Yeni Birlik Gündem Arif Ahmet Denizolgun'un davasında yalan tanıklık cezası: doktor ilk celsede tahliye edildi

Arif Ahmet Denizolgun'un davasında yalan tanıklık cezası: doktor ilk celsede tahliye edildi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, çelişkili ifadeleriyle dikkat çeken doktor Nurettin Demirkol hakkında karar çıktı; sanık ilk duruşmada 2,5 yıl hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında Beykoz’daki çiftliğinde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen cinayet soruşturmasında önemli bir yargı kararına imza atıldı. Dosya kapsamında "yalan tanıklık" suçlamasıyla yargılanan ve hakkında 4 yıla kadar hapis cezası talep edilen doktor Nurettin Demirkol, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

Savunma makamının duruşmanın basına kapalı yapılması yönündeki talebini reddeden mahkeme heyeti, ilk celsede hükmünü açıkladı. Mahkeme, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu sabit görülen Demirkol’u 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti ve sanığın tutukluluk süresini dikkate alarak tahliyesine karar verdi.

155 Kayıtları Savunmayı Çürüttü

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları ile olay anındaki eylemleri arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi. Dahiliye uzmanı olan Demirkol, savcılıkta verdiği tanık ifadesinde Denizolgun’un özel hekimi olmadığını, çiftlikte maktulün bedeninde kan görmediğini ve vefatı şüpheli bulmadığını öne sürmüştü.

Buna karşın Riva Polis Merkezi Amirliği’nin çözdüğü 155 acil çağrı kayıtları, Demirkol’un bizzat emniyet güçlerini arayarak kendisini "ailenin hekimi" olarak tanıttığını ve adreste "şüpheli bir ölüm vakası" bulunduğunu bildirdiğini ortaya koydu. Olay yerine intikal eden polis ekipleri ile adli tıp uzmanlarının tutanakları da Demirkol’un savcılıktaki iddialarını geçersiz kıldı; incelemelerde maktulün yüzünde ve ağız bölgesinde kanama olduğu kayıtlara geçti.

HTS Sinyalleri Olay Yerindeki Çelişkileri Belgeledi

İddianamedeki teknik veriler, sanığın zamana ve mekâna dair savunmalarını da sarstı. Olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğunu iddia eden sanığın cep telefonunun bu bölgeden herhangi bir baz sinyali vermediği tespit edildi. Çiftliğe ulaştığı saat ile polise ihbarda bulunduğu saat arasındaki tutarsızlıklar ve hastaneyle yapılan ardışık görüşme trafiği de dosyanın kritik delilleri arasında yer aldı.

Ayrıca Demirkol’un çiftlikte sadece iki kişinin bulunduğu yönündeki ifadesine karşılık; HTS verileri, Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş’in de adreste bulunduğunu netleştirdi. İddianamede, sanığın cinayet soruşturmasındaki yeminli ifadesinde kasten gerçeğe aykırı anlatımlara başvurduğu, savunmalarının ise cezadan kurtulmaya yönelik soyut iddialardan ibaret olduğu vurgulandı. Mahkemenin verdiği 2,5 yıllık hapis ve tahliye kararıyla birlikte, soruşturmanın seyrini etkileyen yalan beyan süreci yargı kararına bağlanmış oldu.