Fransa hükümeti, Paris yakınlarında gerçekleştirilecek uluslararası deniz savunma fuarı Euronaval öncesinde İsrail savunma sanayii firmalarına yönelik yeni kısıtlama kararları aldı.
Alınan karara göre İsrailli savunma sanayii üreticilerinin fuar kapsamında yalnızca hava savunma ve füze önleme sistemlerini sergilemelerine onay verildi. Askeri operasyonlarda kullanılan saldırı amaçlı silah sistemlerinin stantlarda yer alması ve tanıtılması ise Fransız makamları tarafından tamamen yasaklandı.
Elysée Sarayı ile Tel Aviv yönetimi arasında Gazze saldırıları sonrasında tırmanan diplomatik gerilim, iki ülkenin savunma sanayii ve tedarik zincirlerindeki iş birliklerini de doğrudan etkiliyor.
Daha önce Paris'te düzenlenen Le Bourget Havacılık Fuarı ve kara savunma sanayisinin en büyük organizasyonlarından Eurosatory'de de benzer kısıtlamalar uygulanmış ve İsrailli katılımcıların faaliyetleri sınırlandırılmıştı. Tel Aviv yönetimi ise Fransa'nın bu hamlelerine karşı misillemede bulunarak Fransız savunma firmalarından yapılan askeri tedarikleri durdurma ve savunma iş birliklerini askıya alma talimatı vermişti.
Savunma fuarlarında AB rekabet hukuku ve ticari anlaşmazlıklar
Fransa'nın uluslararası savunma etkinliklerinde İsrailli firmalara uyguladığı boykot adımları, Avrupa Birliği'nin serbest piyasa ve ticari rekabet kuralları çerçevesinde hukuki tartışmalara sahne oluyor.
Nitekim 2024 yılında düzenlenen Euronaval Fuarı'nda da İsrailli şirketlerin katılımı tamamen engellenmiş; Israel Shipyards ile İsrail-Fransa Ticaret Odası, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle Paris Ticaret Mahkemesi'ne başvurmuştu. Mahkeme söz konusu engellemenin Avrupa Birliği iç pazar prensiplerine aykırı olduğuna hükmederek yasağı iptal etse de, kararın açılışa çok kısa bir süre kala çıkması nedeniyle firmalar stantlarını açamamıştı.
Fransız makamlarının son kararıyla doğrudan saldırı ekipmanlarına uygulanan kısıtlama, fuar organizasyonlarının ticari bağımsızlığı ile devletlerin dış politika ve uluslararası insancıl hukuk yaptırımları arasındaki yetki sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Kısıtlama adımlarının, Akdeniz ve Avrupa pazarındaki deniz savunma tedarik anlaşmalarında iki ülke arasındaki diplomatik tansiyonu daha da yükseltmesi bekleniyor.