Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, şubat ayından bu yana yalnızca 3 bin 56 hasta ve yaralının bölge dışına sevki sağlanabildi. Bu tahliyelerin 2 bin 614'ü Refah Sınır Kapısı üzerinden gerçekleştirilirken, 442 kişi ise Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan geçirildi.
Yetkililer, tahliye bekleyen 21 binden fazla kişinin 6 bin 430'unun acil müdahale gerektiren öncelikli vakalar olduğunu vurguluyor. Sınır kapılarının beklenmedik şekilde kapatılması ve bürokratik prosedürlerin ağır işletilmesi, sevk sürecini hayati bir koridor olmaktan çıkarıp ciddi bir engele dönüştürüyor. Sevk sırası beklerken sağlık durumu kötüleşen çok sayıda Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildiriliyor.
Çöken Sağlık Sistemi ve Artan Acil İhtiyaçlar
Bölgede yaralı sayısının 175 bini aşması, hastaneler üzerindeki baskıyı yönetilemez boyuta taşıdı. Kronik hastalıkların takibi yapılamazken, uzuv kaybı yaşayan binlerce sivil rehabilitasyon ve ileri cerrahi müdahalelerden mahrum kalıyor. Hastanelerin doğrudan hedef alınması, jeneratörleri çalıştıracak yakıt girişinin engellenmesi ve temel medikal sarf malzemelerinin tükenmesi sağlık hizmetlerinin sürdürülmesini engelliyor.
Bakanlık, durumun daha da ağırlaşmaması adına Refah Sınır Kapısı'nın düzenli olarak tıbbi geçişlere açılmasını ve günlük tahliye kotalarının derhal artırılmasını talep ediyor.
İhlaller ve Ağır Bilanço Derinleşiyor
Ekim 2025'te varılan ateşkes mutabakatına rağmen bölgede can kayıpları ve saldırılar devam ediyor. Ateşkes sürecindeki ihlaller sonucu 1500'den fazla kişi yaşamını yitirirken, 5 bin 600'ün üzerinde sivil yaralandı. Ekim 2023'ten bu yana süregelen saldırıların genel bilançosunda ise can kaybı 74 bini aşmış durumda. Bölgedeki sivil ve kentsel altyapının yaklaşık yüzde 90'ının tahrip olması, Gazze'de hayatta kalma mücadelesini her geçen gün zorlaştırıyor.