Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen Kongre ara seçimlerinde Demokrat Parti'nin elde ettiği kazanımlar ve Cumhuriyetçilerin yaşadığı gerileme, İsrail kamuoyunda ve basınında derin bir endişeyle karşılandı.
İsrail'in önde gelen medya organları, sandıktan çıkan sonuçları hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Tel Aviv yönetimi açısından "ağır bir darbe" olarak nitelendirdi. Ülke basınında yer alan analizlerde, Kongre'deki güç dengesinin el değiştirmesinin ardından Washington ile Tel Aviv arasındaki diplomatik ve askeri ilişkilerin ciddi sınavlarla karşılaşacağı ifade edildi.
Maariv gazetesi, seçim sonuçlarının Demokrat Parti içerisindeki dengeleri değiştirdiğine işaret ederek, özellikle Gazze politikalarını eleştiren ve İsrail'e sağlanan ABD askeri yardımlarının kesilmesini savunan ilerici kanadın Kongrede güç kazandığını aktardı.
Haberde, Maine eyaletinde Demokrat aday Troy Jackson'ın, 1997 yılından bu yana görevde bulunan ve İsrail'e verdiği güçlü destekle tanınan Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins'i mağlup etmesi örnek gösterildi. Yedioth Ahronoth gazetesi ise gelişmeyi "mavi tsunami" başlığıyla duyurarak, seçimlerin Trump yönetimini yasama alanında "topal ördek" konumuna ittiğini ve iki yıllık görev süresinde Beyaz Saray'ın karar alma yetkisini daraltacağını yazdı.
Silah sevkiyatları ve askeri bütçe komite denetimine girecek
ABD Anayasası ve yürürlükteki Silah İhracatı Kontrol Yasası (AECA) uyarınca, yabancı ülkelere yönelik tüm büyük çaplı savunma sanayisi ve mühimmat satışları, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ile Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin inceleme ve onay sürecine tabi tutuluyor. Komitelerin denetim gücünü elinde bulunduran partinin değişmesi, yürütmenin onayladığı acil silah paketlerinin dahi doğrudan bloke edilebilmesine veya insan hakları şartına bağlanabilmesine zemin hazırlıyor.
Israel Hayom ve Kanal 14 yayınlarında da benzer tehlikelere dikkat çekilerek; Dış İlişkiler, Savunma ve Bütçe komitelerinin kontrolünün muhalefet kanadına geçmesiyle Tel Aviv'e yönelik silah satışlarının kendi bütçesiyle karşılansa dahi sıkı bir denetime tabi kalacağı kaydedildi. Ayrıca Senatodaki dengelerin değişmesiyle Savunma ve Dışişleri bakanlıklarındaki üst düzey diplomatik atamaların engellenebileceği, Gazze ve Batı Şeria politikalarına yönelik Kongre merkezli geniş kapsamlı komisyon soruşturmalarının başlayabileceği belirtildi