Orta Doğu'da uzun süredir tırmanan askeri ve diplomatik kriz, kıta sınırlarını aşarak Avrupa merkezli bir çatışma senaryosuna evriliyor. Tahran yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan gerilime dair stratejisini sertleştirerek, olası bir Amerikan saldırısında yalnızca bölgedeki hedeflerle sınırlı kalmayacağını ilan etti. Yapılan son açıklamalar, ABD kuvvetlerine lojistik veya operasyonel alan sağlayan Avrupa ülkelerinin de doğrudan hedef listesine alındığını gösteriyor.
Mücteba Hamaney'den sınırları aşan misilleme sinyali
İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, ABD'de sandıktan çıkan sonuçların Beyaz Saray'ın Tahran'a yönelik baskı ve çatışma politikasında köklü bir değişim yaratmayacağı görüşünü dile getirdi. Washington'ın olası bir askeri müdahaleye girişmesi durumunda geçmiştekilerden çok daha yıkıcı ve kapsamlı bir karşılık verileceğini vurgulayan Hamaney, çatışma ölçeğinin daha geniş coğrafyalara taşınabileceğinin sinyalini verdi.
Berlin ve Roma hedef listesinde: Füze menzili genişliyor
Tahran'ın sertleşen söylemi, parlamentonun güvenlik kanadından gelen somut uyarılarla yeni bir boyuta ulaştı. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Üyesi Ahmed Bakşayeş Ardestani, ABD'nin Avrupa topraklarındaki üsleri kullanması halinde bu adımı yanıtsız bırakmayacaklarını belirtti. Özellikle Almanya ve İtalya'daki askeri tesislerin İran'a yönelik bir taarruzda devreye girmesi durumunda, bu merkezlerin İran balistik füzelerinin açık hedefi haline geleceğini kaydeden Ardestani, çatışma kurallarının bu defa tamamen değiştiğine işaret etti.
Askeri uyarılara diplomatik gerilim de eşlik etti. Tahran'daki Almanya Büyükelçiliği yerleşkesine asılan ve Avrupa'nın İsrail'e sunduğu desteğin bir bedeli olacağını iddia eden pankart, tehditlerin yalnızca sözlü beyanlarla sınırlı kalmadığını ve psikolojik harp boyutuna ulaştığını ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı kilitli: Tahran 7 şartta ısrarcı
Küresel ticaretin can damarı olan enerji hatlarında da tansiyon düşmüyor. Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güvenliğine ilişkin son durumu değerlendiren İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Washington'dan iletilen diplomatik yanıtların yetersiz olduğunu açıkladı. Tahran'ın stratejik su yolunu yeniden tam kapasiteyle trafiğe açmak için belirlediği 7 ana koşulun eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan yetkililer, herhangi bir tavizin masada olmadığını yineliyor.
Seçim sonrası Washington: Diploması mi, genişleyen savaş mı?
Atlantik'in diğer yakasında ise ABD'deki son seçimlerin güvenlik doktrinlerine nasıl yansıyacağı masaya yatırılıyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sandık tablosunun Amerikan toplumunun yeni bir askeri maceraya onay vermediğini gösterdiğini savunsa da, iki ülke arasındaki askeri retorik son yılların en kırılgan ve genişlemeye açık seviyesine yükselmiş durumda.