Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), sadece çevre politikalarına değil, taşıdığı mekânsal kimlikle kültürel ve insani mesajlara da sahne olacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 1 milyon 100 bin metrekarelik devasa alanda yürütülen hazırlıklar tamamlanma aşamasına gelirken; toplantı ve genel kurul salonlarının isimleri Anadolu coğrafyası, köklü Türk-İslam medeniyeti ve uluslararası vicdan temaları ekseninde belirlendi.
9-20 Kasım tarihlerinde 100 bine yakın resmi delege ile 1,5 milyon ziyaretçiyi buluşturacak zirvede, resmi müzakerelerin yürütüleceği Mavi Bölge'nin ana omurgasını "Anadolu" oluştururken, halka açık etkinliklerin merkezi olan Yeşil Bölge'deki en büyük salon "Gazze" adıyla tarihe geçecek.
Mavi Bölge'de Diplomasiye Anadolu ve Gönül Sultanları Eşlik Edecek

Yalnızca akredite diplomatlar ile heyetlerin erişimine açık olan 527 bin metrekarelik Mavi Bölge, uluslararası müzakerelerin ve 11-12 Kasım tarihlerindeki Liderler Zirvesi’nin adresi olacak. Hükümet temsilcilerinin kritik kararlara imza atacağı 1.794 kişilik en büyük genel kurul salonuna Anadolu ismi verilirken, 828 delege kapasiteli ikinci ana salon ise Akdeniz adını taşıyacak.
Küresel basının anlık gelişmeleri dünyaya duyuracağı basın merkezleri, tasavvuf ve barış felsefesinin iki kurucu figürü olan Mevlana ve Yunus Emre adlarıyla donatıldı. Bölgedeki komite ve müzakere odaları ise Göbeklitepe’den Topkapı’ya, Sümela’dan Zeugma’ya, Çatalhöyük’ten Selimiye’ye kadar Anadolu’nun binlerce yıllık arkeolojik ve mimari zenginliğini temsil eden duraklarla adlandırıldı. Piri Reis, Mimar Sinan ve Sezai Karakoç gibi ilim, sanat ve fikir insanlarının isimleri de diplomasi koridorlarında yerini aldı.
Yeşil Bölge'nin Kalbinde Vicdan ve Ortak Sorumluluk: Gazze Salonu
Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel sektör temsilcileri, gençler ve çocukların farkındalık faaliyetlerinde buluşacağı 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge’de ise dayanışma ve insani değerler ön plana çıkıyor. Bu alanın en yüksek kapasiteli noktası olan 5 bin kişilik ana buluşma merkezine Gazze Salonu adı verildi.
Söz konusu adlandırma, Türkiye'nin uluslararası platformlarda sürekli dile getirdiği barış arayışını ve insani sorumluluk vurgusunu doğrudan dünya kamuoyunun gündemine taşıyor. Gazze halkının yaşadığı trajediye yönelik küresel vicdan çağrısı, COP31 süresince düzenlenecek paneller, sergiler ve sivil toplum etkinlikleri vesilesiyle sembolik bir mekânsal boyuta kavuşacak.
Bilim ve Düşünce Dünyasının Öncüleri Bir Araya Geliyor

Yeşil Bölge'deki diğer çalışma alanları ve etkinlik salonları, Doğu ile Batı arasında köprü kurmuş bilim insanları, düşünürler ve Türkiye'nin aydınlanma sürecine katkı sunmuş figürlerle anılacak:
Tıbbın kurucularından İbn-i Sina ve felsefenin kilometre taşı Farabi,
DNA onarımı alanındaki keşifleriyle Nobel ödülü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar,
Anadolu irfanının temel direkleri Hacı Bektaş Veli ve Ahmet Yesevi,
Türk düşünce ve bağımsızlık ruhunun simgesi Mehmet Akif Ersoy,
Cumhuriyet döneminin öncü sosyolog ve tarihçisi Prof. Dr. Afet İnan,
Edebiyat tarihinin ilk kadın romancılarından Fatma Aliye,
Bilim tarihinin dev ismi Biruni ile Türk müzeciliğinin kurucusu Osman Hamdi Bey.
Bu kurguyla COP31 alanı, bir iklim diplomasisi merkezi olmanın ötesine geçerek; doğayı koruma bilincini kültürel derinlik, tarihsel birikim ve evrensel adalet arayışıyla harmanlayan küresel bir platform kimliği kazanıyor.
Kutu Bilgi: Küresel Vicdana Çağrı
Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu başta olmak üzere tüm diplomatik zeminlerde Gazze’deki insanlık krizine dikkat çekmeyi sürdürüyor. Çocuk amputasyon oranlarının ulaştığı vahim boyutları ve sivil yerleşimlere yönelik yıkımı her fırsatta uluslararası toplumun önüne koyan Türkiye; iklim krizinin konuşulduğu Antalya'daki küresel zirvede de Gazze ismini yaşatarak, barış ve insan onurunun korunması yönündeki kararlı tutumunu bir kez daha ortaya koyuyor.