Azerbaycan'da eğitim kurumlarında uygulanan kılık-kıyafet yönetmeliği kapsamındaki dolaylı başörtüsü yasağına karşı seslerini yükselten Türkiye'deki gazeteci, yazar ve aktivistler Bakü yönetiminin hukuki adımlarına konu oldu. Azerbaycan Başsavcılığı talebiyle Bakü Binagadi Bölge Mahkemesi, Türkiye'de ikamet eden 7 isim hakkında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkardı.
Karar listesinde Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu yer aldı. Bakü yönetimi, söz konusu isimleri "anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak" ve "dini radikalizm" iddialarıyla suçluyor.

Diplomatik temsilcilikler önündeki eylemler etkili oldu
Hakkında karar çıkarılan kişilerin, İstanbul'daki Azerbaycan Başkonsolosluğu ile Ankara'daki Büyükelçilik önünde Özgür-Der organizasyonuyla düzenlenen barışçıl basın açıklamalarında başörtüsü uygulamalarına tepki gösterdikleri ve sosyal medya platformlarında kamuoyu oluşturdukları belirtildi. Azerbaycan içinde de benzer gerekçelerle yürütülen soruşturmalar kapsamında 37 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Anayasa'nın 38. maddesi ve hukuki engel
Azerbaycan makamlarının aldığı uluslararası arama ve iade talebi kararları, Türkiye Cumhuriyeti'nin mevcut mevzuatına takılıyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin son fıkrası ile 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu uyarınca, Uluslararası Ceza Divanı'na taraf olmanın getirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, hiçbir Türk vatandaşı suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemiyor. Bu çerçevede Bakü'den gelebilecek olası iade taleplerinin Türk adli makamlarınca işleme alınması hukuken mümkün görünmüyor.
Sivil toplum kuruluşları ve Müslüman kamuoyu temsilcileri, Bakü yönetiminin temel hak ve inanç özgürlüklerine yönelik kısıtlamaları sonlandırması yönündeki çağrılarını sürdürüyor.