ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te düzenlediği basın toplantısının ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Yaklaşan 3 Kasım Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin en büyük şikayet konularından biri olan yüksek akaryakıt fiyatlarına değinen Trump, İran ile yaşanan askeri gerilimin nihai aşamaya geldiğini ve operasyonların tamamlanmasıyla piyasaların rahatlayacağını belirtti.
Seçmenlerin artan yaşam maliyetlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan ABD Başkanı, mevcut tabloya müdahale etmekten başka seçeneği olmadığını ifade etti. Sürecin geçici olduğuna dikkat çeken Trump, "İran ile savaş biter bitmez petrol fiyatları adeta kaya gibi dibe çakılacak" değerlendirmesinde bulunarak küresel enerji piyasalarına yönelik iddialı bir tahminde bulundu.
"Nükleer Tehdidi Engellemek İçin Küçük Bir Bedel"
Savaşın getirdiği ekonomik yükün güvenlik gerekçeleriyle kıyaslandığında ikincil kaldığını savunan Trump, akaryakıt maliyetlerindeki artışı bölgesel istikrar için ödenmesi gereken makul bir bedel olarak nitelendirdi. İran'ın nükleer bir güce dönüşmesinin önüne geçilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan ABD Başkanı, kısa süre içerisinde fiyatların dengeleneceğini ve kamuoyundaki hoşnutsuzluğun ortadan kalkacağını ileri sürdü.
Askeri güçlerin bölgeden çekilmesi konusuna da açıklık getiren Trump, mevcut tablonun askeri başarı açısından yeterli görülse dahi stratejik hedefler tamamlanmadan adım atılmayacağını belirtti. ABD'nin şu aşamada da çekilme imkanına sahip olduğunu kaydeden Başkan, bunun gelecekteki olası tehditleri tamamen ortadan kaldırmayacağını vurguladı.
"Amacımız 10 Yıl Sonra da Nükleer Silaha Ulaşamamaları"
İran’ın taahhüt etmesi gereken hususlar olduğunu ve bu nedenle operasyonel sürecin henüz noktalanmadığını dile getiren Trump, vizyonlarının uzun vadeli bir güvenlik mimarisi oluşturmak olduğunu söyledi. Yalnızca bugünü değil, geleceği de teminat altına almak istediklerini aktaran ABD Başkanı, "Beş, altı ya da on yıl sonra da İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağından kesin olarak emin olmalıyız" ifadeleriyle Washington'ın nihai hedefini özetledi.