Gaziantep’in Gerciğin köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak hayata atılan Halil Cankar’ın 1980’li yıllarda küçük bir marangoz tezgâhında attığı adımlar, bugün üç ayrı tesiste çarkları dönen, bin bayilik devasa bir dağıtım ağına hükmeden ve 25 ülkeye ihracat gerçekleştiren küresel bir üretim modeline evrildi. 1990’lı yıllarla birlikte plastik doğrama sektörüne yönelen ve 1994’te KÜSGET Sanayi Sitesi’ndeki 100 metrekarelik kiralık bir dükkânda KARPEN markasının temelini atan Cankar ailesi, montaj işçiliğinden sanayi devliğine uzanan örnek bir kurumsallaşma modeli sergiliyor.
Sektöre önce bayilik ve montaj hizmetleriyle adım atan işletme, sahadan topladığı uygulama deneyimini 2004 yılında Almanya menşeili ileri teknoloji hatlarla sanayi üretimine tahvil etti. Montajı tamamen bırakarak profilde uzmanlaşma kararı alan marka, aradan geçen 30 yılda 25 ayrı ekstrüzyon hattına ve 700 kişilik doğrudan istihdama ulaştı. Yurt içinde Edirne’den Kars’a uzanan bin dolayında satış noktası ve İzmir, Antalya, Bursa, İstanbul, Ankara ile Samsun’daki stratejik lojistik merkezleriyle iç pazarı domine eden şirket, nihai PVC sistemlerini Almanya ve Macaristan gibi zorlu Avrupa pazarlarına ihraç ederken ana ihracat hacmini ise Afrika kıtasına yönlendiriyor.

Gaziantep'te yer kalmadı, dev yatırım rotasını Şanlıurfa'ya çevirdi
Kapasite artışına yönelik planlama sürecinde yerel sanayi altyapısının sınırlarıyla karşılaşan şirket, büyüme hamlesini komşu ile taşıdı. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde aranan ölçekte sanayi parseli bulunamaması üzerine Şanlıurfa Valiliği koordinasyonunda yeni bir rota çizildi. Teşvik kapsamındaki 54 bin metrekarelik arazi üzerine inşa edilen ve bünyesinde entegre geri dönüşüm ünitesi de barındıran modern tesis, 2023 yılında devreye girdi. Bu hamleyle birlikte firmanın alüminyum işleme kapasitesi yıllık bazda 1.500 ton seviyesine ulaştı.
Ortaklık kültürünün sürdürülebilirliğine değinen Yönetim Kurulu Başkanı Halil Cankar, üç kardeşin 30 yıllık mesaisini "yetki netliği ve adalet" ilkeleriyle yürüttüklerini aktardı. Muhasebe ve dış ilişkileri bizzat üstlendiğini, kardeşlerinin ise imalat ve saha pazarlamasını yönettiğini belirten deneyimli iş insanı, 2023 yılı sonundaki ortaklık revizyonunun da uzlaşmayla tamamlandığını ve alüminyum kolunun ayrılan kardeşe devredilerek kurumsal yapının korunduğunu bildirdi.
Petrokimyada yerli arz açığı ve Çin'in damping baskısı
İmalat sanayisinin makro yapısal sorunlarına işaret eden Halil Cankar, Türkiye’deki petrokimya üretiminin mevcut sanayi ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu, bu durumun da üreticileri doğrudan kur riskine ve ithalata bağımlı kıldığını vurguladı. Yurt içi petrokimya tesis yatırımlarının acilen hızlandırılması gerektiğini savunan Cankar, hedef pazarlardaki en sert engelin ise devlet destekli Çin menşeili ürünlerin yarattığı dampingli fiyat politikası olduğunu aktardı:
"Çinli imalatçılar, aldıkları teşvikler ve hammaddeye kolay erişim sayesinde Afrika pazarında nihai mamulü neredeyse bizim saf hammadde maliyetimizle satabiliyor. Türk sanayisinin kalite algısı yüksek olsa da küresel daralma dönemlerinde fiyat belirleyici bir faktöre dönüşüyor. İhracatçının dünya arenasında rekabet edebilmesi, ucuz hammadde kaynaklarına erişimin teminat altına alınmasına ve desteklerin güçlendirilmesine bağlı."
"Üretim hattını yurt dışına kaçırmak çare değil"
Son periyotta enerji ve işçilik maliyetleri gerekçesiyle üretim hatlarını Mısır gibi alternatif ülkelere taşıyan sanayicilerin yaklaşımını eleştiren Cankar, katma değerin ana vatanda kalması gerektiğinin altını çizdi. Kendi topraklarında istihdam yaratmanın milli bir sorumluluk olduğunu ifade eden Cankar, şartlar ne olursa olsun Gaziantep merkezli üretim vizyonundan taviz vermeyeceklerini, markayı var eden coğrafyaya vefa borçları bulunduğunu belirtti.

Kurucu sendromuna karşı erken devir: Koltuk yeni kuşağa emanet
Sanayi kuruluşlarının karşılaştığı en temel kırılma noktalarından birinin kurucuların yönetimden çekilememesi olduğunu dile getiren Cankar, KARPEN’in yönetim mekanizmasını ikinci kuşağa devretme sürecini başlattıklarını duyurdu. Yetkiyi zamanında devretmeyen şirketlerin dinamizmini kaybettiğini belirten Halil Cankar, alttan gelen kuşağın gerekli kurumsal olgunluğa ulaştığı anda bayrağı teslim alacağını ve şirketin küresel büyüme hedeflerini ileriye taşıyacağını kaydetti.