Yeni Birlik Gazetesi
55,7692 %0.07
66,5011 %-0.08
34,9919 %0.06
3.993.063 %-0.10
Yeni Birlik Ekonomi Türk çeliği Avrupa'da birinci: Kotalara rağmen yeni pazarlarla yola devam

Türk çeliği Avrupa'da birinci: Kotalara rağmen yeni pazarlarla yola devam

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat hem de ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer aldığını söyledi.

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) organizasyonuyla hayata geçirilen Steel Networking Summits 2026, 80'i aşkın ülkeden 400'den fazla sektör temsilcisini ve uluslararası karar vericiyi bir araya getirdi. Zirvede sektörün mevcut durumunu ve gelecek projeksiyonlarını değerlendiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin çelik sanayisinde ulaştığı üretim gücüyle hem bölgesel hem de küresel ölçekte belirleyici bir ticaret merkezine dönüştüğünü vurguladı.

2025 yılı verilerine göre 38,1 milyon ton ham çelik üretimine imza atan Türk çelik endüstrisi, Avrupa genelinde birinci, dünya sıralamasında ise yedinci basamakta yer alıyor. Küresel ölçekte 615 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan çelik ticaret pazarında Türkiye, 17,1 milyar dolarlık dış satımla dünyanın en büyük 10'uncu ihracatçısı konumunu koruyor. Söz konusu ihracatın yüzde 42,3'lük bölümünün doğrudan Avrupa Birliği pazarına gerçekleştirilmesi ise ürün kalitesinin ve yüksek rekabet gücünün en somut göstergesi olarak kayıtlara geçiyor.

Korumacı politikalara karşı adil ticaret vurgusu

Sanayinin, altyapı yatırımlarının, ulaştırmanın ve özellikle savunma sanayisinin omurgasını çelik üretiminin oluşturduğuna dikkat çeken Bakan Bolat, son dönemde ABD ve Avrupa Birliği kaynaklı devreye alınan tek taraflı kısıtlamaların küresel dengeleri bozduğunu ifade etti.

İstişareden uzak şekilde yürürlüğe konan tarife ve kotaların kalıcı çözümler üretmekten uzak olduğunu belirten Bolat, bu tip müdahalelerin yalnızca üretici ülkeleri değil, ham maddeye ihtiyaç duyan uluslararası yatırımcıları ve son kullanıcıları da doğrudan mağdur ettiğini dile getirdi. Türkiye'nin üretim yapısının yüzde 78 oranında hurda bazlı elektrik ark ocaklarına dayandığını hatırlatan Bolat, engellemelerin düşük karbonlu çelik dolaşımını yavaşlatarak sanayideki yeşil dönüşüm vizyonunu baltaladığının altını çizdi.

Brüksel hattında kota baskısı ve alternatif pazar stratejisi

Avrupa Birliği'nin 1 Temmuz 2026 itibarıyla kotaları yüzde 50 daraltma hamlesi ve yılbaşından bu yana uygulanan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), demir-çelik ihracatında yeni bir dönemi başlattı. 2026 yılının ilk 9 aylık sürecinde SKDM kapsamındaki Türk çeliği ihracatında AB tarafında yüzde 1,7, sektör geneli AB sevkiyatlarında ise yüzde 6,7 oranında gerileme kaydedildi.

Buna karşın Türk üreticilerin pazar çeşitlendirme kabiliyeti sayesinde AB dışı coğrafyalara yapılan satışlar aynı dönemde yüzde 10 artış gösterdi. Bakanlık olarak hayata geçirilen Yeşil Mutabakata Uyum Projesi kapsamında ihracatçıların karbon ayak izini düşürmelerine yönelik danışmanlık ve teknik desteklerin sürdüğünü belirten Bolat, sanayicinin orantısız maliyetlerle boğuşmasının önüne geçecek koruyucu adımların devrede olduğunu bildirdi.

30 yıllık entegrasyon: 1 trilyon dolarlık stratejik ortaklık

Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye ile Avrupa Birliği sanayilerinin ayrılmaz bir bütün haline geldiğini kaydeden Bolat, iki taraf arasındaki tedarik zincirlerinin siyasi kararlarla kolayca koparılamayacak kadar derin olduğunu ifade etti. Türkiye ve AB arasındaki ticaret hacminin yıllık 233 milyar dolar (204 milyar avro) seviyesine ulaştığına işaret eden Bakan, son 5 yıllık periyotta toplam ikili ticaretin 1 trilyon dolar barajını aştığını hatırlattı.

Türkiye ekonomisinin 24 yıllık süreçte yıllık ortalama yüzde 5,35 oranında reel büyüme performansı sergilediğini ve kesintisiz 24 çeyrektir büyümeyi sürdürdüğünü aktaran Bolat, milli gelirin 1,8 trilyon dolara, kişi başına düşen gelirin ise 20 bin dolar sınırına yaklaştığını belirtti. Hizmet ihracatının da eklenmesiyle toplam dış satımın 409 milyar dolara, toplam dış ticaret hacminin ise 860 milyar dolara ulaştığını kaydeden Bolat, Türkiye'nin hem alırken hem satarken küresel ticaretin refahına katkı sunan dengeli bir vizyon izlediğini söyledi.