Fransa'da hükümetin ilan ettiği bölgesel sokağa çıkma yasakları ve yoğun güvenlik ablukası, sokaklardaki öfkeyi bastırmaya yetmedi. Hayat pahalılığına karşı yeniden meydanlara inen yüz binlerce Sarı Yelekli ile kolluk kuvvetleri arasında başkent Paris başta olmak üzere birçok noktada şiddetli çatışmalar yaşandı.
31 Ekim günü kentin simge noktalarından Charenton Kapısı civarında çıkan arbede sırasında göstericilerin fırlattığı bir molotofkokteyli, görevli bir polis memurunun üzerine isabet etti. Saniyeler içinde alevler içinde kalan ve bacağından ağır yaralanan memurun görüntüleri kamuoyunda infial yaratırken, yargı makamları hızla harekete geçti.
Paris Savcılığı dosyanın adını koydu: Doğrudan "cinayete teşebbüs"
Olayın vahameti üzerine açıklama yapan Paris Savcılığı, yaralanan polis memuruna yönelik eylemin adli kapsamını genişleterek dosyayı doğrudan "cinayete teşebbüs" suçlamasıyla ele aldıklarını duyurdu. Güvenlik güçlerine yönelik şiddet olaylarının cezasız kalmaması gerektiğini vurgulayan Fransız siyasetçiler de art arda tepki açıklamaları yayımladı. Özellikle Ulusal Birlik (RN) kanadından Marine Le Pen, emniyet mensuplarına yönelik saldırıların sınır tanımaz bir boyuta ulaştığına dikkat çekerek en sert yasal yaptırımların uygulanması çağrısında bulundu.
Öte yandan insan hakları örgütleri ve eylemciler, polisin yer yer orantısız güç kullandığını öne sürerek gerilimin karşılıklı tırmandığını savunuyor.
Eylemlerin ağır bilançosu: Yüzlerce gözaltı, binlerce yaralı
Fransa genelinde yaklaşık 320 bin kişinin katılım gösterdiği son dalga protestolarda bilanço oldukça ağırlaştı:
500'ü aşkın gözaltı: Yalnızca son 24 saatte ülke genelinde yarım binden fazla protestocu gözaltına alındı.
Kritik noktalar hedefteydi: 17 Ekim'de başlayan ve 3 binden fazla iş yerinin hasar görmesiyle derinleşen süreç, 24 Ekim ve 31 Ekim gösterileriyle geniş bir alana yayıldı.
Kümülatif kayıplar: Eylemlerin başlangıcından bu yana yaralı sayısı bini aşarken, gözaltına alınanların toplam sayısı yaklaşık 2 bine ulaştı.
Hükümetin devreye soktuğu kısmi sokağa çıkma kısıtlamalarına ve toplanma yasaklarına rağmen Sarı Yelekliler, hayat pahalılığı ve ekonomik kriz gerekçesiyle eylemlerini sürdürme kararlılığında. Başkent sokaklarındaki gergin bekleyiş ise devam ediyor.