EMRE KAYMAKÇI / ÖZEL HABER
2024 başkanlık seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris karşısında "enflasyonu düşürme, vergi indirimleri ve Amerikan rüyasını canlandırma" vaatleriyle zafere ulaşan Donald Trump yönetimi, aradan geçen iki yılda sert bir gerçeklikle yüzleşti. Seçim döneminde halka sunulan enflasyonu hızla düşürme ve alım gücünü artırma sözlerinin bugünkü ekonomik tablonun gerisinde kalması, orta sınıfın ve dar gelirli seçmenin hayal kırıklığı yaşamasına neden oldu.
Gıda, konut fiyatları ve enerji maliyetlerinin düşmemesi, seçmenin sandık başında iktidara tepki göstermesinde ana etken oldu. Seçime günler kala yayımlanan son anketler de bu tabloyu net bir şekilde gözler önüne seriyor: Ulusal çapta yapılan araştırmalarda Trump yönetiminin onay oranları %32 ila %38 bandına kadar gerilerken, seçmenlerin yaklaşık %60'ı yönetimin performansına onay vermediğini belirtiyor. Bu keskin düşüş, Demokratların genel oylarda rüzgarı arkasına almasını sağladı.

Trump’tan Seçim Öncesi "5 Bin Dolar" Hamlesi
Seçmen desteğini yeniden elde etmek isteyen Trump, kampanyasında dikkat çekici bir çıkışa imza attı. Cumhuriyetçilerin her iki Kongre kanadını da (Temsilciler Meclisi ve Senato) kazanması durumunda her yetişkin ABD vatandaşına 5 bin dolar ödeme yapılacağını duyuran Trump, ekonomik beklentileri doğrudan gündeme taşıdı. Hayat pahalılığı altında ezilen seçmenin oylarını çekmeyi amaçlayan bu dev ekonomik vaat kampanya döneminin en çok tartışılan hamlesi oldu. ABD genelinde yaklaşık 270 milyon yetişkin göz önünde bulundurulduğunda bu adımın hükümete 1,3 trilyon dolara mal olacağı hesaplanıyor, ancak bu devasa bütçenin ve ödemenin tam olarak nasıl finanse edileceği henüz bilinmiyor.
Dünyaya ve Küresel Siyasete Yansıması
Ara seçim sonuçları, yalnızca ABD iç siyasetini değil, Washington’ın dünya genelindeki politikalarını da etkileyebilir. Kongre’de oluşacak yeni güç dengesi, Trump yönetiminin İran’a yönelik politikalarının finansmanını ve Orta Doğu’daki askerî adımlarını etkileyebilir. Çin başta olmak üzere ticaret ortaklarıyla yaşanan gümrük vergisi geriliminin seyri de seçim sonuçlarına göre şekillenebilir. Bu nedenle yapılacak olan ara seçim, yalnızca ABD’nin iç siyasetini değil, küresel ekonomiyi ve uluslararası ilişkilerin geleceğini de yakından ilgilendiriyor.

Kongre'de Çoğunluk Kimin Olacak?
Seçim sonuçları, ABD siyasetinde önemli değişikliklere yol açabilir. Demokratların Temsilciler Meclisi veya Senato’da çoğunluğu ele geçirmesi durumunda Washington'da sert bir siyasi tıkanıklık dönemi başlayacak; Trump’ın yasa çıkarma süreci zorlaşacak, kritik atamaları bloke edilecek ve yönetim hakkında çok daha agresif soruşturmalar açılacak. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması halinde ise Trump’ın gümrük vergileri ve vaat ettiği ekonomik paketleri parlamentodan geçirmesi kolaylaşacak.