Türkiye, Orta Doğu'daki gerilimin düşürülmesi ve stratejik deniz yollarındaki seyrüsefer serbestisinin korunmasına yönelik diplomatik temaslarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 Temmuz tarihinde göreve başlayan Yemen Dışişleri Bakanı Afrah Abdulaziz Al-Zuba ile İstanbul'da önemli bir görüşme gerçekleştiriyor.
Körfez bölgesindeki temaslarını tamamlayan Bakan Al-Zuba, ilk resmi ikili yurt dışı ziyaret durağı olarak Türkiye'yi seçti. İstanbul'daki görüşmede, Yemen krizinin yanı sıra Kızıldeniz ve çevresinde tırmanan tansiyonun kapsamlı şekilde ele alınması planlanıyor.
Ankara'dan Meşru Hükümete ve Toprak Bütünlüğüne Tam Destek
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre Bakan Fidan, görüşmede Türkiye'nin Yemen'in ulusal birliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği önemi bir kez daha vurgulayacak. Ankara'nın, uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen Meşru Hükümeti'nin yanında durmaya devam ettiği mesajı paylaşılacak.
Yıllardır devam eden insani ve siyasi krizin sonlandırılması için tek yolun siyasi diyalog olduğuna işaret edecek olan Fidan, kalıcı bir barış ve istikrar zeminine ulaşılmasının bölge dengeleri açısından taşıdığı önemi aktaracak.
Husilerin Saldırıları ve Bölgesel İstikrarsızlık Alarmı
Toplantının ana gündem maddelerinden birini Yemen içindeki ve çevresindeki askeri tırmanış oluşturuyor. Bakan Fidan'ın, Husiler tarafından sivillere ve sivil altyapılara düzenlenen saldırıların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini net bir dille ifade etmesi bekleniyor.
Söz konusu saldırıların mevcut krizi daha da karmaşık hale getirdiği ve istikrarsızlığı derinleştirdiği gerçeği masaya yatırılarak, bölgesel barışın önündeki engeller değerlendirilecek.
Babülmendep ve Hürmüz Boğazlarında Seyrüsefer Güvenliği Vurgusu
Görüşmenin bölgesel ve küresel ticareti doğrudan ilgilendiren ayağında ise Hürmüz ile Babülmendep boğazları yer alıyor. Deniz yollarının karşı karşıya kaldığı tehditlerin küresel tedarik zincirinde yarattığı aksamalar karşısında Ankara, deniz güvenliğinin vakit kaybetmeksizin yeniden tesis edilmesini savunuyor.
Bakan Fidan'ın mevkidaşına, stratejik su yollarında serbest geçiş hakkının ivedilikle garanti altına alınmasının zorunluluğunu ve Türkiye'nin bu yöndeki diplomatik girişimlerini kararlılıkla sürdüreceğini iletmesi öngörülüyor.