UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip çini sanatçısı Hamza Üstünkaya, vefatının birinci yıl dönümünde Kütahya'da düzenlenen programla anıldı. Geçen yıl 79 yaşında hayatını kaybeden Kütahya çini sanatının önemli temsilcilerinden Üstünkaya için Ulu Cami’de mevlit okutuldu.
Sanatçının ailesi ve sevenlerinin bir araya geldiği programda, İl Müftü Yardımcısı Kemal Bal tarafından dua edildi. Etkinliğe Kütahya Valisi Musa Işın, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, çini sanatçıları, merhumun yakınları ve vatandaşlar katıldı.
Mevlit programında konuşan merhum sanatçının kızı Gülseren Öztuğcu Üstünkaya, babasının vefatının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen acısının taze olduğunu belirterek şunları söyledi:“Vallahi bugün birinci yıl oldu ama nasıl oldu ben de anlayamadım. Onun yokluğunu çok büyük, her yönden hissediyoruz. Allah yattığı yeri, mekânını cennet eylesin. Öğrencilerine, bizlere bıraktığı miras için Allah onun günahlarını affeylesin. Rabbim, onu cennet makamıyla şereflendirsin inşallah”Babasının yalnızca ailesine değil, sanat dünyasına da önemli bir miras bıraktığını dile getiren Üstünkaya, anma programında kendilerini yalnız bırakmayan protokole ve katılımcılara teşekkür etti.
DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Hamza Üstünkaya’nın yalnızca geleneksel çini sanatını sürdüren bir usta olmadığını, kendine has desenleri ve fırınlama yöntemleriyle farklı bir ekol oluşturduğunu ifade etti. Kızıltoprak, sanatçının uluslararası alandaki katkılarını şu sözlerle aktardı:“Kütahya çini ekolüne kazandırdığı değerler var. Kendine özgün teknikleri, desenleri, boyama sistemi ve fırınlama sistemi var. Dolayısıyla o büyük bir ustaydı. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi, çok sayıda eser verdi. Adı unutulmayacak. Gençlerimize, genç sanatkârlarımıza ilham olmaya devam edecek”
Merhum sanatçının kişiliğiyle de çevresinde iz bıraktığını belirten Prof. Dr. Kızıltoprak, onun mütevazı tavrını ve hoş sohbetlerini unutmadıklarını dile getirerek şu ifadeleri kullandı:“Kütahya çini ekolünü, İznik çini ekolü karşısında tekrar ayağa kaldıran, dünyaya tanıtan müstesna bir sanatçıydı. Eserleriyle, mütevazı kişiliğiyle, hoş sohbetleriyle, şiirleriyle ve ölümsüz çini sanatı eserleriyle hep hatıralarımızda kalacak. Çok güzel bir dost bu dünyadan göçtü gitti ama çok hoş sadalar, çok sayıda eser bıraktı. Ona müteşekkiriz. Her zaman arkasından rahmetle ve minnetle anıyoruz”
Hamza Üstünkaya’nın sanat hayatındaki en önemli çalışmalarından birinin 120 santimetre çapındaki çini tabak olduğunu hatırlatan Kızıltoprak, daha önce üretilen tabakların 102 santimetre çapında olduğunu belirtti. DPÜ bünyesindeki atölyede gerçekleştirilen zorlu hazırlık sürecine tanıklık ettiğini anlatan Kızıltoprak, süreci şöyle özetledi:“Çapı 120 santimetre olan dünyanın en büyük çini tabağını yaptı. Ondan önce yapılan tabaklar 102 santimetreydi. Bunu adeta kendi rekorunu kırarak gerçekleştirdi. Bu çini tabağı yaparken çok meşgul oldu. Ben de yanındaydım. Üniversitemizdeki atölyesinde Gülseren Hanım ve yetiştirdiği diğer öğrencilerle birlikte hazırlığını yaptı. Bütün desenleri çizen, onları fırınlayan ve sırlayan kendisiydi”
Rektör Kızıltoprak, Üstünkaya’nın kendi rekorunu kırarak hazırladığı 120 santimetre çapındaki özel eserini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye ettiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kütahya ziyareti sırasında Kütahya Porselen fabrikasının açılışında gerçekleştirilen takdimde kendisinin de bulunduğunu belirten Kızıltoprak, eserin ulaştırılmasının sanatçıyı oldukça mutlu ettiğini söyledi.Üniversite olarak merhum sanatçının hatırasını yaşatmaya yönelik etkinliklere katılmayı sürdüreceklerini vurgulayan Kızıltoprak, Üstünkaya’nın yetiştirdiği öğrencilerin ve bıraktığı eserlerin onun adını gelecek kuşaklara taşıyacağını sözlerine ekledi.