Türkiye’de ulaşım sektörünün elektrikleşme süreci ivme kazanmaya devam ediyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) açıkladığı son veriler, ağustos ayında elektrikli araç şarj altyapısına olan talebin tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Ay boyunca 3,5 milyonun üzerinde şarj işlemi gerçekleştirilirken, şarj istasyonlarında tüketilen toplam elektrik miktarı da rekor tazeledi.
Filo Büyüklüğü Yarım Milyon Sınırına Yaklaştı
Ülke genelindeki elektrikli otomobil popülasyonu her geçen gün genişliyor. Temmuz ayına kıyasla ağustos döneminde yollara 9 binden fazla yeni elektrikli araç katıldı ve toplam sayı 476 bin 934 seviyesine ulaştı. Yıllık veriler incelendiğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre %53,5’lik dikkat çekici bir büyüme kaydedildiği görülüyor.
Soket Sayısı ve İstasyon Ağında Hızlı Yayılım
Araç sayısındaki bu ivmeye paralel olarak şarj altyapısındaki yatırımlar da hız kesmeden sürüyor. Ağustos ayı içerisinde 1.200’den fazla yeni şarj noktasının devreye alınmasıyla birlikte Türkiye genelindeki toplam şarj noktası sayısı 47 bin 908’e yükseldi. Hızlı şarj sunan DC soketlerin sayısı 20 binin üzerine çıkarken, AC tipli şarj noktaları ise 27 bin sınırını aştı. Toplam kurulu gücün 3 bin 770 megavatı geride bıraktığı bu ekosistemde, pazarın önde gelen oyuncuları ağlarını genişletmeye devam ediyor.
Sürücüler En Çok İkindi Saatlerini Tercih Ediyor
Rapor, sürücülerin şarj alışkanlıklarına dair de önemli ipuçları sunuyor. Şarj süresi toplamda 3,6 milyon saati geçerken, gün içerisindeki en yoğun kullanım 16.00 ile 19.00 saatleri arasında gerçekleşti. Gün bazında bakıldığında ise seyahatlerin arttığı hafta sonları, şarj tüketiminin en yüksek seviyeye çıktığı günler olarak öne çıkıyor.
Çevreci 'Yeşil Şarj' Kullanımı Artıyor
Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, şarj istasyonlarındaki elektrik tüketiminde yenilenebilir enerjinin payı dikkat çekici bir oranda gerçekleşti. Tüketilen toplam elektriğin %62’sinden fazlası YEK-G belgeli yeşil şarj noktalarından temin edildi. Bu durum, elektrikli araç sahiplerinin yalnızca emisyonsuz ulaşımı değil, aynı zamanda temiz enerji kaynaklarını da aktif olarak tercih ettiğini ortaya koyuyor.