Cumhuriyetçi kanada aktarılan yüz milyonlarca dolarlık devasa bağış dalgası, ABD ara seçimlerinin sonucunu değiştiremedi. 3 Kasım'da sandık başına giden Amerikan seçmeni, hem Senatoda hem de Temsilciler Meclisinde çoğunluğu Demokratlara teslim etti.
Süper PAC Kanunuyla Sandığa 2 Milyar Dolar Akıtıldı
ABD federal yasaları, bireysel bir bağışçının doğrudan bir adaya verebileceği tutarı 3 bin 500 dolarla sınırlandırıyor. Ancak Yüksek Mahkemenin 2010 tarihli tartışmalı "Citizens United" içtihadı, bu kısıtlamayı fiilen devre dışı bıraktı. Adayların resmi kampanyalarından bağımsız hareket ettiği varsayılan "süper PAC" oluşumları sayesinde, zenginlerin sınırsız bütçelerle propaganda yürütmesinin önü açıldı. New York Times'ın mercek altına aldığı son mali tablolar, ülkenin en zengin 20 bağışçısının yalnızca bu ara seçimler için yaklaşık 2 milyar dolarlık bir fon oluşturduğunu ortaya koydu.
Elon Musk İçin Çifte Hüsran: 446 Milyon Dolar Bağış, 60 Milyar Dolar Kayıp
Bu seçim döngüsünün açık ara en cömert ve en çok konuşulan ismi Elon Musk oldu. Tesla ve SpaceX'in patronu, yaklaşık 446 milyon dolarlık kişisel harcamasıyla tarihin en büyük bireysel kampanya fonlarından birine imza attı. Açık desteğini Cumhuriyetçilerden yana kullanan Musk, bütçesinin aslan payını Teksas Senatosu yarışına ayırdı. Cumhuriyetçi aday Ken Paxton için tam 212 milyon doları gözden çıkaran Musk, sandıktan çıkan sonuçla sarsıldı; koltuğu Demokrat rakip James Talarico kazandı. Seçim faturası bununla da kalmadı; Financial Times'ın aktardığı verilere göre Musk, kampanya sürecinde şirket hisselerinde yaşanan sert düşüşler sebebiyle yaklaşık 60 milyar dolarlık servet kaybına uğradı.
Muhafazakar Sermayenin Ağır Topları Dağıldı
Musk yalnız değildi; Cumhuriyetçi Parti'nin geleneksel finansörleri de kasalarını sonuna kadar açtı:
Uihlein Çifti: Uline ambalaj imparatorluğunun sahipleri Richard ve Elizabeth Uihlein, muhafazakar adaylara 150 milyon dolar yönlendirdi. Çiftin 136,7 milyon dolarlık rekor transferi, Kongre yarışını hedefleyen "Restoration of America" grubuna aktı.
Jeff Yass: Susquehanna International Group kurucularından Jeff Yass, toplamda 109 milyon dolarlık bir harcama grafiği çizdi. Forbes verilerine göre Yass'ın tek seferde aktardığı en büyük kaynak olan 20 milyon dolar, Ohio Valiliği için yarışan Vivek Ramaswamy'nin kasasına girdi; ancak Ramaswamy, Demokrat rakibi Amy Acton karşısında mağlup oldu.
Paul Singer: Risk fonu devi Elliott Management'ın kurucusu Paul Singer, iki meclisteki Cumhuriyetçi adayları ayakta tutabilmek adına 53,5 milyon dolarlık bir finansman sağladı.
Miriam Adelson: Kumarhane devi Las Vegas Sands'in patronlarından Adelson, Cumhuriyetçi gruplara 67,6 milyon dolarlık destek sundu.
Silikon Vadisi İki Kutuplu, Demokratlar İstikrarlı
Teknoloji dünyasının önde gelen risk sermayesi devi Andreessen Horowitz'in (a16z) kurucuları Marc Andreessen ve Ben Horowitz, 115,3 milyon dolarlık bir bütçeyle sahneye çıktı. Kripto varlıklar ile yapay zeka alanında kendi ajandalarına yakın duran Cumhuriyetçi gruplara öncelik veren ikili, her iki partiye de pay dağıtarak risk yönetimi yaptı.
Buna karşın Demokrat cephenin arkasındaki sermaye gücü stratejik hamlelerle sonuca ulaştı. Macar asıllı ünlü spekülatör George Soros, bağlantılı gruplar aracılığıyla Demokrat adayların arkasına 102 milyon dolarlık güç koydu. Medya patronu ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ise 84,2 milyon dolarlık kaynağı doğrudan Demokrat zaferi için sahaya sürdü.