Ata Yatırım, makroekonomik görünüm ile 2026’nın kalan dönemi ve 2027 yılına ilişkin piyasa beklentilerini içeren "Strateji Raporu"nu yayımladı. "Dayanıklılık testi devam ediyor" başlığıyla paylaşılan analizde; jeopolitik gelişmeler, küresel enerji fiyatları ve finansal piyasalardaki güven ortamının önümüzdeki 18 aylık vadede temel belirleyiciler olacağı vurgulandı. Raporda, Orta Doğu’daki sıcak çatışmalar ve Rusya-Ukrayna savaşının gidişatı, küresel ticaret politikaları, dezenflasyon sürecinin seyri ile iç siyasi gelişmelerin Türk hisse senetleri üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının yılın başında borsada izlenen toparlanmayı sınırlandırdığı belirtilirken, şirket değerleme analizleri doğrultusunda BIST 100 endeksi için 12 aylık hedef 19 bin puan seviyesinden 18 bin puana revize edildi. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve kredi büyümesindeki ılımlı seyrin sürdüğüne dikkat çekilen raporda, takip edilen şirketlerde net kâr artışının 2026'da yüzde 36,6, 2027'de ise yüzde 27,5 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Sektörel bazda ise banka dışı şirketlerin 2026 kâr artışının yüzde 55,7, bankaların ise yüzde 18,3 olacağı öngörüldü.
Büyüme tahminleri ve politika faizinde kademeli indirim
Raporda Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3, 2027 yılında ise yüzde 4 büyümesi bekleniyor. Enflasyonun ise 2025 sonundaki yaklaşık yüzde 31 düzeyinden 2026 sonunda yüzde 29,7’ye, 2027 sonunda ise yüzde 23 seviyesine gerileyeceği hesaplanıyor. Gıda ve enerji fiyatlarındaki yapışkanlığa rağmen aylık çekirdek trendin yüzde 2'nin altına inmesinin dezenflasyonu desteklediği belirtilirken; ücret ayarlamalarının 2027'nin ilk çeyreğinde yukarı yönlü risk unsuru oluşturabileceği aktarıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) makroihtiyati çerçevesi ve faiz patikasına ilişkin projeksiyonlara da yer verilen raporda, petrol fiyatlarında normalleşme senaryosuyla birlikte faiz indirim döngüsünün 2026'nın son çeyreğinde başlayacağı varsayıldı. Ekim ayı itibarıyla yüzde 36 seviyesine çekilen politika faizinin yıl sonunda kademeli olarak yüzde 35'e ineceği, 2027'nin ilk çeyreğinde bir duraklama yaşandıktan sonra indirim sürecinin devam edebileceği öngörüldü. Kurum, zorlu makroekonomik dinamikler karşısında hisse senedi piyasalarında seçici portföy yönetiminin kritik önem taşıdığını kaydetti.