Yeni Birlik Gündem AYM'nin süresiz nafaka düzenlemesinin iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'de

AYM'nin süresiz nafaka düzenlemesinin iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'de

Anayasa Mahkemesi, kamuoyunda uzun süredir tartışılan "süresiz nafaka" uygulamasını iptal eden kararının gerekçesini Resmi Gazete'de yayımlayarak, adil bir hukuki zemin kurulması için yasa koyucuya 9 aylık süre tanıdı.

Milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren "süresiz nafaka" uygulamasında yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Anayasa Mahkemesi (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve boşanılan eşe ömür boyu nafaka ödenmesini öngören düzenlemeyi iptal ettiği kararın gerekçesini Resmi Gazete’de yayımladı. Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine 4 Haziran'da alınan bu tarihi kararın resmileşmesiyle birlikte, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni bir yasal düzenleme yapması için tanınan 9 aylık geri sayım da başlamış oldu.

Ömür Boyu Ödeme Yükümlülüğüne 'Ölçüsüzlük' Vurgusu

Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, mevcut uygulamanın boşanma sonrası yoksulluğa düşen tarafı korurken, nafaka ödeyen taraf üzerinde süresiz ve orantısız bir mali yük yarattığına dikkat çekildi. Devletin, Anayasa'nın 5. ve 17. maddeleri gereğince her iki tarafın da haklarını koruma yükümlülüğü bulunduğu hatırlatılan kararda, taraflar arasındaki menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiği vurgulandı.

İptal edilen yasaya göre, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluktan kurtulması, haysiyetsiz bir yaşam sürmesi veya taraflardan birinin vefat etmesi gibi istisnai durumlar dışında, borçlunun ödeme yükümlülüğü hayatı boyunca devam ediyordu. AYM, bu durumun nafaka yükümlüsü üzerinde aşırı ve olağandışı bir külfet oluşturduğunu, kusursuz dahi olsa ömür boyu eski evliliğin mali sonuçlarına katlanmanın kişilerin psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğünü zedelediğini belirtti.

Mahkemelerin 'Zorunlu' Algısı Değişiyor

AYM'nin dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise yerel mahkemelerin mevcut kanunu yorumlama biçimi oldu. Yüksek Mahkeme daha önceki kararlarında "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun bulunmadığını" belirtmiş olsa da, yerleşik yargı içtihatlarında uygulamanın "emredici bir kural" olarak görüldüğü ifade edildi. Gerekçeli kararda, mevcut kanunun hakime nafaka süresini belirleme konusunda herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı ve somut olayın özelliklerini dikkate alma şansı vermediği tespiti yer aldı.

Ağır kusuru bulunmayan eşe boşanma sonrası belirli bir süre maddi destek sağlanmasının sosyal dayanışmanın bir gereği olduğu kabul edilmekle birlikte, bunun hiçbir ölçüt olmadan kategorik olarak "süresiz" hale getirilmesinin anayasal güvencelerle bağdaşmadığı ifade edildi.

Yeni Dönemde Nafakayı Hangi Kriterler Belirleyecek?

İptal kararının ardından gözler Meclis'in yapacağı yeni yasal düzenlemeye çevrildi. AYM'nin çizdiği çerçeveye göre, hazırlanacak yeni kanunda yoksulluk nafakasının süresi belirlenirken hakimlere geniş bir takdir yetkisi sunulması gerekiyor.

Yeni dönemde mahkemelerin nafaka kararı verirken şu unsurları dikkate alması öngörülüyor:

Evliliğin ne kadar sürdüğü,

Nafaka talep eden eşin yaşı ve sağlık durumu,

Tarafların eğitim seviyesi ve çalışma hayatına katılma potansiyeli,

Kendi imkanlarıyla ekonomik ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi.

Gerekçeli kararda ayrıca, bazı istisnai ve zorunlu durumlarda nafakanın ömür boyu bağlanabilmesine olanak tanıyacak kriterlerin de yeni yasada açık ve net bir biçimde sınırlarının çizilmesi gerektiği ifade edildi.