Afyonkarahisar'da sekiz kişiyi tabanca ve tüfekle öldürüp bir kişiyi yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan Arif Sefa Özdemir'in savcılıkta verdiği ifade gün yüzüne çıktı.
Zanlı Özdemir, adliyede verdiği ifadesinde olay sırasında alkollü olduğunu ve bilincinin yerinde olmadığını öne sürerek cinayetlerin başlangıcını borç kavgasına dayandırdı.
Noman Toprak ile aralarında alacak verecek meselesi olduğunu belirten zanlı, buluşma anını şu sözlerle aktardı:
"Bu kişilerin yanına giderken arabaya fişek aldım. Arabaya yaklaşık bir ay önce köylüm olan Mustafa A'dan aldığım ruhsatsız tüfeğimi de aldım. Bir yandan arabada alkol alıyordum. Petrolün yakınında bulunan tekel bayisinden sigara, alkol ve enerji içeceği aldım. Bu kişilerin yanına giderken alkol kullanmaya devam ettim. Yanlarına gittiğimde kardeşi Bekir, borcu nasıl ödeyeceğimi sordu. Kendisine bir ay önce banka havalesiyle 1000 avro attığımı ve 2 bin avro borcum kaldığını söyledim. Bekir ve Ahmet buna karşı çıkıp 'Bu şekilde ödeme olmaz' dedi. Bekir, 'Bununla ne konuşuyorsun? Babasının yanına gitsene' dedi. Bunun üzerine kendilerini öldürmeye karar verdim. Onları, tarla bahanesiyle ıssız bir alana götürmeye karar verdim."
Olay yerine vardıklarında aralarında yeniden tartışma çıktığını iddia eden Özdemir, "Cebimdeki üç fişeği tüfeğe bastım. Önce aracın şoför ve ön yolcu mahalline sürücü tarafından birer kez ateş ettim. Sonra arkadakine ateş ettim. Arkadaki kişinin ölmediğini ve elini cebine attığını fark edince silahı vardır düşüncesiyle aracın tarlaya bakan tarafına geçerek bir el daha ateş ettim." dedi.
Ceza hukuku mevzuatına ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 34. maddesine göre, iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında işlenen suçlarda faillerin cezai ehliyeti tam kabul ediliyor ve bu durum cezayı hafifletici bir sebep sayılmıyor. Kasten birden fazla kişiyi tasarlayarak öldürme suçu ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yaptırımıyla yargılanıyor.
Kaçış güzergahında araç gaspları ve peş peşe saldırılar
İlk cinayetlerin ardından ailesini aradığını aktaran şüpheli, "Yolda babamı arayarak 'Baba ben dayanamadım, sürekli küfür ettiler. Üçünü de öldürdüm' dedim. Babam teslim olmamı söyledi. Ben de kaçacağımı söyledim." ifadelerini kullandı.
Takip edilmemek için cep telefonunu attığını ve önünü kestiği araçtakileri hedef aldığını söyleyen Özdemir, kaçış serüvenini şöyle anlattı:
"Aracımla önlerini keserek durumu anlattım. Üç kişi öldürdüğümü söyledim. Araçlarını almak istedim. Ben transit içerisinden fişeklerin bulunduğu kovayı almak isterken yaşlı olan erkek kişi silahın ucunu tuttu. Karısı da silahı tutmaya yeltenince geriye kaçarak birer el ateş ederek bu kişileri öldürdüm ve onların aracına binerek kaçtım. Yolda önüme bir araç çıktı, karşıdan gelen aracın çamurluğuna sürttüm. Karşı karşıya geldik. Araçtaki kişi koltukta bulunan silahı görüp polisi arayacağını söyleyince bir el ateş ettim ve bu kişiyi de öldürdüm. 10 dakika kadar sonra yolda bir tırla karşılaştık. Tırı sollamak isterken sürücünün beni fark etmemesi nedeniyle şarampole yuvarlanacakken tırın önüne geçtim. Frene basarak geri geçtim. Sonra tekrar önlerine geçerek aracımı tırın 300 metre kadar önüne park ederek üç el ya da daha fazla ateş ettim. Çünkü alkollü ve sinirliydim. Sonra yoluma devam ettim. Eskişehir istikametine gidecekken yanlış yola girdiğimi fark edince Kütahya'ya gitmeye karar verdim ve Afyonkarahisar'a doğru geldim."
Kütahya yolunda kadın bir sürücüyü vurduğunu itiraf eden Özdemir, "İlk başta bir şey yapmayacaktım. Ancak sonra arabayı değiştirmeye karar verdim. Kadın bir sürücü olması nedeniyle ilk başta silahsız indim ve kendisinden aracı vermesini istedim. Eline telefon alarak video kaydı yaptığını görünce tüfeği alarak bir el de ona ateş ettim. O araçla Kütahya yoluna devam ettim." şeklinde konuştu.
Kendisini asker olarak tanıttı ve muhtardan silah istedi
Kaçışı sırasında başka araçların da önünü kestiğini ve bir araca daha ateş açtığını belirten sanık, yeni bir silah arayışına girdiğini kaydetti:
"Yolda bir aracı gördüm. Araç içerisindeki gençlere doğru yaklaştım. 'Gençler alkol mü içiyorsunuz' dedim. Onlar da 'hayır komutanım' dediler. Beni asker sanmaları hoşuma gitti, düzeltmedim. 'Biz burada birini arıyoruz' dedim, sıkıntılı bir araç olduğunu ve aracı teslim etmelerini söyledim. Aracı çalıştıramadım. Araç sahibi bana tarif ettikten sonra aracı alarak gittim."
Köye giderek muhtara "Hakkında şikayet var. Ben Ankara'dan geliyorum." diyerek silahını istediğini, muhtar vermeyince uzaklaştığını anlatan şüpheli, ifadesini şu sözlerle tamamladı:
"Alkolün verdiği cesaretle bu eylemleri gerçekleştirdim. Çok pişmanım. Öldürdüğüm ilk üç kişi haricinde diğerleriyle bir husumetim yoktu. Kendimi kaybettim, ne yaptığımı bilmiyordum. Jandarma ekiplerine ateş etmedim. Jandarmanın nasıl yaralandığını bilmiyorum. Onları yaraladığımı kabul etmiyorum."