ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım tarihinde gerçekleşecek Kongre ara seçimleri öncesinde Kansas City Radio'ya konuk olarak Orta Doğu politikasını ve Tahran yönetimiyle süregelen gerilimi değerlendirdi.
Amerikan kamuoyunun ana gündem maddelerinden biri olan akaryakıt fiyatları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunan Trump, İran'la yaşanan savaşın yakında sona ereceğini açıkladı.
Trump, Washington yönetiminin bu süreçteki en temel şartının nükleer silah güvencesi olduğunu net bir dille ifade etti. Tahran'ın kendilerine hiçbir koşulda nükleer silah edinmeyeceğine yönelik kesin garanti sunmasını istediklerini belirten ABD Başkanı, diplomatik uzlaşmanın ve savaşın resmen bitmesinin ardından küresel petrol piyasalarında fiyatların hızla gerileyeceğini vurguladı.
Seçim atmosferi ve küresel enerji piyasalarında nükleer müzakere baskısı
İran'ın mevcut şartlar altında bir anlaşmaya varmayı çok istediğini savunan Trump, taraflar arasındaki müzakere takviminin ne zaman başlayacağına veya muhtemel bir mutabakatın hangi çerçevede şekilleneceğine dair herhangi bir ayrıntı paylaşmadı.
Enerji diplomasisi ve jeopolitik risk analizleri, Hürmüz Boğazı hattındaki gerilimler nedeniyle Brent petrol varil fiyatlarındaki artışın ABD iç pazarındaki benzin fiyatlarını doğrudan tetiklediğini ve ara seçim dönemlerinde iktidarların seçmen davranışını en çok etkileyen ekonomik göstergelerin başında pompa fiyatlarının geldiğini gösteriyor.
Trump yönetiminin nükleer silah kısıtlamasını ön koşul yaparak çatışmayı sonlandırma vurgusu, seçim öncesinde seçmene hem güvenlik garantisi hem de akaryakıt maliyetlerinde hızlı bir düşüş vadeden stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.