Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde yürütülen küresel iklim diplomasisinin en kritik ayaklarından biri New York’ta gerçekleşti. BM 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York İklim Haftası kapsamında düzenlenen üst düzey etkinlikte küresel kamuoyuna COP31 Eylem Gündemi’ni ilan etti. UNFCCC üyesi ülkelerin temsilcilerine hitap eden Kurum, Antalya’da gerçekleşecek zirvenin sadece yeni sözlerin verildiği değil, mevcut taahhütlerin sahada somut sonuçlara dönüştürüldüğü bir "Uygulama COP’u" olacağını vurguladı.
"Diyalogla ilerleyelim, uzlaşıyla güçlenelim, eylemle sonuç alalım" mottosuyla sunulan plan; 10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 stratejik girişim ve 13 destekleyici çıktı üzerine kurgulandı. Uluslararası finans kuruluşları ve 20’yi aşkın ülkenin bakan düzeyindeki katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Türkiye'nin iklim krizine karşı hazırladığı kapsayıcı yol haritası tam not aldı.

Küresel Emisyonu Azaltacak 2035 Hedefleri ve Somut Girişimler
COP31 Vizyonu, 2035 yılına kadar küresel ölçekte ölçülebilir ve radikal değişimleri hedefliyor. Açıklanan Eylem Gündemi kapsamındaki 6 ana hedef doğrultusunda; elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının %35’e çıkarılması, belediye atık artışının yarı yarıya düşürülmesi, binalarda enerji yoğunluğunun en az %25 azaltılması ve küresel döngüsel malzeme kullanımının %15’e yükseltilmesi öngörülüyor. Bu kritik adımların, 2035’e kadar küresel karbondioksit emisyonlarında 8,5 ila 10 gigaton arasında devasa bir azaltım potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.
Hedeflerin yanı sıra sahaya doğrudan etki edecek 11 küresel girişim de kamuoyuyla paylaşıldı:
COP31 Küresel Elektrifikasyon Girişimi: Enerjide dönüşümü dünya genelinde hızlandırmayı amaçlıyor.
Antalya Yeşil Sanayileşme Mutabakatı: Sanayi sektörünün karbonsuzlaşma süreçlerine yatırım ve uygulama desteği sağlayacak.
SURFF ve Binalar Mutabakatı: Kentsel iklim taahhütlerini yatırıma hazır projelere dönüştürürken, enerji verimli yapılaşmayı teşvik edecek.
2026 Antalya Yapay Zeka Taahhüdü: Temiz teknolojilerde yapay zekanın sorumlu ve etkin kullanımına öncülük edecek.
Sıfır Atık ve Metan Üst Düzey Diyaloğu: Atık yönetimi ve metan salımını azaltma hususundaki küresel engelleri kaldıracak.

En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Köprü Rolü: LDC-GIF Mekanizması
Türkiye’nin COP31 sürecinde benimsediği adil ve kapsayıcı yaklaşımın en somut örneklerinden biri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile BM En Az Gelişmiş Ülkeler Teknoloji Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen "LDC-GIF Mekanizması" oldu. Yeni bir finansal yük oluşturmak yerine mevcut kaynakları doğru noktaya yönlendirmeyi hedefleyen bu yapıyla, en az gelişmiş ülkelerin sanayileşme ihtiyaçları; teknik altyapı, uygun teknoloji ve finansman imkanlarıyla buluşturulacak.
Süreç içerisinde ayrıca okyanusların korunmasına yönelik "Trabzon Eylem Çağrısı", iklim odaklı "Antarktika Mesajları Üst Düzey Diyaloğu" ve üç Rio Sözleşmesi arasındaki entegrasyonu güçlendirecek ortak diyalog mekanizmaları da devreye alınacak.

BM Yönetiminden Türkiye'nin Kararlılığına Övgü
Toplantıda söz alan uluslararası temsilciler, Türkiye'nin ortaya koyduğu somut icraat odaklı yaklaşımı takdirle karşıladı. BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, Türkiye'nin Brezilya'daki COP30 çalışmalarının üzerine koyarak ilerlediğini ve sanayi ile politika liderleri için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart ise Paris Anlaşması’nın ikinci 10 yılında en çok ihtiyaç duyulan şeyin sonuç üretme ölçeği olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin gösterdiği kararlılığın küresel iklim mücadelesi adına kritik bir ivme yarattığını dile getirdi.