YETERSİZLİKLER VE SONUÇLARI

Bertan ERMAN 06 Eyl 2019

A Milli Erkek Basketbol Takımımızın, E Grubu'ndaki en kritik maçın ne Japonya ne de ABD maçı olduğu; hayati maçın Çekya karşılaşması gerçeğini herkes görmeliydi. Japonya'yı rahat bir şekilde geçeceğimiz belliydi. ABD maçında göstereceğimiz karakter çok önemliydi.

Madalya adayı ABD’ye karşı 15 sayı geriye düşsek de yılmadık. Hep peşinden koştuk. Ancak mental baskıyı kaldıramadı Cedi Osman ve Doğuş Balbay. Sonucu hepimizi üzdü. 13 yıl sonra resmi bir turnuvada basketbolun efendisini deviren takım olacaktık; olmadı. Bu sonucun psikolojisi ile Çekya maçı daha da kritikleşti.

‘ABD’yi 1 sayıyla kaçırdık. Çekleri rahat geçeriz.’ rehaveti yoktu. Lakin akıllar ABD maçındaydı. İlk 2 maçın yıldızı Ersan İlyasova’nın taakati kalmamış vaziyetteydi. Kritik faul atışlarını kaçıran Cedi ise, her şeyini ortaya koydu ama nafile… Jan Vesely’siz Çekya, pota altını Ondrej Balvin ile domine ederken, Galatasaray’dan hatırlayacağımız devşirmeleri Blake Schilb, kritik yerlerde kontrolü elimizden aldı. Mental anlamda iyice çöktük ve 15 sayı farkla yenildik. 17-32 klasman maçları oynayacağız.

Ay-Yıldızlılar, point gard (1 numaralı pozisyon) ve pivot (5 numaralı pozisyon) konusunda önemli sıkıntılar yaşadı.

Scottie Wilbekin, Japonya maçında sakattı diye oynamadı. Ama diğer maçlarda saman alevi gibiydi. İyi şutları, el yakan üçlükleri olabilir ama milli maçlarda milli bilinç, milli tutku olmalıdır. Bu tutku, 36 yaşındaki Ali Muhammed’de vardı; Wilbekin’de yoktu. Ali Muhammed, bu takımda öyle bir oynardı ki, sanki Türkiye’de doğup büyümüş bir Türk gibi oynardı. Ayrıca, Darüşşafaka Tekfen’de muazzam son 2 sezon geçiren ve içinde liderlik ruhu bulunan, kritik üçlüklere sahip Kartal Özmızrak’ın bu takımda yer almaması da tartışılmalıdır.

Bir diğer sorun da pivotlarda idi. Semih Erden yüzde 100’ünü veremedi. Sertaç Şanlı da yeterli değildi. Ege Arar ise süre bile almadı. Peki, altyapıda Avrupa şampiyonluğu yaşamış Egemen Güven ve Emircan Koşut düşünüldü mü turnuva öncesinde? Tabii ki hayır! Çünkü uzun boylarına rağmen, kulüp maçlarında güven vermemeleriydi. Bu isimler kendilerini belli bir seviyeye getirmeleri için yeni yeni çalışıyorlar. Fizikleri yeni yeni güçleniyor.

Şunu da ekleyeyim; milli maçlarda rakamsal olmasa da, mental anlamda yüksek katkı verecek Göksenin Köksal’ın da olmaması, kadro seçimindeki yanlışlardan biriydi.

Bakalım, 17-32 klasman maçları sonunda kaçıncı olacağız?..