Türkiye’de tüketici tercihlerinin ve marka bağlılığının nabzını tutan "Türkiye’nin Lovemark’ları" araştırmasının 2026 sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. MediaCat ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle bu yıl 19’uncusu hayata geçirilen çalışmada, "Online Yemek Siparişi" sektörünün kazananı değişmedi. Sektörün öncü platformu Yemeksepeti, dördüncü defa Türkiye’nin en sevilen markası unvanını elde ederken, topladığı beğeni puanıyla tüm rakiplerinin toplam skorunu geride bırakmayı başardı.
Zirveye giden yol: güvenilirlik ve duygusal yakınlık
16 ayrı sektörde tüketici sadakatini ve sempatisini ölçen araştırma, markaların yalnızca işlevsel vaatlerle değil, kullanıcıların günlük rutinlerine dokunarak kalıcı bağlar kurabildiğini gösterdi. Çalışmada uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) doğrultusunda; akla ilk gelme payı, duygusal yakınlık hissi, beklentileri eksiksiz karşılama yetkinliği ve vazgeçilmezlik düzeyi gibi dört kritik parametre analiz edildi. Yemeksepeti, bu metriklerin tamamında yüksek performans sergileyerek tüketicinin hem aklındaki hem de kalbindeki birincil marka konumunu sağlamlaştırdı.
Genç kuşak alışkanlıklarını dijital temas noktalarıyla şekillendiriyor
Araştırmanın demografik analizleri, online sipariş sektörünün diğer pazarlardan belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu. Genel kategorilerde 15-24 yaş aralığındaki gençlerin lider markalara bağlılığı 45 yaş üstü kitleye kıyasla daha zayıf kalırken; e-ticaret ve online yemek siparişi bu eğilimin istisnası oldu. Yemeksepeti, dijital temas noktalarını etkin yönetmesi ve gençlerin dinamik yaşam tarzına entegre olması sayesinde Z kuşağı nezdinde en yüksek aidiyet skoru yakalayan marka konumuna yerleşti.
2 bin tüketiciyle gerçekleştirilen temsil gücü yüksek çalışma
Türkiye temsiliyetini tam yansıtacak biçimde kurgulanan saha araştırması, 15-55 yaş grubunda kadın ve erkek dağılımı eşit olacak şekilde 2.000 katılımcı üzerinden yürütüldü. Bilgisayar destekli telefon görüşmeleri (CATI) tekniğiyle toplanan veriler, Yemeksepeti’nin sunduğu hızlı teslimat ve geniş restoran ağının ötesinde, tüketicinin gündelik yaşamında vazgeçilmez bir refakatçiye dönüştüğünü tescilledi.