YİRMİSEKİZ MEHMED ÇELEBİ EFENDİ VE MUSUL OPERASYONU

Vehbi BAYSAN 25 Eki 2016

​Yirmisekiz Mehmed Çelebi 1720 yılında Sultan III. Ahmed saltanatında baş muhasebeci iken Fransa'ya büyükelçi olarak gönderildi. Geniş katılımlı maiyetiyle Paris şehri yakınına vardığında çadırını şehrin dışında kurdurur ve Paris'ten kendisiyle görüşmeye gelen heyetten şehre girişte kendisi için iyi bir karşılama hazırlanmasını talep eder.

Yirmisekiz Mehmed Çelebi 1720 yılında Sultan III. Ahmed saltanatında baş muhasebeci iken Fransa’ya büyükelçi olarak gönderildi. Geniş katılımlı maiyetiyle Paris şehri yakınına vardığında çadırını şehrin dışında kurdurur ve Paris’ten kendisiyle görüşmeye gelen heyetten şehre girişte kendisi için iyi bir karşılama hazırlanmasını talep eder.

Bir hafta kadar sonra hazırlıkların tamamlandığı haberi ulaştığında kalkar, hazırlanır ve Paris şehrine doğru maiyetiyle ilerlemeye başlar. Ancak, şehrin girişinde aniden durur ve karşılama törenini yeterince ‘mutantan’, yani ‘tantanalı’ bulmadığı için şehre girmez. Rica minnet kendisini razı ederler ve daha iyi hazırlanmak için vakit isterler. İşte bu hazırlıkların ardından elçimiz şehre muazzam bir karşılama töreniyle girer. 

Gerçekten çok ilginç bir zaman diliminde yaşıyoruz. Modern zamanların savaşları Paris’e giden elçinin tavrını hatırlattı. 

Aylardır neredeyse davul zurna ile duyurdukları Musul operasyonu nihayet geçen hafta başladı. 

ABD’nin Irak ordusu içinden seçerek oluşturduğu ve geçen şubat ayından beri sıkı bir eğitime tabi tuttuğu özel birlikler, yine ABD askerlerinin komutasında şehrin dış kesimlerinde konuşlanmaya başladı. Bir sabaha karşı Musul’a saldırı harekatı top sesleriyle başladı. 

Saldırıdan on gün kadar önce Irak Göç Bakanı Jasim Mohammed Ali Eljaf, ABD büyükelçisiyle kameraların karşısına geçerek operasyonun başlamasıyla birlikte Musul’dan 750 bin kişinin çıkacağını ve mülteci konumuna düşeceğini, bunların 500 bin kadarının çadır kentlerde misafir edileceğini, geri kalanların da civar köylerde akrabalarının yanında kendi imkanlarıyla yaşayacağını tahmin ettiklerini söyledi. Sözlerine devamla, ABD’nin çadır kentlerin biran önce kurulabilmesi için 180 milyon dolar vereceğini belirtti.

Operasyon henüz bir hafta önce başladı ve mülteci konumuna düşecek tahmini Musullu sayısı ikiye katlandı.

Peki, şehirden çıkması öngörülen Musullular için herhangi bir hazırlık yapıldı mı? Yapılmadı!.. Ve yapılmamaya devam ediliyor! Bugüne kadar hazırlanan çadır kentlerde en iyi şartlarda 30 bin kişiye yer var. Biraz daha sıkışsalar bu rakam en fazla 50 bin kişiye çıkarılabilir.

Neredeyse on aydır devam eden Musul operasyonu için hiç de fena bir ‘hazırlık’ değil!..

Aslında Musul operasyonu Batıda ve Arap dünyasında ciddi tartışmalara yol açtı. 

Musul’un DAİŞ’in elinden kurtulmasının gerekliliği konusunda uluslararası camiada herkes hem fikir. Ancak, operasyonun nasıl yapılacağı, kimlerin katılacağı, nüfusu iki milyona yakın şehirde sivil kayıpları en aza indirilmesi ve en önemlisi DAİŞ’ten kurtulan Musul’un geleceğinin nasıl şekilleneceği gibi konularda çok ciddi endişeler dile getirildi.

Örneğin Rusya, operasyon sırasında Musul’da sivil kayıpların önlenmesine dair ABD’yi ‘ciddi (!)’ bir dille uyardı.

ABD’nin klasik Ortadoğu ‘stratejileri’ düşünüldüğünde, zavallı Musul halkını zor günler bekliyor: Bu, başlarından aşağı binlerce ton bomba yağacak demektir. Yabancı gazetecilerin şehri uzaktan görebilen tepelere konuşlandıklarına bakılırsa, gerçekte beklenen tam da bu. Yine rahat koltuklarında oturan ‘medeni dünya’ vatandaşlarına gecenin karanlığında şehre yağa bombaların ışıklarını seyrettirecekler. 

Ama ertesi gün hava aydınlandığında ortaya çıkan korkunç yıkımı, parçalanmış cesetleri, perişan insanları bu konularda son derece hassas ‘medeni dünya’ insanlarına göstermeyecekler. Yaptıkları ahlaksızlığı gizlemek için ekranlarına taşıyacakları birkaç yıkık ev görüntüsünü de ‘Dikkat! Birazdan görecekleriniz sizi rahatsız edebilir..! +13’ ibaresiyle verecekler.

Hatırlayalım, 1. ve 2. Körfez Saldırılarında ve dahi Irak’ın işgali sırasında milyonlarca bomba atıldı, sonuçta bir milyondan fazla insan öldü. George Bush Iraklıların gönlünü ve zihnini niçin kazanamadıklarını anlayamadığı anlatırken ‘nankör’ Iraklıları suçladı. 

Musul’u kurtarma operasyonu şimdilik top atışlarıyla devam ediyor. Aynı zamanda, bu iş için özel olarak aylardır eğitilen Irak ordusu güçleri Peşmerge milisleriyle birlikte harekata başladı. 

Bu güçler Musul çevresinde bazı köyleri DAİŞ’in elinden kurtardıklarını ilan ettiler. Ancak, belli ki başarılarını biraz erken kutlamaya kalkmışlar, zira kazdıkları tünellerden köylere tekrar giren DAİŞ, operasyonun daha da uzun süreceğinin ilk işaretlerini vermeye başladı. Zaten başkan Obama, Musul operasyonunun aylar sürebileceğini her fırsatta belirtti.