nden de daha zengindir. Bolulular, Yeni Bolu Beyi’nden hesâbı da Köroğlu olup bir sonraki seçimde soracaktır.