Küresel ölçekte yaşanan havacılık krizleri, bölgesel gerilimler ve yükselen maliyetlere rağmen Türkiye turizmdeki yükseliş ivmesini koruyor. 2026 yılının ilk dokuz aylık döneminde sınır kapılarından geçen ziyaretçi sayısı 49 milyon 132 bine ulaştı.
Ziyaretçi trafiğindeki bu hareketlilik, gelir tablolarına da rekor olarak yansıdı. Ocak-eylül döneminde elde edilen turizm geliri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,4 artış göstererek 51 milyar 278 milyon dolara çıktı. Bu veri, Türkiye tarihinin en yüksek dokuz aylık turizm geliri olarak kayıtlara geçti. Yalnızca temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrekte ise yüzde 5'lik artışla 25 milyar 526 milyon dolar gelir elde edildi; bu üç aylık dilimde 23 milyon 374 bin kişi ağırlandı.
zirvenin sahibi değişmedi: rusya, almanya ve birleşik krallık başı çekiyor

Türkiye'ye en yoğun ilgiyi gösteren ülkeler sıralamasında ana pazarlar ağırlığını korudu. Listenin ilk sırasında 5,70 milyon ziyaretçiyle Rusya Federasyonu yer aldı. Rusya'dan gelenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla 171 binin üzerinde artış kaydederken, bu pazarın toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 13,92'ye yükseldi.
Sıralamada Rusya'yı 5,17 milyon kişiyle Almanya takip ederken, Birleşik Krallık 3,20 milyon turistle üçüncü basamakta yer buldu. Yılın dokuz aylık diliminde sadece bu üç ülkeden gelen toplam ziyaretçi sayısı 14 milyonu aştı.
geceleme sayısı ve kişi başı harcamada yükseliş eğilimi
Sektörün nitelikli turist hedefinde de pozitif göstergeler öne çıkıyor. Ocak-eylül döneminde Türkiye'yi ziyaret edenlerin ortalama kalış süresi 10,34 gece olarak gerçekleşti.
Harcama kalemlerindeki artış ise gelir rekorunu destekleyen ana unsur oldu. Ziyaretçilerin kişi başı ortalama gecelik harcaması yüzde 4,6 yükselişle 107,7 dolara çıktı. Bu tutar, sadece yabancı turistler baz alındığında gecelik ortalama 119,9 dolar seviyesine kadar ulaştı.
bölgesel engellere karşı güçlü altyapı vurgusu
Turizm verilerini değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünya genelinde seyahat sektörünü zorlayan parametrelere dikkat çekti. Bölgedeki çatışmaların, hava sahası kapanmalarının ve enerji maliyetlerindeki sıçramaların aktarmalı uçuşları aksattığını ve havayolu şirketlerine ciddi ek yükler getirdiğini anımsatan Ersoy, Türkiye'nin tüm bu baskılara karşı güvenli bir sığınak olarak öne çıktığını belirtti.
Ulaşım ağlarının genişliği, güçlü altyapı ve sunulan hizmet kalitesinin küresel rekabette belirleyici olduğunu kaydeden Ersoy, misafirlerin Türkiye'ye olan güvenini muhafaza etmenin temel politika olduğunu ifade etti.
yeni hedef uzak coğrafyalar: doğrudan uçuş ve yapay zekâ stratejisi

Mevcut ana pazarlardaki konumu korurken rotayı uzak pazarlara kırma hazırlığında olduklarını aktaran Bakan Ersoy; ABD, Kanada, Asya, Afrika ve Avustralya gibi yüksek potansiyele sahip ülkelere yönelik tanıtım atağı başlatacaklarını duyurdu.
Oluşan ilginin doğrudan rezervasyona dönüşmesi amacıyla hava yolu şirketleri ve tur operatörleriyle ortak çalışmalar yürütüleceğini belirten Ersoy, yeni doğrudan uçuş hatları açmayı ve mevcut seferlerdeki koltuk kapasitesini artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Bakanlık, tanıtım stratejilerini ve bütçe dağılımlarını optimize etmek için pazar eğilimlerini yapay zekâ destekli veri analiz araçlarıyla anlık olarak takip edecek.