Ortadoğu'da kalıcı barış arayışları sürerken, Şam ile Tel Aviv arasındaki diplomatik hatta kritik açıklamalar geldi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail yönetiminin masaya getirdiği taleplerin iki ülke arasında imzalanması hedeflenen barış anlaşmasını doğrudan engellediğini belirtti. Suudi Arabistan merkezli el-Şark televizyonuna konuşan Şeybani, Tel Aviv'in sahadaki dengeleri doğru okuması gerektiğini vurguladı. Suriye'nin haklarından asla feragat etmeyecek egemen ve istikrarlı bir devlet yapısına sahip olduğunu hatırlatan Şeybani, İsrail tarafını illüzyonlardan uzaklaşıp somut gerçeklerle yüzleşmeye çağırdı.
"8 aralık işgali derhal sonlandırılmalı"
Görüşmelerin önündeki en büyük bariyerin İsrail'in yayılmacı politikaları olduğuna işaret eden Şeybani, 8 Aralık sonrasında yaşanan askeri hareketliliğe dikkat çekti. Bu tarihten itibaren bölgede gerçekleştirilen fiili kontrolün hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını kaydeden Dışişleri Bakanı, işgalin uluslararası normlara aykırı olduğunu ve İsrail ordusunun bu topraklardan koşulsuz geri çekilmesi gerektiğini ifade etti. Tarihsel ve stratejik öneme sahip Golan Tepeleri'nin tartışmasız biçimde Suriye toprağı olduğunun altını çizen Şeybani, Şam'ın toprak bütünlüğü konusundaki kırmızı çizgilerini bir kez daha yineledi.
Diplomasi masasında kararlılık mesajı
Bölgesel krizin çözümünde diplomasi kapısını tamamen kapatmadıklarını hissettiren Şeybani, Suriye yönetiminin müzakere sürecini devam ettirecek siyasi iradeye ve kararlılığa sahip olduğunu aktardı. Süreçte yapıcı bir rol üstlenen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi Tom Barrack'ın temaslarına da değinen Suriyeli Bakan, Barrack'ın yapıcı tutumunu takdirle karşıladıklarını ancak nihayetinde temsil ettiği makamın politikalarını yansıttığını dile getirdi.
Güvenli sınırların tek şartı: egemenliğe saygı
Suriye'nin kendi sınırlarını, halkını ve ailelerini savunma gücüne sahip olduğunu belirten Şeybani, kalıcı ve istikrarlı bir sınır güvenliğinin tek taraflı dayatmalarla kurulamayacağını söyledi. Şam tarafının özellikle dış askeri müdahaleler ve sınır ihlallerine yönelik haklı güvenlik endişelerinin göz ardı edilemeyeceğini ifade eden Bakan, gerçek bir barışın ancak Suriye'nin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.