Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde diplomatik temaslar hız kazandı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kritik kararların altyapısının oluşturulduğu Pre-COP Zirvesi kapsamında Pasifik ada ülkesi Fiji’de temaslarda bulundu. Küresel ısınmanın en ağır faturasını ödeyen bölge ülkelerinin temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündemi’nin detaylarını uluslararası kamuoyuyla paylaştı.
Pre-COP Paydaş Toplantısı'na UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell'in yanı sıra Avustralya, Azerbaycan ve Fiji'den üst düzey iklim ve çevre bakanları katılım sağladı. Toplantıda, iklim kriziyle mücadelenin artık taahhüt aşamasından çıkarak acil eylem planlarına dönüşmesi gerektiği vurgulandı.

Pasifik'in yükselen feryadına sessiz kalmıyoruz
Konuşmasında, deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle haritadan silinme tehlikesi yaşayan Pasifik adalarının durumuna dikkat çeken Bakan Murat Kurum, dünyanın bu krize göz yumamayacağını ifade etti. İkinci 10 yıllık süreçte kaybedilecek zaman kalmadığının altını çizen Kurum, bölge halklarının kendi vatanlarını terk etmek zorunda kalma ihtimalinin artık masada olduğunu hatırlattı. Kurum, "Tuvalu'nun, Fiji’nin ve tüm Pasifik bölgesinin sesini çok net duyuyoruz. Bu haklı mücadeleyi sonuna kadar destekleyeceğimizi COP31 Başkanlığı adına buradan ilan ediyorum" ifadelerini kullandı.
Hedefler eyleme, eylemler somut sonuçlara dönüşecek
COP31'i salt bir etkinlikler silsilesi değil, bir "Uygulama Konferansı" olarak kurguladıklarını belirten Bakan Kurum, ülkelerin ihtiyaçlarını dinleyerek uzlaşıya dayalı bir model geliştirdiklerini söyledi. Artık sadece konuşma vaktinin bittiğini belirten Kurum, "COP31 Eylem Gündemi’ni 10 öncelikli tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı etrafında şekillendirdik. Hedefimiz, masadaki planları sahada somut sonuçlar üreten bütüncül bir mimariyle hayata geçirmektir" dedi.
New York'taki resmi duyurunun ardından uluslararası finans kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve devletlerden güçlü destek aldıklarını aktaran Kurum, küresel beklentinin taahhütlerin nasıl uygulanacağına odaklanmak yönünde olduğunu vurguladı.
Küresel dönüşüm için 10 tema ve 2035 vizyonu
COP31 Eylem Gündemi'nin belkemiğini oluşturan stratejik başlıkları katılımcılarla paylaşan Kurum, enerjiden sanayiye, okyanuslardan gıdaya kadar uzanan 10 farklı temayı birbiriyle entegre bir yapıda ele aldıklarını dile getirdi. Uygulamaya hız kazandırmak adına 2035 yılına kadar ulaşılması planlanan 6 temel küresel hedef belirlendi.

Bu kapsamda, elektrik enerjisinin nihai tüketimdeki payının yüzde 35'e çıkarılması, belediye atıklarındaki artışın en az yarı yarıya düşürülmesi ve binalardaki enerji yoğunluğunun yüzde 25 oranında azaltılması hedefleniyor. Ayrıca küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15 bandına taşınması planlar arasında yer alıyor. Kurum, "Bridge 2035" olarak adlandırdıkları Uygulama Köprüsü mekanizmasıyla bu hedeflerin güvence altına alınacağını belirterek, "Diyalogla ilerleyip uzlaşıyla güçlenmeli ve en nihayetinde eylemle sonuç almalıyız" çağrısında bulundu.

İklim diplomasisi hız kesmiyor
Zirve kapsamındaki ikili görüşmelerine de ara vermeden devam eden Bakan Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya gelerek Antalya sürecindeki ortak stratejileri değerlendirdi. Kurum, Avustralya'nın kapsayıcı yaklaşımının COP31 müzakerelerine önemli katkılar sunacağını ifade etti. Ardından Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı Devlet Sekreteri Jochen Flasbarth ile görüşen Kurum; enerji verimliliği, yeşil sanayileşme ve döngüsel ekonomi başlıklarında iki ülke arasındaki iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı.