Orta Doğu'da tırmanan tansiyonun gölgesinde İran, Amerika Birleşik Devletleri ile olası bir diplomatik temasın zeminini belirledi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, Beyaz Saray yönetiminin masaya dönme niyetinde samimi olması halinde Tahran'ın hazırladığı 7 maddelik paketi eksiksiz biçimde yürürlüğe koyması gerektiğini bildirdi. Bakıri, söz konusu adımlar atılmadan yürütülecek hiçbir temasın kalıcı ve adil bir sonuç vermeyeceğini vurguladı.
Devlet televizyonu aracılığıyla kamuoyuna seslenen üst düzey yetkili, diplomatik sürecin yeniden canlandırılabilmesi için geçmiş dönemde yaşanan güven krizinin aşılmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Geçmiş Dönem İhlalleri ve Güven Bunalımı
Tahran yönetiminin bu denli katı bir çerçeve çizmesinin arkasında Washington'ın geçmişteki taahhütlerini yerine getirmemesi yatıyor. Ali Bakıri, önceki süreçlerde yürütülen temasların ABD tarafından sabote edildiğini savunarak, diplomatik müzakerelerin devam ettiği dönemlerde dahi askeri operasyonların ve suikast girişimlerinin sürdüğünü hatırlattı.
ABD'nin samimi bir çözüm yerine kendi iç siyasi takvimine odaklanan geçici anlaşmalar peşinde koştuğuna işaret eden Bakıri, seçimlerin ardından yeniden tek taraflı baskı ve müdahale politikalarına dönülme riskine karşı teyakkuzda olduklarını belirtti.
Masadaki 7 Kritik Başlık
İran'ın diplomasi kanalını açık tutmak adına Washington yönetimine ilettiği dosya, hem ekonomik hem de stratejik açıdan hayati maddeleri içeriyor. Tahran'ın kabul edilmesini istediği 7 temel şart şu başlıklardan oluşuyor:
Deniz ablukasının tamamen kaldırılması,
Hürmüz Boğazı'nda ticari ve petrol taşımacılığının güvenliğinin teminat altına alınması,
İran'a uygulanan tek taraflı yaptırımların son bulması,
Petrol ihracatına yönelik muafiyetlerin tanınması,
Uluslararası finans kuruluşlarında bloke edilen ülke varlıklarının serbest bırakılması,
Nükleer maddelerin ülke sınırları içerisinde muhafaza edilmesi,
Askeri çatışmaların ve savaş durumunun resmen sonlandırılması.
Tahran yönetimi, söz konusu maddelerin hayata geçirilmesinin ardından gerçek bir müzakere sürecinin başlayabileceğini belirtirken, topun artık Washington kanadında olduğunun altını çiziyor.