Televizyon programcısı ve sunucu Ceyda Düvenci, kendi sunduğu programda özel yaşamına ve içsel sorgulamalarına dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaşamında derin izler bırakan ve çok sevdiği kişilerin cenaze törenlerine katılamadığını belirten Düvenci, bu davranış kalıbının ardında yatan psikolojik dinamikleri ve yüzleşme korkusunu uzun süredir anlamlandırmaya çalıştığını ifade etti.
Cenaze törenlerinden uzak durma refleksinin usta tiyatrocu Selim Naşit’in vefatıyla başladığını aktaran ünlü sunucu, o dönemde kayıp ve yas gerçeğini kabullenmekte büyük bir direnç yaşadığını belirtti. Düvenci, hissettiği duygusal süreci "Cenazesine gidersem net olarak öldüğünü göreceğim. Bu bana iyi gelmiyor. Cenazesine gitmezsem ölmüş gibi gelmeyecek" sözleriyle özetledi.
Düvenci’nin sevdiklerinin kaybıyla yüzleşme yöntemine dair yaptığı samimi açıklamalar, sosyal medya platformlarında geniş bir etkileşim yarattı. Takipçilerinden bir kısmı ünlü sunucunun hissettiği derin acıyı ve kaçınma duygusunu anlayışla karşılayıp destek mesajları paylaşırken, bir kısım kullanıcı ise cenaze merasimlerinin geride kalanlar için taşıdığı manevi sorumluluk ve yüzleşme boyutuna vurgu yaptı.