Gaziantep’in küçük bir köyünden yola çıkan Cankar kardeşler, 100 metrekarelik kiralık bir atölyede attıkları temelleri bugün 3 fabrika, 25 üretim hattı, bin bayi ve 25 ülkeye uzanan devasa bir ihracat ağına dönüştürdü. KARPEN Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Cankar, aile şirketi başarısının sırrından sanayi ve ihracattaki kritik gelişmelere kadar sektörün gündemini değerlendirdi.
Yaklaşık 10 yıl boyunca marangozluk yaptıktan sonra 1990’larda kardeşleriyle birlikte PVC sektörüne adım atan Halil Cankar, 1994 yılında KÜSGET’teki 100 metrekarelik kiralık bir dükkânda KARPEN’in temellerini attı. İlk yıllarda farklı firmaların bayiliğini yürüten ve montaj süreçlerinde edindiği saha tecrübesini üretime aktaran şirket; 2004’te Almanya’dan getirilen makinelerle kendi üretimine başladı. 2005 yılında ise montaj işini tamamen bırakarak sanayiciliğe ve üretime odaklandı.

3 Fabrika, 1.000 Bayi ve 25 Ülkeye İhracat
Bugün 3 fabrikası, 25 üretim hattı, 700 çalışanı, Edirne’den Kars’a uzanan yaklaşık bin bayisi ve 6 ana bölge deposu (Antalya, İzmir, Bursa, İstanbul, Ankara, Samsun) ile hizmet veren KARPEN Plastik, Türkiye sınırlarındaki güçlü ağını yurt dışına da taşıdı.
25 ülkede distribütörlük ağı bulunan marka, Avrupa standartlarına uygun hazır PVC sistemlerini Almanya ve Macaristan başta olmak üzere kıta ülkelerine ulaştırırken, ihracattaki en büyük payı ise Afrika pazarı oluşturuyor.

30 Yıllık Şirket Kültürü: "Adalet, Güven ve Görev Paylaşımı"
Yaklaşık 30 yıldır sürdürülen aile şirketi başarısının temelinde adalet ve doğru görev paylaşımının yer aldığını belirten KARPEN Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Cankar, süreci şu sözlerle özetledi:
"Biz üç kardeş olarak kararlarımızda her zaman ölçülü ve adaletli olmaya önem verdik. Yurt dışı ilişkileri ve muhasebe benim; üretim ve pazarlama ise kardeşlerimin sorumluluğundaydı. 2023 yılının sonunda bir kardeşimizin ayrılma kararını da yine karşılıklı anlayışla yönettik ve alüminyum bölümünü kendisine devrettik."
Arsa Bulunamayınca Yatırım Rotası Şanlıurfa’ya Çevrildi
Üretim kapasitesini artırmak amacıyla 2020 yılında yeni yatırım kararı aldıklarını ifade eden Cankar, Gaziantep OSB’de uygun büyüklükte arsa bulunamaması üzerine rotayı Şanlıurfa’ya çevirdiklerini belirtti. Şanlıurfa Valiliği ile yürütülen görüşmeler neticesinde teşvik bölgesinde yer alan 54 bin metrekarelik alanda kurulan ve bünyesinde geri dönüşüm tesisi de barındıran yeni fabrika, 2023 yılında faaliyete geçerek alüminyum üretim kapasitesini yıllık 1.500 tona çıkardı.
Sanayide Kritik Konular: Hammadde Bağımlılığı ve Çin Rekabeti
Sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlara da dikkat çeken Halil Cankar, Türkiye’deki petrokimya kapasitesinin yetersizliği nedeniyle hammadde konusunda dışa bağımlı kalındığını ve bu durumun sanayiciyi kur dalgalanmalarına karşı kırılgan hâle getirdiğini vurguladı.
Yurt içi petrokimya yatırımlarının artırılması gerektiğinin altını çizen Cankar, uluslararası pazarlardaki en büyük engelin ise Çin haksız rekabeti olduğunu ifade etti:
"Çinli üreticiler, devlet teşvikleri ve hammadde avantajları sayesinde Afrika pazarında nihai ürünü neredeyse bizim hammadde maliyetimize satabiliyor. Türk ürünlerinin kalitesi dünyaca biliniyor ancak bazı pazarlarda fiyat belirleyici oluyor. Rekabet gücümüzü korumak için hammaddeye erişim kolaylaştırılmalı ve ihracatçı daha güçlü desteklenmelidir."
"Üretimi Türkiye'de Tutmalı, Ülkemize Katma Değer Sağlamalıyız"
Son dönemde üretim tesislerini Mısır gibi ülkelere taşıyan Türk sanayicilerin tercihlerini de değerlendiren Cankar, yerli üretimin önemine vurgu yaptı:
"Yatırımları yurt dışına taşımak yerine üretimi Türkiye’de tutup dünyaya satmayı hedeflemeliyiz. Kendi ülkemizde istihdam oluşturmalı ve katma değer sağlamalıyız. Ne olursa olsun Gaziantep’ten ayrılmayı düşünmeyiz. Bu şehir bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve markamızı var ettiğimiz yerdir."
Yönetim İkinci Kuşağa Devrediliyor
Çiftçi bir babanın çocukları olarak çıktıkları yolda hedeflerine ulaştıklarını belirten Halil Cankar, KARPEN’in geleceğini ikinci kuşağa devretmeye hazırlandıklarını açıkladı. Kurucuların yaptığı en büyük hatanın zamanında yetki devretmemek olduğunu belirten deneyimli sanayici, yeni kuşağın sorumluluk almaya hazır olduğu an bayrağı devralacağını ve çıtayı daha da yukarı taşıyacağını ifade etti.