Türkiye Garanti Bankası AŞ (Garanti BBVA), 30 Eylül 2026 tarihli konsolide finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Banka, 2026 yılının ilk 9 aylık döneminde 98 milyar 200 milyon lira konsolide net kâr elde etti.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 84,5 milyar lira kâr açıklayan Garanti BBVA, yıllık bazda net kârını yaklaşık yüzde 16 artırmış oldu. Aktif büyüklüğü 5,6 trilyon liraya ulaşan bankanın, aynı dönemde nakdi ve gayrinakdi krediler vasıtasıyla Türkiye ekonomisine sağladığı toplam finansman desteği 4,2 trilyon lira seviyesine yükseldi.
Finansal tablolara göre Garanti BBVA’nın toplam canlı kredilerdeki pazar payı yüzde 11,3, Türk lirası kredilerdeki pazar payı yüzde 12,9 ve yabancı para kredilerdeki pazar payı yüzde 8,2 olarak kayıtlara geçti. Dinamik bilanço yönetimini sürdüren bankanın fonlama kaynakları içerisindeki en büyük payı yüzde 65,1 ile müşteri mevduatları oluşturdu. Müşteri mevduat hacmi 9 ayda yüzde 15,5 genişleyerek 3,6 trilyon liraya ulaşırken pazar payı yüzde 10,6 oldu. Vadesiz mevduatların toplam mevduattaki oranı ise yüzde 39 seviyesinde korundu.
Sermaye rasyoları ve kârlılık göstergeleri
Güçlü sermaye yapısını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı, yasal taban sınır olan yüzde 12,16'nın oldukça üzerinde seyrederek yüzde 16,1 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu 9 aylık dönemde bankanın ortalama öz kaynak kârlılığı yüzde 27,5, ortalama aktif kârlılığı yüzde 2,6 ve donuk alacak oranı yüzde 3,9 olarak kaydedildi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) düzenlemeleri uyarınca bankaların sürdürmekle yükümlü olduğu asgari sermaye yeterlilik rasyoları, makroihtiyati tedbirler kapsamında sektörün şoklara karşı direncini güvence altına alıyor. Garanti BBVA'nın ulaştığı sermaye yeterlilik tamponu, kredi portföyünün sağlıklı büyümesini ve olası dalgalanmalara karşı risk yönetim kapasitesini desteklemeyi sürdürüyor.
Dezenflasyon sürecinde fonlama maliyeti ve yeşil finansman
Üçüncü çeyrek performansını değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, para politikası adımları ve makroihtiyati kararların bankacılık sektörünün faaliyet ortamında belirleyici rol oynadığını ifade etti. Çeyreğin ikinci yarısından itibaren fonlama maliyetlerinde başlayan gerilemenin net faiz marjında belirgin bir iyileşme yarattığını belirten Akten, tabana yayılan mevduat yapısını korurken finansman kanallarını tahvil ihraçlarıyla çeşitlendirdiklerini bildirdi.
İhraç edilen 125 milyon dolar büyüklüğündeki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil kaynağından elde edilen gelirin, mikro işletmeler ve KOBİ'lerin yeşil yatırımları ile kadın girişimcilerin finansmana erişiminde değerlendirileceğini aktaran Akten, 2018-2029 dönemi için koydukları 3,5 trilyon liralık sürdürülebilir finansman hedefinin 1,9 trilyon liralık kısmını ilk 9 ayda tamamladıklarını kaydetti. Akten ayrıca Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesinin, ülkenin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandırmak adına stratejik bir fırsat olacağını vurguladı.