ABD’de gerçekleştirilen kritik Kongre ara seçimleri, Beyaz Saray’daki güç dengelerini kökten sarstı. Resmi olmayan sonuçlara göre Demokratlar, Senatoda 53 sandalyeye ulaşarak üstünlüğü ele geçirirken, Temsilciler Meclisi yarışında da 220 sandalyeyle ipi önde göğüsledi. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisinde 128 sandalyede kalmasıyla birlikte Başkan Donald Trump, yasama organındaki mutlak denetimini tamamen yitirdi. Sandıktan çıkan net tablo sonrası yenilgiyi kabul etmek zorunda kalan Trump, karşı cepheyle ortak çalışma zemini arayacağının sinyalini verdi.
Pekin'den Washington'a Yapıcı İlişki Mesajı
Washington'daki siyasi sarsıntının yankıları küresel çapta sürerken, ilk resmi değerlendirmelerden biri Çin'den geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında ara seçimlerin doğrudan ABD’nin iç meselesi olduğunu vurgulayarak:
"Çin, ABD ile, iki ülke liderlerinin vardığı mutabakat doğrultusunda iletişimi güçlendirmek, farklılıkları uygun şekilde yönetmek, işbirliğini genişletmek, saygı, eşitlik ve karşılıklılık ilkeleri temelinde yapıcı ve stratejik olarak istikrarlı Çin-ABD ilişkisini inşa etmek için birlikte çalışmaya hazırdır." ifadelerini kullandı.
Trump'ın İkinci Döneminde Kriz Senaryoları
Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğun muhalefete geçmesi, Trump’ın başkanlık koltuğundaki kalan iki yılını oldukça çetin bir siyasi mücadeleye dönüştürecek. İki parti arasındaki kutuplaşmanın doruk noktasına çıktığı bu dönemde; vergi reformları, bütçe harcamaları, enerji politikaları, sağlık reformu ve sınır güvenliği gibi kritik yasal düzenlemeler artık Demokratların onayına tabi olacak.

Trump'ın elindeki veto kartı ve başkanlık kararnameleriyle süreci yürütme formülü ise sınırsız bir koruma sağlamıyor. Federal harcama musluklarının Kongre kontrolünde bulunması ve kararnamelerin yargı denetimine açık olması, yönetimin manevra alanını daraltıyor. Bu tablo doğrultusunda Trump’ın, kapsamlı reform paketleri hazırlamak yerine mevcut idari yetkilerini sahaya sürmeye odaklanacağı değerlendiriliyor.
Üçüncü Azil Süreci Kapıda mı?
Demokratların Temsilciler Meclisi'nde hakimiyeti yeniden ele geçirmesi, Trump açısından yeni bir hukuki ve siyasi tehdidi daha tetikledi. Yasama organının alt kanadında azil suçlamasının kabul edilmesi için salt çoğunluğun yeterli olması, Trump hakkında üçüncü kez azil sürecinin işletilebileceği iddialarını alevlendirdi.
Demokrat Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in bu olasılığı tamamen masadan kaldırmayan temkinli tutumu, Cumhuriyetçi kanatta da benzer bir endişeyle karşılanıyor. Her ne kadar bir başkanın görevden el çektirilmesi Senato'daki üçte ikilik nitelikli çoğunluğu gerektirse de Temsilciler Meclisi'nden çıkacak olası bir azil hamlesinin Beyaz Saray üzerindeki siyasi baskıyı zirveye taşıması bekleniyor.