MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Eylül Türk Dil Bayramı kapsamında yayımladığı yazılı mesajda Türkçenin milli kimlik inşasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Dilin yalnızca basit bir iletişim aracı değil, toplumsal hafızanın ve müşterek şuurun ta kendisi olduğunu belirten Bahçeli, Türkçeye sahip çıkmanın tarihi ve ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Türkiye'nin Geleceği Türkçenin Kaderine Bağlı
Dilin bir milletin ruhunu, ahlakını ve yaşayış biçimini nesilden nesile aktaran vazgeçilmez bir köprü olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye'nin siyasi ve kültürel bekasının doğrudan Türkçenin varlığıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. MHP lideri, Türkçeyi geçmişin tecrübesi ile geleceğin vizyonu arasında kurulan en sarsılmaz bağ olarak nitelendirdi.
“Dilin Zayıflaması Milli Şuuru Zedeler”
Mesajında dilin yozlaşma tehlikesine karşı uyarılarda bulunan Bahçeli, Türkçenin başka diller karşısında güç kaybetmesinin sıradan bir dil bilimsel değişim olarak okunmaması gerektiğini vurguladı. Bahçeli, dilin zayıflamasının doğrudan kültürel aidiyeti ve milli şuuru hedef alacağına dikkat çekerek, toplumsal birliği sağlayan "biz" duygusunun ancak güçlü bir dille ayakta kalabileceğini belirtti.
Bin Yıllık Miras: Orhun'dan Günümüze
Türkçenin tarihsel yolculuğuna da değinen Bahçeli; Orhun Anıtları, Kaşgarlı Mahmut, Ahmet Yesevi, Karamanoğlu Mehmet Bey, Yunus Emre ve Ali Şir Nevai gibi Türk kültürünün temel taşlarını hatırlattı. Bu devasa mirasın, bin yıllık kardeşliğin ve ortak ülkülerin en güçlü bağlayıcısı olduğunu ifade eden Bahçeli, dili korumanın salt bir geçmiş sevdası değil, geleceği güvence altına alma hamlesi olduğunu dile getirdi.
Yabancı Kavramlara Karşı Ortak Mücadele
Yabancı kavram ve sözcüklerin Türkçeyi ölçüsüzce kuşatmasına karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğini belirten MHP lideri, çözümün Türkçenin kendi iç dinamiklerini ve zenginliğini ortaya çıkarmaktan geçtiğini söyledi. Türkçenin bilim, sanat ve düşünce dili olarak çağın ihtiyaçlarına yanıt verecek kapasitede olduğunu vurgulayan Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Türkçe, ecdadımızdan bizlere bırakılmış kutlu bir emanettir. Onu sevmek, korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara bütün zenginliğiyle aktarmak millî bir görevdir. Bilimde, sanatta, edebiyatta ve hayatın her alanında daha da güçlenmesini diliyor, 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum."