Geçmişte Akdeniz insanının ev bahçelerinde hobi amaçlı yetiştirdiği tropikal meyveler, bugün bölge ekonomisinin en stratejik ihracat kalemlerinden birine dönüştü. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2018 yılında tescillenen coğrafi işaretli Alanya avokadosu, uluslararası pazardaki varlığını tır bazlı büyük sevkiyatlarla sağlamlaştırıyor. Avrupa Birliği tescil süreci de devam eden ürün, küresel pazarda özellikle "Fuerte" cinsiyle dikkat çekiyor.

Paletli Taşımacılıktan Tır Filolarına
Daha önceki yıllarda kısıtlı imkanlarla ve palet bazında gerçekleştirilen dış satım, artan talep ve profesyonel lojistik ağları sayesinde boyut değiştirdi. Yeni sezonun açılmasıyla birlikte ilk dev sevkiyat komşu ülke Gürcistan’a yapıldı.
İhracattaki bu ivmeyi değerlendiren Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, haftalık bir tır olarak başlayan sevkiyat periyodunu ilerleyen yıllarda günlük bir tıra çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. Bir dönem tamamen ithalata bağımlı olunan avokadoda, bugün yerli üretimin hem iç pazarı doyurduğu hem de sınırları aştığı belirtildi.

Rakiplerine 72 Saatlik Tazelik Farkı Atıyor
Alanya avokadosunu küresel rekabette öne çıkaran en büyük unsur ise lojistik hızı ve tazeliği. Deniz aşırı ülkelerden sevk edilen avokadoların hedef pazarlardaki raflara ulaşması iki hafta ile iki ay arasında değişirken, Alanya’dan yola çıkan ürünler en geç 72 saat içinde tüketiciyle buluşuyor.
Bu durumun tazelik açısından muazzam bir avantaj yarattığını ifade eden Birlik Başkanı Hüddoğlu, özellikle komşu ülkelerin bu hız nedeniyle Alanya avokadosuna yoğun ilgi gösterdiğini dile getirdi.

100 Bin Dekarda 150 Milyon Adetlik Rekor Beklentisi
Bölgedeki iklim koşullarının ve yağış rejiminin elverişli seyretmesi, bu yılki rekolte beklentilerini de yukarı taşıdı. Alanya, Gazipaşa ve Manavgat hattında yaklaşık 10 bin üreticinin 100 bin dekar alanda sürdürdüğü üretim faaliyetlerinde bu yıl 150 milyon adedin üzerinde rekolte hedefleniyor.
Toplam üretimin %30 ila %40’lık kısmını oluşturan tescilli Alanya avokadosunda, genç fidanların da verim çağına ulaşmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda üretim kapasitesinin katlanarak artması bekleniyor.