ZOR DOSTUM ZOR!

Fehmi KETENCİ 25 Nis 2019

Şimdi işin rengi iyice değişmeye başladı. Uzun süre, en az altı puan farkla zirveye ipotek koyan Başakşehir, son iki haftada tamıtamına beş puan katbederek avucunda olan avantajını olduça riske soktu.

       Anlaşılamayan; lig başından beri önüne geleni deviren ve arkasına bakmadan koşar adım şampiyonluk hedefine başarıyla giden Başakşehir, son iki haftada beş puan kayıp etti. İşin daha ilginci ise, arkasından gelen Galatasaray bu kayıpları lehine çevirmesini bildi ve finish’e beş hafta kala aradaki puan farkını kapadı, iyice umutlanmaya başladı. BIr başka önemli konu ise; gerilerde kaldı, ikincilik kovalama hedefine kilitlendi denilen Beşiktaş da aradaki puan farkını kapamaya başladı. Beş hafta kala zirvedeki sıralama oldukça ilginç hale geldi. O uzak ara gibi görünen durum şimdi iyice kapandı gibi.

      Ligin zirvesinde, son beş haftaya girilirken şöyle bir sıralama oluştu. 62 puanlı Başakşehir son haftalardaki beş puanlık kayba rağmen zirvede ama, takipçileri bir adımlık mesafedeler. Son haftalarda sürekli kazanan Galatasaray 59 puanla hemen arkasında. Ve yine son haftalarda puan kaybetmeyen Beşiktaş 56 puanla hemen arkalarında onları takip ediyor. Yani kalan beş hafta nefes nefese geçecek. Bu çekişme şampiyonluğu çok daha değerli hale getiriyor.

      Yıllardır bu ligde, şampiyonluk mücadelesi çoğu zaman kıran kırana geçmiştir ama bu dönem bir başka. Lig bitinceye kadar yerli yerine oturmayan birçok sorun varken bu ortamda neler yapılabilir pek belli değil. TFF geçici bir yönetimle yürütülüyorken, maçları yönetecek hakemlerimizi kafası iyice karışıkken.

      Kafalar karışık, çünkü; MHK’da yeni federasyon seçimine kadar TFF seçimi sonuna kadar geçici yönetimle işlerini sürdürecekler. Ve bu ortamda radikal kararların alınabilmesi de pek umutlu bir bekleyiş olamaz da. Bu durumda hakemlerimizin işinin çok zor olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz.

      Bir başka sorun daha var ki o da; hakemlerimizin bu yıl uygulamaya koyulan “VAR” sistemi konusunda henüz gerektiği gibi hazır olamadıkları gerçeği.

      Ülkemizde “o kadar çok bilen var ki” hakemlerimiz ortamı karıştırmak için en önemli kaynak onlar için. Kendilerine uygun bir televizyon kanalı spor programına kapağı attılar mı, her şeyi ekrana sorumsuzca taşıyabiliyorlar. Özellikle TV spor programlarındaki eski hakemler, genç meslektaşlarını eleştirmekte çok acımasız davranıyorlar. Her iki taraftan sıkıştırlan hakemlerimiz böylesi bir ortamda maçlara nasıl konsantre olabilecekler.

      Ligin son düzlüğündeki bu amansız mücadelede en zor iş hakemlerimize düşecek. Başaracaklarına inanıyorum. Avrupa’da oldukça başarılılar. Ama bu başarılarını yurt içinde gösteremiyorlar çoğu kez. Ve çoğu maçta, güven kaybından sırtlarını “VAR” sistemine dayıyorlar. Oradan yedikleri darbe ise onarılmaz moral bozukluğu yaratabiliyor. Bunu ligimizde sık sık görebiliyoruz. Eskiden olduğu gibi, “VAR”dan yardım beklemeden kuralları yorumlayarak ve hakemliklerine güvenerek bu işi şimdikinden çok daha iyi götürebileceklerine inanıyorum.

      Avrupa’da oldukça başarılılar ve oraların bir çoğunda “VAR” sistemi yok.

      Kalan beş haftanın ateşi yüksek. Adayları çok zor maçlar bekliyor. Başakşehir’in iki deplasmanı var. 31. Haftada Sivasspor ve 33. Haftada Galatasaray deplasmanına gidecek. Galatasaray’ın üç deplasmanı var. 31. Haftada Beşiktaş ve 34. Haftada Başakşehir ile kendi sahasında karşılaşacak.  Lig üçüncüsü Beşiktaş’ın iki deplasmanı var. 31. Hafta Galatasaray, 33. Hafta Trabzonspor ile karşılaşacak.

      Görünen o ki şampiyonluk kovalayan üç takımı beş haftalık çok zorlu bir maraton bekliyor. Üstelik birbirleriyle de karşılaşacaklar. Bu beş haftada üç puanlık avantajı nedeniyle Başakşehir bir adım daha önde gibi.

      Ama bir gerçek var ki; maçlar oynanmadan kazanılmıyor.

      Neler olacak, bekleyelim görelim.